Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/10105 E. 2026/8520 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/10105
- Karar No
- 2026/8520
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2441 Esas, 2025/2695 Karar SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanılar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle; Sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.05.2025 tarihli ve 2025/42 Esas ve 2025/230 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 maddesi delaletiyle 188/3, 188/4-a, 53, 58... . maddeleri uyarınca 15 yıl hapis ve 150.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, 02.07.2025 tarihli ve 2025/2441 Esas, 2025/2695 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurularının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık ... Müdafilerin Temyiz İstemi Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, sanığın uyuşturucu madde kullanıcısı olduğuna, uyuşturucu madde ticaretine ilişkin somut bir delil bulunmadığına, atılı suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, suç vasfının hatalı tayin edildiğine, tanığın soruşturma aşamasında alınan beyanına üstünlük tanınmasının hukuka aykırı olduğuna, mahkumiyet hükmünün varsayıma dayandığına, takdiri indirim hükmünün uygulanmamasının usul ve kanuna aykırı olduğuna, sanığın eyleminin en fazla yardım etme olarak nitelendirilebileceğine, Mahkemesince verilen kararın bozularak şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca sanıkların tahliyesine ve beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. Sanık ... Müdafinin Temyiz İstemi Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, sanık aleyhine suç ihbarı bulunmadığına, sanığın ele geçirilen maddelerle bağlantısı bulunmadığı gibi suç işleme kastınında bulunmadığına, uyuşturucu ve uyarıcı madde ticaretine ilişkin somut bir delil bulunmadığına, eylemin ancak yardım etme olarak nitelendirilebileceğine, sanık yönünden atılı suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, arama kararının onanmasına ilişkin kararın bulunmadığına bu itibarla ele geçirilen delillerin yasak delil niteliğinde olduğuna, Mahkemesince verilen kararın bozularak şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca sanıkların tahliyesine ve beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre; 20.11.2024 tarihinde sanık ... ve sanık ...'in... isimli gece kulübünde uyuşturucu madde ticareti yaptıklarına yönelik bilgiler edinilmesi üzerine aynı gün kolluk görevlilerince bahse konu iş yeri önünde bekleme yapıldığı sırada şoför mahallinde kullanıcı tanık T.C'nin bulunduğu ... plaka sayılı aracın ihbara konu iş yerinin arka tarafında durduğu akabinde sanık ...'in iş yerinin arka penceresinden aracından inen kullanıcı tanığa bir cisim attığı, kullanıcı tanığın yerden aldığı cismi yeleğinin cebine koyarak aracına bindiğinin görüldüğü, kesintisiz takip sonucunda durdurulan kullanıcı tanıktan bir miktar ... maddesi ele geçirildiği, gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında alınan arama el koyma emrine istinaden iş yeri sahibi sanık ...'in yapılan üst aramasında esrar maddesi ele geçirildiği, iş yerinde yapılan aramada ise masa üzerinde ... maddesi, bong aparatı, şeffaf sigara jelatini ve bir adet beyaz poşet parçası ele geçirildiği olayda sanıkların iştirak halinde uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçunu işledikleri iddiasına ilişkin olarak; 1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, hukuka uygun surette elde edilen ve eksiksiz incelenen delillerin suçun sübutunun tayinde yeterli olduğu, arama emri ve icra edilen arama işleminin usul ve kanuna uygun olduğu, kimlik tespit tutanakları, sanıkların birlikte uyuşturucu madde satışı yaptıkları yönünde kollukça edinilen istihbari bilgi uyumlu fiziki takip ve olay tutanağı içeriği, üst arama tutanakları, arama ve el koyma tutanağı, ön inceleme ve tartı tutanağı, görüntü inceleme ve fotoğraflama tutanağı, fotoğraf teşhis tutanakları, dijital ön inceleme raporu, kriminal raporları ile birlikte kullanıcı tanığın fiziki takip tutanağı ile uyumlu olarak soruşturma aşamasında suça konu maddeyi sanıklardan temin ettiğine ilişkin beyanları ve usulüne uygun şekilde yapılan teşhiş işlemleri, yine bu beyanları ile uyumlu dosyaya sunulan para transferine ilişkin dekont örneği ve ''atıyor ...'' şeklinde ki mesaj içeriği, arama sırasında iş yerinde ele geçirilen uyuşturucu maddeler ile kullanıcı tanıktan ele geçirilen maddelerin aynı neviden oluşu ve saflık oranlarının örtüşmesi, suça konu maddenin kullanıcı tanığa bizzat sanık ... tarafından verilmesi ve bu hususun sanık ...'