Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2022/3687 E. 2024/5034 K. – Başkasına Ait

Konu: Başkasına Ait Kimlik Veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2022/3687
Karar No
2024/5034
Karar Tarihi
Konu
Başkasına Ait Kimlik Veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/1012 E., 2020/707 K. SUÇ : Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Çerkezköy 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.11.2020 tarihli kararı ile sanık hakkında başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’un (5237 sayılı Kanun) 268 inci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 267 nci maddesi birinci fıkrası, 62 nci maddenin birinci fıkrası, 50 nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddenin ikinci fıkrası uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, söz konusu kararın, istinaf edilmeksizin 24.11.2020 tarihinde kesinleştiğine ilişkin kesinleştirme şerhi düzenlendiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 26.06.2022 tarihli ve 2021/24859 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.07.2022 tarihli ve KYB-2022/96870 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.07.2022 tarihli ve KYB-2022/96870 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, hakkında muhtelif yakalama kararları bulunması sebebiyle yakalanmamak amacıyla ikamet ettiği çiftliğe gelen kolluk görevlilerine kardeşi olan müşteki ...'nın ismini verdikten sonra karakola götürüldüğü ve orada da kolluk görevlilerine üzerinde kendi fotoğrafı bulunan ancak kardeşi ...'ya ait kimlik bilgilerinin yer aldığı nüfus cüzdanını ibraz etmesi şeklindeki eylemi neticesinde başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan cezalandırılmasına karar verilmiş ise de; sanığın eylemi sebebiyle kimlik bilgilerini kullandığı şahıs hakkında açılmış herhangi bir soruşturma ve kovuşturmanın olmadığı, bu nedenle sanığın üzerine atılı başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı, sanığın eyleminin anılan Kanun'un 204. maddesinde düzenlenen resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu ve mahkemesince de resmi belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulduğu anlaşıldığından, sanığın unsurları oluşmayan başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1.2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasa'nın 40 ıncı maddesinin ikinci fıkrası, 5271 sayılı Kanunu'nun 34 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 231 inci maddesinin ikinci fıkrası, 232 nci maddesinin altıncı fıkrası ve 291 inci maddesinin bir ve ikinci fıkrası uyarınca karar ve hükümlerde, başvurulabilecek kanun yolu, süresi, sürenin ne zaman başlayacağı, mercii, başvuru şekli ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceğinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesinin zorunlu olduğu belirtilmiştir. 2.Somut uyuşmazlıkta; başka suçtan hükümlü olup son duruşmada Sesli ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile hazır edilen sanığın yüzüne karşı verilen hükmün yasa yolu bildiriminde 5271 sayılı Kanun'un 263 ncü maddesine göre sanığın bulunduğu cezaevi aracılığıyla vereceği dilekçe ile karara karşı istinaf kanun yoluna başvurabileceğinin gösterilmemesi ayrıca sanığa SEGBİS vasıtasıyla hükmün açıklandığı celsedeki tutanağın ve kısa kararın Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) vasıtasıyla bir örneğinin gönderildiğine dair bilgi ve belgeye rastlanılmaması karşısında; kanun yolu başvuru hakkının kullanılmasında sanıkta yanılgı oluşturulduğundan, inceleme konusu hükmün usulüne uygun olarak kesinleşmediği anlaşılmıştır. 3.Henüz kesinleşmediği belirlenen inceleme konusu hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 272 ve devamı maddeleri uyarınca istinaf kanun yoluna tabi olduğu, olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği Tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.06.2024 tarihinde karar verildi. ...

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2022/3687, K. 2024/5034, T. 11.06.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2022-3687-e-2024-5034-k-9e6401073dfd