Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2026/6721 E. 2026/8039 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2026/6721
Karar No
2026/8039
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2026/212 Esas, 2026/184 Karar SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle; gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.11.2025 tarihli ve 2025/298 Esas ve 2025/329 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 62, 53, 58, 63, 54/1 maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 83.300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 19.01.2026 tarihli ve 2026/212 Esas, 2026/184 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanığın Temyiz Sebepleri Atılı suçu ikrar etmesi nedeniyle hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, sanık ...'ın uyuşturucu madde ticareti yaptığı yönünde gelen ihbar üzerine 03.05.2025 tarihinde kolluk görevlilerince yapılan çalışmalarda sanığın idaresinde bulunan ... plaka sayılı araç ile içerisinde kullanıcı tanıklar .... ve ....'nın bulunduğu ... plaka sayılı aracın ... Sokak üzerinde yanyana bekleme yaptıklarının görüldüğü, kullanıcı tanıkların kolluk görevlilerini fark etmesi üzerine harekete geçtikleri sırada araç camından bir miktar esrar maddesini yere attıkları, suça konu maddenin muhafaza altına alınmasına müteakip sanığın kullanımında bulunan aracın durdurularak yapılan kaba üst aramasında 5 parça halinde esrar maddesi ele geçirildiği bu gelişme üzerine gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında Cumhuriyet savcısından alınan yazılı arama el koyma emrine istinaden araç içerisinde yapılan aramada bir miktar esrar maddesi, sanığın tespit edilen ikamet adresinde yapılan aramada ise 3 parça ve 6 parça halinde esrar maddesi ile hassas terazi ve çok sayıda kilitli poşet ele geçirildiği olayda sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma ve sağlama suçunu işlediği iddiasına ilişkin olarak; 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, hukuka uygun surette elde edilen ve eksiksiz incelenen delillerin suçun sübutunun tayinde yeterli olduğu, arama işleminin usul ve yasaya uygun olduğu, kimlik tespit tutanağı, sanığın uyuşturucu madde satışı yapıldığına ilişkin gelen ihbar, olay tutanağı içeriği, yakalama ve muhafaza altına alma tutanağı, arama ve el koyma tutanağı, tartı vezin tutanağı, kriminal raporu, kullanıcı tanıkların aşamalarda alınan beyanları, sanığın ikrar içeren savunmaları, suça konu maddelerin fişeklenmiş şekilde ele geçirilmesi ve hassas terazinin mevcudiyeti karşısında Mahkemenin, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığı şeklindeki kabulün, hukuka uygun olarak toplanan delillere dayanarak mahkumiyet hükmü kurulmasının isabetli olduğu, sanığın suçunun ortaya çıkarılmasında yardım niteliğinde kabul edilebilecek bir eylemi bulunmadığından hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulanmamasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanığın temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararında düzeltme nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik hükmün adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin kısımında TCK'nin 52/4. maddesi gereğince sanığa verilen para cezasının miktarı ve sanığın ekonomik durumu dikkate alınarak birer aylık arayla 24 eşit taksitle ödenmesine, taksitlerden birinin ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının sanıktan tahsil edileceğine karar verilmesinin yanında ''ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına'' karar verilmemesi suretiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 52/4-son maddesine aykırı davranılmasının hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş, bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. 3. Adli Emanetin 2025/16494 sırasında kayıtlı ve sanıktan elde edildiği belirtilen 37.290 TL paranın 2.000.00 TL'sinin uyuşturucu madde satışından elde edildiğinin sübut bulması karşında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 55/1. maddesi uyarınca müsaderesine, uyuşturucu madde ticaretinden elde edildiğine ilişkin kuşku sınırını aşan, kesin ve yeterli delil bulunmayan geri kalan 35.290,00 TL paranın ise sahibine iadesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı görülmüş ise de bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

III. KARAR Gerekçe bölümünde yer alan (2) ve (3) nolu paragrafta açıklanan nedenle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden, ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 19.01.2026 tarihli ve 2026/212 Esas, 2026/184 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 302/2. maddesi gereği, BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303. maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün taksitlendirilmesine ilişkin paragrafın son kısmına ''ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına'' ibaresinin eklenmesi, hüküm fıkrasında yer alan Adli Emanetin 2024/126 sırasına kayıtlı ''37.290 TL ve 50 USD paranın suçta kullanıldığı veya suçtan elde edildiği kesin olarak anlaşılmadığından sahibine iadesine'' cümlesinin çıkartılarak yerine ''sanıktan elde edildiği belirtilen 37.290.00 TL paranın 2.000.00 TL'sinin uyuşturucu madde satışından elde edildiğinin sübut bulması karşında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 55/1. maddesi uyarınca müsaderesine, uyuşturucu madde ticaretinden elde edildiğine ilişkin kuşku sınırını aşan, kesin ve yeterli delil bulunmayan 35.290.00 TL ve 50 USD'nin sahibine iadesine'' ibaresinin eklenmesi suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılıkların DÜZELTİLEREK, Tebliğname'ye kısmen uygun olarak, oybirliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.06.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2026/6721, K. 2026/8039, T. 09.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2026-6721-e-2026-8039-k-90f6130b5861