ın alınan savunması ile sabit oluşu, sanık ...'ın biyolojik örneğinde esrar maddesi tespit edilememesi ve cep telefonu üzerinde yapılan incelemede uyuşturucu madde tespitine ilişkin görüşme içeriklerinin tespiti karşısında Mahkemenin, sanıkların iştirak halinde uyuşturucu madde ticareti suçunu işledikleri şeklindeki kabulün, hukuka uygun olarak toplanan delillere dayanarak mahkumiyet hükmü kurulmasının isabetli olduğu, sanıklar hakkında dosya kapsamıyla örtüşen gerekçeler takdiri indirim hükmünün uygulama dışı bırakılmasınında isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanıklar müdafinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesinin verilen kararda düzeltme nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik hükümlerin adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin kısımında TCK 52/4 maddesi gereğince sanığa verilen para cezasının miktarı ve sanığın ekonomik durumu dikkate alınarak birer ay ara ile 24 eşit taksit halinde sanıktan tahsiline, taksitlerden birinin ödenmemesi halinde kalan taksitlerin tamamının tahsil edileceğine karar verildikten sonra, kararda ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği şeklinde ihtaratın yanında, infazı kısıtlar şekilde ödenmeyen adli para cezasının 6545 Kanun'un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesi uyarınca infaz edileceğinin sanığa ihtarına karar verilmesi 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun)52/4-son maddesine aykırı davranılmasının hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş, bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. 3. 04.06.2025 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (7550 sayılı Kanun) 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108/3. maddesi uyarınca ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağının düzenlendiği dikkate alındığında, hükümde ikinci defa mükerrir olan sanık ... hakkında koşullu salıverilme hükmünün uygulanmamasına karar verilmesi hukuka aykırı görülmüşse de bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. 4. Adli Emaneti'nin 2024/3064 sırasında kayıtlı; 1 Adet NDB-A- ... nolu ağzı kapalı bulgu poşeti içerisinde; 1 adet esrarın sarılı olduğu peçete, 2 parça halinde şeffaf naylon ve 1 adet uyuşturucu madde kullanma aparatının 5237 sayılı Kanun'un 54/1 maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi yerine dosyada delil olarak saklanmasına karar verilmesi kanun ve hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
III. KARAR Gerekçe bölümünde yer alan (2), (3) ve (4) nolu paragrafta açıklanan nedenle, sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, 02.07.2025 tarihli ve 2025/2441 Esas, 2025/2695 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 302/2. maddesi gereği, BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303. maddesi gereği hükümlerin taksitlendirilmesine ilişkin kısımlarından "ödenmeyen adli para cezasının, 6545 Kanun'un 81. maddesi ile değişik 106/3. maddesi uyarınca işlem yapılacağının sanığa ihtarına'' ibaresinin çıkarılması, hükmün sanık ...'a hakkında hükmün tekerrür hükmünün uygulanmasına ilişkin kısmından ''koşullu salıverilme hükmünün uygulanmamasına'' ibaresinin çıkarılması, hükmün (5) numaralı hüküm fıkrasından ''dosya delil olarak saklanması'' ibaresinin çıkarılarak yerine ''5237 sayılı Kanun'un 54/1 maddesi uyarınca müsaderesine'' ibaresinin eklenmesi suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname'ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanıklar hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.06.2026 tarihinde karar verildi.