Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/4684 E. 2026/2562 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4684
Karar No
2026/2562
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/45 E., 2024/68 K.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacı ... ...inş. Otom. Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. ...Mahallesi çalışma alanında 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun’un (7143 sayılı Kanun) geçici 1. maddesi uyarınca 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun Ek-4. maddesi hükümlerine göre yapılan kullanım kadastrosu sırasında, 87 64... parsel sayılı 1.648,63 m² yüzölçümündeki taşınmaz kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "7143 sayılı Kanun’un geçici 1. maddesi hükümlerine tabi tutulduğu ve taşınmaz üzerindeki 2 adet 1 katlı betonarme yapı ve arsasının ... Belediye Başkanlığının kullanımında bulunduğu" şerhi yazılarak arsa vasfıyla ... adına tespit edilmiştir. 2. Davacı ... ...Otom. Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili dava dilekçesi ve yargılama sırasındaki beyanlarında; 87 64... parsel sayılı taşınmazın müvekkili olan şirketin fiili kullanımında bulunduğunu ileri sürerek, beyanlar hanesine müvekkili şirketin kullanıcı olduğunun yazılmasını talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın yıllardır müvekkili olan Belediyenin asli zilyetliğinde olduğunu, davacı şirketin Belediyenin kiracısı olup fer'i zilyet olduğunu, davacının kiracı olduğu hususunun Sultanbeyli Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/1084 Esas ve 2007/694 Karar sayılı kararından açıkça anlaşıldığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 18.12.2019 tarihli ve 2019/292 Esas, 2019/391 Karar sayılı kararı ile davanın reddine, 87 64... parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 18.12.2019 tarihli kararına karşı davacı şirket vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 12.04.2021 tarihli kararı ile davacı şirket vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 12.04.2021 tarihli kararının davacı şirket vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 20.04.2022 tarihli ve 2021/5821 Esas, 2022/3803 Karar sayılı ilamıyla "...dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinden; 1997 yılında ... tarafından akaryakıt istasyonu olarak kullanılmak üzere ... ve ...’a boş arsanın kiralandığı, davacının sunduğu tapu senedine göre dava konusu taşınmazın evveliyatı olan 1415 parsel sayılı taşınmazın 12/3720 hissesinin ... İnşaat Nakliye Turizm Tic. Ltd. Şti tarafından 27.04.2001 tarihinde davacı şirkete kayden satış yoluyla intikal ettiği, Sultanbeyli Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/1084 Esas ve 2007/694 Karar sayılı dosyasında, ... tarafından ...ve bu dosyanın davacısı olan şirkete karşı akaryakıt istasyonunun kiralanmasına ilişkin olarak kira bedelinin ödenmemesi nedeniyle alacak davası açıldığı, yargılama sırasında taraflar arasında yapılan protokolle akaryakıt istasyonu olarak kullanılmak üzere ...'a ihale edilen yerin aynı şartlar mukabilinde yap-işlet-devret modeliyle ... ...Otom. Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından kullanılmasını tarafların kabul ettiği, taraflar arasındaki kira başlangıç tarihinin 26.09.2002 olarak tespit edildiği, aylık kira bedelinin belirlendiği ve kalan borcun da ....Şti. tarafından taksitler halinde ödeneceğinin kararlaştırıldığı ve mahkemece bu sulh protokolünün aynen tasdikine karar verildiği, verilen kararın taraflara tebliğ edildiği, bu tarihten sonra da davacı şirket tarafından Belediyeye kira ödemesi yapıldığının anlaşıldığı, Mahkemece öncelikle, dava konusu taşınmaz başında keşif yapılarak taşınmazın taraflar arasındaki anlaşmaya konu yer olup olmadığının net şekilde belirlenmesi, eğer öyleyse dava konusu taşınmazın evveliyatı olan 1415 parsel sayılı taşınmazın oluşumundan itibaren maliklerini gösterir tapu kayıtları dosya içerisine getirtilip, tarafların tespit tarihi itibariyle tapu maliki olup olmadıkları ve ayrıca davacı şirket bayisi... ve ...ile davalı ... arasında sözleşmenin yapıldığı 1997 tarihinde Belediyenin tapu maliki olup olmadığının denetlenlenmesi, tapu maliki değilse taşınmazın kiralanmasına ilişkin sözleşmeyi hangi hakka dayalı olarak yaptığının sorulup, araştırılması, taraflar arasındaki anlaşmanın yap-işlet-devret modeliyle yapılmış olmasının uyuşmazlığa etkisinin de kararda tartışılması..." gereğine değinilerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...somut olayda davacı şirketin yap-işlet-devret modeli çerçevesinde yapılan 06.07.2007 tarihli protokol hükümlerine göre taşınmazda malik olmayıp kiracı olduğunu kabul ettiği, yine akit şartlarında kiracının arsa üzerine tesis edeceği akaryakıt istasyonunu sözleşmenin bitiminde Belediyeye teslim edeceğinin düzenlendiği, davacı vekili kira sözleşmesinin ve protokolün yıkım ve tahliye tehdidi altında yapıldığını ve yok hükmünde olduğunu iddia etmişse de tespit tarihine kadar 05.09.2007 tarihinde Mahkemece onaylanan sulhun irade bozukluğu nedeniyle iptalini ileri sürmediği, bu nedenlerle davacı şirketin taşınmazda kiracı sıfatıyla fer'i zilyet olduğunun kabulü gerekli olup asli zilyet olmayan davacının kullanıcı olarak tespit edilmesi mümkün olmadığından yapılan tespitte bir hata bulunmadığı, dava kullanım kadastro tespitine itiraza ilişkin olup davacı şirket taşınmazdaki fiili kullanımını kiracı sıfatıyla sürdürdüğünden sırf kök 1415 parselde hissesinin bulunmasının kullanıcı olarak tespiti için yeterli olmadığı, fiili kullanımları bulunmadığı için adlarına kullanıcı tespiti yapılmayan tapu malikleri ile ilgili yürütülecek işlemlerin 7143 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesinin 3. fıkrasında açıklandığı..." gerekçesiyle davanın reddine ve dava konusu 87 64... parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... ...Otom. Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçisinde; keşif mahallinde dinlenen mahalli bilirkişiler, tespit bilirkişisi ve tanık beyanları ile bilirkişi heyet raporuna göre müvekkili olan davacı şirketin muhdesat şartlarını sağladığı ve dava konusu taşınmazda asli zilyet olduğu sabit olup, dava konusu taşınmazı ve üzerindeki betonarme yapıları malik sıfatıyla tapuya ve zilyetliğine dayanarak 20 yılı aşkın süredir kullanımında bulunduran müvekkili şirketin kullanıcı olarak tespit edilmesi ve tapuya şerh edilmesi gerekirken, Mahkemece, bozma ilamı ile bozma ilamının dışında kalan hususlar müvekkil lehine kazanılmış usuli müktesep hak oluşturmasına rağmen, celbedilen kayıtlar hiç dikkkate alınmadan, önceki kararı tekrarlarcasına davanın reddine dair verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, 7143 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesi uyarınca yapılan kullanım kadastrosu gereğince dava konusu taşınmazda davacının kullanım hakkının bulunup bulunmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... ...Otom. Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 15.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/4684, K. 2026/2562, T. 15.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-4684-e-2026-2562-k-b8fb72c12ad7