Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023/4718 E. 2025/5615 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2023/4718
Karar No
2025/5615
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/817 Esas, 2023/1284 Karar SUÇ : Halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama HÜKÜM : İlk derece mahkemesinin hükmünün kaldırılarak mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Karşıyaka 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.03.2022 tarihli ve 2021/424 Esas, 2022/170 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-a maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş; karar, Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf edilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 23.05.2023 tarihli ve 2022/817 Esas, 2023/1284 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün 5271 sayılı Kanun'un 280/2. maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verilmiştir. Akabinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 216/3, 62/1, 53/1 ve 58/6-7. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına ve cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanığın Temyiz İstemi Cezanın haksız olduğuna ve hakimi reddettiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, sanığın "..." isimli sosyal medya hesabından herkese açık olarak ve ''... dokuz yaşında, ... ırzına geçtiğini unutma ve evlatlığı ... karısını kendisine aldığınıda ayetlerde belgeli tescilli en büyük zinacı senin Peygamber dediğin ırz düşmanı'' şeklinde paylaşım yaptığı iddiasına ilişkin olarak; 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, ikrarına göre paylaşımın sanık tarafından yapıldığının saptandığı ve sanığın paylaşımının halkın büyük kesiminin benimsediği İslam dininin en önemli değerlerinden olan Hz. Peygamber'i aşağılama niteliğinde olduğu gibi suç duyurusu dikkate alındığında paylaşımın kamu barışını bozmaya elverişli olduğu anlaşıldığından, sanığın temyiz sebeplerinin incelenmesinde bozma nedenleri dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Dairemizin 2020/2463 Esas sayılı dosyasında 01.10.2020 tarihli kararla, somut norm denetimi yoluyla iptal istemli başvuru üzerine Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin "01.01.2020 tarihi itibariyle... hükme bağlanmış ve kesinleşmiş dosyalarda .... Basit yargılama usulü uygulanmaz" bölümündeki "hükme bağlanmış" ibaresinin Anayasanın 38. maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 38. maddesinde suçun kanuniliği ve cezanın kanuniliği güvence altına alınmıştır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 7/1. maddesinde de aynı güvencelere yer verilerek "lehe kanunun uygulanması ilkesi" benimsenmiştir. Maddi ceza hukukuna ilişkin hükümler içeren basit yargılama usulünün "hükme bağlanmış dosyalarda" uygulanmasını engelleyen 5271 sayılı Kanun'un geçici 5. maddesinin (d) bendindeki "hükme bağlanmış" ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi nedeniyle temyiz davasına konu dosyalarda lehe hükümler içeren 5271 sayılı Kanun'un 251/3. maddesinin uygulanması imkanının doğması ve bu konuda mahkemesince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu, 3. Basın ve yayın yoluyla atılı suçu işlediği anlaşılan sanığın cezasında 5237 sayılı Kanun'un 218. maddesi uyarınca artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, Nedenleriyle sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 23.05.2023 tarihli ve 2022/817 Esas, 2023/1284 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak ve 5271 sayılı Kanun'un 307/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkı saklı tutularak oybirliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.07.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2023/4718, K. 2025/5615, T. 03.07.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2023-4718-e-2025-5615-k-487573d444b8