Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/6222 E. 2026/943 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/6222
- Karar No
- 2026/943
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/73 E., 2019/141 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; ortaklığın giderilmesi davasına konu edilen 5 54... parsel sayılı taşınmaz üzerindeki yapıların ve bitkilerin, taşınmazın önceki maliklerinden olan ........... ve .... Turizm A.Ş. tarafından yapıldığını/dikildiğini, vekil edenin de, 27.01.2012 tarihinde taşınmazda pay satın aldığını ve bu satış sırasında yapılar ve bitkileri de satın aldığını açıklayarak, muhdesatın vekil edenine ait olduğunun tespiti ile tapu kütüğüne şerh verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalılardan ..., ..., ..., ..., ..., ... davayı kabul etmiş; ..., ..., ..., M.... İşbilir, ..., ... vakıa ikrarında bulunmuş; ..., ... davanın reddini savunmuş; ...... ise 11.9.2014 tarihli dilekçe ile davaya konu yerin davacı tarafından boşaltılmasını talep ettiğini beyan etmiş, diğer davalılar davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 14.01.2015 tarih, 2013/436 Esas, 2015/26 Karar sayılı kararı ile; davanın kısmen kabulü ile, dava konusu edilen ... 5 54... No.lu parsel sınırları içerisinde bulunan ve bilirkişi heyeti raporunda belirtilen tenis kortları, oyun parkı taban betonu, mini clup, anfi tiyatro, mini golf sahası, yollar ve alt yapı tesisleri ile zirai muhtesatın davacı tarafa aidiyetine, aidiyetin tapuya şerh verilmesi talebinin ise reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin 14.01.2015 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili; davalı Hazine vekili; davalılardan, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., davalılardan ..., ..., ..., ... ................ vekili, davalılardan ... vekili, davalılardan Abdurahman İşbilir, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... vekili, davalılardan ..., ............... .... vekili ile davalılardan ... temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 12.12.2017 tarih ve 2015/11429 Esas, 2017/16686 Karar sayılı ilamında; Davalılardan ... ve ... yönünden temyiz süresi geçirildikten sonra karar temyiz edilmiş olmakla, 1086 sayılı HUMK'un 432.maddesine göre süresinde olmayan temyiz talebinin reddine; Temyiz eden diğer taraflar yönünden ise; mahkemece; yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davayı kabul eden ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., M.... İşbilir, ..., ... dışındaki davalılardan alınmasına karar verildiği, davalılardan, ..., ..., ..., M.... İşbilir, ..., ...'un her ne kadar yargılama sırasında vakıa ikrarı şeklinde beyanları olmuş ise de, davacı tarafın talep sonucunu / davasını kabule yönelik kabulleri bulunmadığından, iş bu davalıların da yargılama giderlerinden ve vekalet ücretinden sorumlu olmadığına dair hüküm tesisinde isabet görülmediği; Muhdesatın tespiti davalarında davanın konusu (müddeabih) davalıların payına isabet eden muhdesat değeri (zemin bedeli hariç) olup yargılama sonucunda hüküm altına alınacak nispi karar ve ilam harcının bu müddeabih esas alınarak hesaplanması gerektiği gibi, taraflar yararına takdir edilecek vekalet ücretlerinin hesaplanmasında ayrıca, bu müddeabihin yargılama sırasında harcı yatırılan /tamamlanan kısmının esas alınması gerektiği; Aynı şekilde, yargılama sonucunda hüküm altına alınacak nispi karar ve ilam harcından ve 6100 sayılı HMK'nın 326/2. maddesi uyarınca hesaplanacak yargılama gideri ile davacı yararına takdir edilecek vekalet ücretinden, her bir davalının, dava konusu taşınmazın tapuda paylı mülkiyet şeklinde kayıtlı olması halinde tapudaki payları, elbirliği mülkiyetinin sözkonusu olması halinde ise miras payları göz önünde bulundurularak sorumlu tutulmaları gerektiğ; Mahkemece bu hususlar gözardı edilerek, fazla harç, yargılama gideri ve vekalet ücreti hesaplanması doğru görülmediği gibi, hesaplanan miktarların, davalıların payları gözönünde bulundurularak tahsiline karar verilmemiş olmasının da isabetsiz olduğu; Davacı tarafın, muhdesatın davacı tarafa aidiyetinin tapu kütüğüne şerhi talebinin reddi, vekalet ücreti takdirini gerektiren bir husus olmamakla, talebin reddi nedeniyle, davacı aleyhine nisbi vekalet ücretine hükmedilmesinin de doğru bulunmadığı gerekçesiyle hükmün bozulmasına ve sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesi, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; dava konusu 5 54... parsel sayılı taşınmaz hakkında devam eden ortaklığın giderilmesi davasında muhdesatların aidiyetinin tespiti için davacı tarafa süre verildiği, dava konusu parsel üzerinde bulunan ve bilirkişi heyet raporunda tespit edilen zirai, inşai yapı ile tesislerin öncesinde aynı zamanda parselin paydaşlarından da olan .... A.