Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2026/6075 E. 2026/8037 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/6075
- Karar No
- 2026/8037
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2026/577 Esas, 2026/683 Karar SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle; gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı İzmir 23. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.12.2025 tarihli ve 2025/212 Esas ve 2026/585 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 53, 58. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis ve 150.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, 17.02.2026 tarihli ve 2026/577 Esas, 2026/683 Karar sayılı kararı ile sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafinin Temyiz Sebepleri İkamet arama işleminin hukuka aykırı olmasının yanı sıra kolluk arama tutanağının gerçeği yansıtmadığına, telefon inceleme işleminin hukuka aykırı olduğuna, bu haliyle ele geçirilen delillerin hükme esas alınamayacağına, tanık beyanlarının çelişkili olduğuna, uyuşturucu madde ticareti suçuna ilişkin somut bir delil bulunmadığına kaldı ki ele geçirilen maddelerin kullanım sınırında olduğuna, suç vasfının hatalı tayin edildiğine, Mahkemesince verilen kararın bozularak şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca sanığın tahliyesine ve beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre; ...'ın ikametinde uyuşturucu madde satışı yaptığı yönünde istihbari bilgiler edinilmesi üzerine 04.02.2025 tarihinde kolluk görevlilerince sanığın ikamet adresi ve çevresinde fiziki takip işlemlerine başlanıldığı bir süre sonra ikametinden çıkan sanığın kullanıcı tanık ... ile buluştuğu devamında kullanıcı tanık ...'nin cebinden çıkarmış olduğu bir miktar parayı sanığa verdiği, sanığın ise kullanıcı tanığa bir cisim verdiğinin görülmesi üzerine sanığın yanından ayrılan kullanıcı tanığın durdurularak suç unsuru olup olmadığı sorulduğunda üzerinde bulunan alüminyum folyoya sarılı bir miktar eroin maddesini teslim ettiği, gecikmesinde sakınca bulunan hâl kapsamında Cumhuriyet savcısından alınan yazılı arama el koyma emrine istinaden sanığın yapılan üst aramasında 6 adet alüminyum folyaya sarılı bir miktar eroin maddesi, ikamet aramasında ise 2 adet alüminyum folyoya sarılı bir miktar eroin maddesi, rulo şeklinde kullanılmış vaziyetteki folyo kağıtları ile isimler ve isimler karşısında para yazılı olan not defteri ele geçirildiği olayda sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma ve sağlama suçunu işlediği iddiasına ilişkin olarak; Sanığın gözaltında ve tutuklulukta kaldığı sürelerin 5237 sayılı Kanun'un 63/1. maddesi uyarınca mahsup işlemlerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, hukuka uygun surette elde edilen ve eksiksiz incelenen delillerin suçun sübutunun tayinde yeterli olduğu, arama işleminin usul ve kanuna uygun olduğu, kimlik tespit tutanağı, sanığın ikametinde uyuşturucu madde satışı yapıldığına ilişkin kollukça edinilen istihbari bilgi ile uyumlu fiziki takip ve olay tutanağı içeriği, yakalama ve üst arama tutanakları, ikamet arama ve el koyma tutanağı, fotoğraf teşhis tutanağı, kriminal raporu, kullanıcı tanık ...'nin soruşturma aşamasında suça konu maddeleri para karşılığında sanıktan temin ettiğine ilişkin sıcağı sıcağına alınan beyanı ve usulüne uygun şekilde yapılan teşhiş işlemi, sanık ile kullanıcı tanık arasında gerçekleşen uyuşturucu madde alışverişine ilişkin mesaj kayıtları, sanığın üst aramasında ve ikametinde ele geçirilen uyuşturucu maddeler ile kullanıcı tanıktan ele geçirilen maddelerin aynı neviden oluşu, ele geçirilen maddelerin niteliği, satışa hazır vaziyette parçalı halde ele geçirilmesi, sanığın biyolojik örnekleri üzerinde uyuşturucu madde tespit edilmemesi ve uyuşturucu madde ticaretine ilişkin mesaj kayıtlarının mevcudiyeti ile kovuşturma aşamasında dinlenilen tutanak mümzilerin beyanları karşısında Mahkemenin, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığı şeklindeki kabulün, hukuka uygun olarak toplanan delillere dayanarak mahkumiyet hükmü kurulmasının isabetli olduğu, anlaşıldığından, sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda düzeltme nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik hükmün adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin kısımında Türk Ceza Kanunu'nun 52/4 maddesi gereğince sanığa verilen para cezasının miktarı ve sanığın ekonomik durumu dikkate alınarak aylık eşit taksitler halinde 20 eşit taksit halinde sanıktan tahsiline karar verildikten sonra taksitlerden birinin ödenmemesi halinde kalan taksitlerin tamamının sanıktan tahsil edileceğinin yanında ödenmeyen adli para cezasının hapse "çevrileceği" ihtarı yerine "çevrilebileceğine" karar verilerek 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 52/4-son maddesine aykırı davranılmasının hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş, bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. 3. Adli Emanetin 2025/6088 sırasında kayıtlı bulunan 1 adet alüminyum folyo rulosu ve muhtelif sayıda alüminyum folyo parçalarının ''5237 sayılı Kanun'un 54/1. maddesi uyarınca müsaderesi'' yerine ''imhasına'' karar verilmesi, hukuka aykırı görülmüş ise de bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
III. KARAR Gerekçe bölümünün (2) ve (3) numaralı paragrafında açıklanan nedenlerle sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, 17.02.2026 tarihli ve 2026/577 Esas, 2026/683 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2 maddesi gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği, İlk Derece Mahkemesi hükmünün taksitlendirilmesine ilişkin kısımından "hapse çevrilebileceği" ibaresi çıkartılarak yerine "hapis cezasına çevrileceği" ibaresinin eklenmesi, hükmün imhaya ilişkin kısmında Adli Emanetin 2025/6088 sırasında kayıtlı bulunan 1 adet alüminyum folyo rulosu ve muhtelif sayıda alüminyum folyo parçalarının ''imhasına'' ibaresinin çıkartılarak yerine ''5237 sayılı Kanun'un 54/1. maddesi uyarınca müsaderesine'' ibaresinin eklenmesi suretiyle hükümdeki hukuka aykırılıkların DÜZELTİLEREK Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 23. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.06.2026 tarihinde karar verildi.