Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/13878 E. 2026/3331 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/13878
- Karar No
- 2026/3331
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/397 D.İş SUÇ : 6136 sayılı Kanun'a aykırılık İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Karaman Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.06.2021 tarihli talepnamesi ile sanık hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, aynı Kanun'un 15/1, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 250/4, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 52/2. maddeleri uyarınca 4 ay 15 gün hapis ve 300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması istemine ilişkin Karaman 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.06.2021 tarihli kararı ile 6136 sayılı Kanun'un 15/1, 5271 sayılı Kanun'un 250/4, 5237 sayılı Kanun'un 52/2. maddeleri uyarınca 4 ay 15 gün hapis ve 300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı yeni bir suç işlemesi nedeniyle Karaman 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.03.2025 tarihli kararı ile 6136 sayılı Kanun'un 15/1, 5271 sayılı Kanun'un 250/4, 5237 sayılı Kanun'un 52/2, 53. maddeleri uyarınca 4 ay 15 gün hapis ve 300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verildiği, söz konusu karara karşı sanık ve müdafiinin itirazı üzerine Karaman 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.05.2025 tarihli kararı ile 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin beşinci ve devamı fıkralarının iptaline ilişkin kararı sonrasında, bu hükümlerin yerine geçmesi için yapılan değişikliklerin 01.06.2024 tarihi itibariyle yürürlüğe girmiş olduğu, sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının açıklanmasına dair kararın istinaf incelemesine tabi olduğu belirtilerek, sanık ve müdafiinin itirazı hakkında karar verilmesine yer olmadığına kesin olarak karar verildiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 19.11.2025 tarihli ve 2025/27964 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.12.2025 tarihli ve KYB-2025/136087 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; “5271 sayılı Kanun'un 250. maddesinin 3. fıkrasında yer alan, "Cumhuriyet savcısı tarafından seri muhakeme usulünün uygulanması şüpheliye teklif edilir ve şüphelinin müdafii huzurunda teklifi kabul etmesi hâlinde bu usul uygulanır." şeklindeki, anılan maddenin 9. fıkrasında yer alan, "Mahkeme, şüpheliyi müdafii huzurunda dinledikten sonra üçüncü fıkradaki şartların gerçekleştiği, eylemin seri muhakeme usulü kapsamında olduğu ve dosyadaki mevcut delillere göre mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiği kanaatine varırsa talep yazısında belirtilen yaptırımdan daha ağır olmamak üzere dört ila yedinci fıkra hükümleri doğrultusunda hüküm kurar; aksi takdirde talebi reddeder ve soruşturmanın genel hükümlere göre sonuçlandırılması amacıyla dosyayı Cumhuriyet başsavcılığına gönderir. Mazeretsiz olarak mahkemeye gelmeyen şüpheli, bu usulden vazgeçmiş sayılır." şeklindeki ve aynı maddenin 14. fıkrasında yer alan, "Dokuzuncu fıkra kapsamında mahkemece kurulan hükme itiraz edilebilir. İtiraz mercii, itirazı üçüncü ve dokuzuncu fıkralardaki şartlar yönünden inceler." şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında, Dosya kapsamına göre, sanığın 6136 sayılı Kanun'a muhalefet eylemine ilişkin muhakemenin seri muhakeme usulüne göre yürütülerek sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlediğinin ihbar edilmesi üzerine Mahkemesince önceki hükmün açıklanması ile sanığın mahkûmiyetine karar verildiği, seri muhakeme usulü uygulanmak suretiyle verilen her iki hükümde de belirlenen temel ceza üzerinden 5271 sayılı Kanun'un 250/4. maddesi gereğince indirim uygulandığı cihetle, sanık hakkında hükmedilen cezanın hükmün açıklanması suretiyle verilmiş olmasının uygulanan muhakeme usulünde bir değişikliğe sebebiyet vermeyeceği ve seri muhakeme usulüne göre verilen kararların da 5271 sayılı Kanun'un 250. maddesinin 14. fıkrasında yer alan açık düzenlemeye göre itiraz kanun yoluna tabi olduğu gözetilmeksizin, itirazın esastan incelenmek suretiyle bir karar verilmesi yerine, yazılı şeklide karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE 1. Karaman Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.06.2021 tarihli talepnamesi ile sanık hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, aynı Kanun'un 15/1, 5271 sayılı Kanun'un 250/4, 5237 sayılı Kanun'un 52/2. maddeleri uyarınca 4 ay 15 gün hapis ve 300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması istemine ilişkin Karaman 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.06.2021 tarihli kararı ile 6136 sayılı Kanun'un 15/1, 5271 sayılı Kanun'un 250/4, 5237 sayılı Kanun'un 52/2. maddeleri uyarınca 4 ay 15 gün hapis ve 300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı yeni bir suç işlemesi nedeniyle Karaman 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.03.2025 tarihli kararı ile 6136 sayılı Kanun'un 15/1, 5271 sayılı Kanun'un 250/4, 5237 sayılı Kanun'un 52/2, 53. maddeleri uyarınca 4 ay 15 gün hapis ve 300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verildiği, söz konusu karara karşı sanık ve müdafiinin itirazı üzerine Karaman 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.05.2025 tarihli kararı ile 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin beşinci ve devamı fıkralarının iptaline ilişkin kararı sonrasında, bu hükümlerin yerine geçmesi için yapılan değişikliklerin 01.06.2024 tarihi itibariyle yürürlüğe girmiş olduğu, sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının açıklanmasına dair kararın istinaf incelemesine tabi olduğu belirtilerek, sanık ve müdafiinin itirazı hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği belirlenmiştir. 2. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; seri muhakeme usulü uygulanmak suretiyle hükmün açıklanmasına dair kararın, 5271 sayılı Kanun'un 223. maddesi kapsamında bir hüküm niteliğinde olduğu ve tabi olduğu kanun yolunun istinaf kanun yolu olduğu, sanık ve müdafiinin başvurusunun istinaf dilekçesi niteliğinde olduğu belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, "söz konusu hükmün itiraza tabi olduğu ve esastan incelenmesi gerektiğine" dair görüşüyle Karaman 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.05.2025 tarihli ve 2025/397 değişik iş sayılı kararının bozulması yönündeki kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.03.2026 tarihinde karar verildi.
...