Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/5851 E. 2026/2504 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5851
Karar No
2026/2504
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/70 E., 2024/1300 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2019/108 E., 2021/99 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar ... ve arkadaşları vekili, ... ve arkadaşları vekili ve davacı/davalı ...... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kullanım kadastrosu sırasında, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 6 22... , 6 35... , 2 ve 3 parsel sayılı 8.932,73 m², 1.970,91 m², 298,08 m², ve 117,48 m² yüzölçümlü taşınmazların kadastro tutanaklarının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve kullanıcısız olarak; 6 22... ve 3 parsel sayılı 924, 15... .253,30 m² yüzölçümlü taşınmazlar ise kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Kanun’un 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve sırasıyla 19 81... tarihinden itibaren ...in fiili kullanımlarında bulunduğu ve taşınmazların içerisinde 19 81... yılında yaptırılmış olan betonarme evlerinde anılan kişiye ait olduğu şerhi yazılarak Hazine adına komisyon kararıyla tespit edilmişlerdir. 2. Davacılar ... ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde; 6 22... , 2 ve 3, 6 35... , 2 ve 3 parsel sayılı taşınmazların müşterek muristen intikal ettiği ve tüm mirasçıların hak sahibi olduğunu ileri sürerek, taşınmazların tereke adına kullanıcı şerhi verilmesini talep etmiştir. 3. Davacılar ... ve arkadaşları dava dilekçesinde; 6 22... , 2, 3, ve 6 35... , 2, 3 parsel sayılı taşınmazların irsen intikal suretiyle kullanımlarından bulunduğunu ileri sürerek, taşınmazın adlarına şerh verilmesini talep etmiştir. 4. Davacı/davalı ... vekili dava dilekçesinde; 6 22... , 6 35... ve 2 parsel sayılı taşınmazların kendi fiili kullanımında bulunduğunu ileri sürerek, taşınmazlarda müvekkili adına şerh verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahallinde yapılan keşif, mahalli ve tespit bilirkişisi ile tanık beyanları, hava fotoğrafları ve teknik bilirkişi raporlarının birlikte değerlendirilmesinde; dava konusu taşınmazların bir kısmında ekonomik amaca uygun kullanımın ve fiili zilyetliğin davacılar lehine ispat edilemediği, ceviz fidanlarının kadastro tespitinden sonra dikildiği ve kullanım iddialarının somut delillerle doğrulanamadığı, dayanak tapu kaydı ile satış senedinin taşınmazlara uygulanabilir nitelikte bulunmadığı, buna karşılık bazı parseller yönünden fiili kullanımın davacı/davalı lehine gerçekleştiği gerekçesiyle anlaşılmakla davanın reddine ve taşınmazların kadastro tespitindeki nitelikleriyle tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar ... ve arkadaşları vekili, ... ve arkadaşları vekili ve davacı/davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davacılar ... ve arkadaşları vekili, ... ve arkadaşları vekili ve davacı/davalı ... vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacılar ... ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde; 6 22... , 2, 3 ve 6 35... , 2, 3 parsellerin muris ... Keleş ve mirasçıları tarafından uzun süredir kullanıldığını, bilirkişi raporlarının eksik ve hatalı olduğunu ve dosya kapsamındaki delillerin değerlendirilmediğini, İlk Derece Mahkemesince eksik inceleme ile karar verildiğini ve istinaf başvurusunun reddinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, tanık ve bilirkişi beyanlarıyla zilyetliğin ispatlandığı halde aksi yönde hüküm kurulduğunu, taşınmazlarda uzun yıllardır tarımsal faaliyet bulunmasına rağmen ekonomik kullanım bulunmadığı yönündeki kabulün hatalı olduğunu ve 6 22... ve 3 parsellerin davacı/davalı adına tespitinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Davacılar ... ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararının eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye dayandığını, taşınmazın hukuki niteliğinin ve kullanım durumunun yeterli araştırılmadığını, bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli olmadığını ve çelişkiler içerdiğini, delillerin birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmediğini, ayrıca usul ve kanuna aykırı şekilde karar verildiğini ileri sürülerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 3. Davacı/davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilin 6 22... ile 6 35... ve 2 parsel sayılı taşınmazları uzun yıllardır fiilen kullandığını, bu hususun keşif, bilirkişi raporu ve tanık beyanlarıyla sabit olduğunu, buna rağmen fiili kullanımın beyanlar hanesinde gösterilmediğini, bilirkişi değerlendirmelerinin hatalı ve çelişkili olduğunu, İlk Derece Mahkemesince eksik inceleme ile davanın reddedildiğini ve istinaf başvurusunun da usul ve kanuna aykırı şekilde reddedildiğini, ayrıca zilyetliğin korunmasına ilişkin taleplerin de hatalı biçimde reddedildiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların beyanlar hanesinde kullanıcı şerhinin kime ait olacağı, bu kapsamda fiili kullanımın ve ekonomik amaca uygun zilyetliğin denetlenebilir delillerle ispat edilip edilmediği ve buna göre istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin kararın usul ve kanuna uygun olup olmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar ... ve arkadaşları vekili, ... ve arkadaşları vekili ve davacı/davalı ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz edenlerden ayrı ayrı alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/5851, K. 2026/2504, T. 14.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-5851-e-2026-2504-k-910d0cb08030