Ş şirketi ve ..........tarafından oluşturulduğu, daha sonra hisselerin ve söz konusu yapıların davacı şirkete satıldığı ve onun tarafından kullanılmaya başlandığı konusunda ihtilaf bulunmadığı, bu durumun zaten bir kısım davalının da kabulünde bulunduğu, dolayısıyla parsel üzerindeki muhdesatların davacı tarafa ait olduğuna ilişkin talebin kabulüne, bu hususun tapu kaydına şerh verilmesi talebinin ise reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; eksik araştırma ile karar verildiğini ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; vekil edenleri lehine bozma öncesi kararda yargılama giderine hükmedilmediğini ve usuli kazanılmış hak oluştuğunu, yargılama giderinden tapu kaydındaki hisseler oranında sorumlu olunması gerektiğini ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, muhdesat aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı Hazine vekilinin tüm ve bir kısım davalılar vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir . 3. 6100 sayılı HMK’nın “Hükmün Kapsamı” başlıklı 297. maddesinde açıklandığı üzere, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Anılan madde hükmüne göre, hakim infazda tereddüt oluşturmayacak şekilde karar vermekle yükümlüdür. 4. Mahkemece hükmün 1. Fıkrasında bütünleyici parça ve eklentiler yönünden tespit hükmü kurulması gerekirken, çifte mülkiyet oluşturacak şekilde aidiyet kararı verilmesi doğru olmadığı gibi atıf yapılan bilirkişi raporunun belirsiz olması, raporun düzenleyicilerinin ve rapor tarihinin hükümde gösterilmemesi hatalıdır. 5. Öte yandan, vekâlet ücretine yargılama sırasında harçlandırılan değer üzerinden hükmedilir, mahkemece muhdesat değeri üzerinden harç hükmen tamamlanmasına rağmen, harçlandırılan değer yerine hükmen tamamlanan değer üzerinden fazla vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru değildir. 6. Ayrıca davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... yönünden, ilk hükümde yargılama giderine hükmedilmemiş olup bu husus davacı tarafça açıkça temyiz edilmediği gibi, bozma kapsamına da alınmadığı da göz önüne alındığında yargılama gideri yönünden lehlerine usuli kazanılmış hak oluştuğu gözetilmeden bu davalıları da kapsayacak şekilde yargılama giderine hükmedilmesi de isabetsizdir. 7. Bu hususlar hükmün bozulmasını gerektirse de; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden; 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanunun 438. maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Hüküm fıkrasının 1. bendindeki "bilirkişi heyeti" kelimelerinden önce gelmek üzere " Zirai Bilirkişi Osman Savur ve Gayrimenkul Değerlendirme Uzmanı Orkun Şahin tarafından düzenlenen 12.11.2014 tarihli" kelimelerinin eklenmesine, aynı bentteki son üç kelime olan " davacı tarafa aidiyetine" kelimelerinin çıkarılarak yerine "davacılar tarafından meydana getirildiğinin tespitine" ifadesinin yazılmasına; 3. Hükmün 3. ve 5. bentlerindeki "davalılardan" kelimelerinin çıkarılarak yerine "..., ..., ..., ..., ..., ... dışındaki davalılardan tapu kaydı ve mirasçılık belgesindeki payları oranında" kelimelerinin yazılmasına; 4. Hüküm fıkrasının 6. bendindeki "Davacı vekil ile temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca dava değeri üzerinden hesaplanan 23.309,80 TL avukatlık ücretinin davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE;" ifadesinin hükümden çıkarılarak yerine, " davacı vekili lehine AAÜT uyarınca harçlandırılan dava değeri üzerinden hesaplanan 3.000,00 TL vekâlet ücretinin usuli kazanılmış hakkı ..., ..., ..., ..., ..., ... dışındaki davalılardan alınmasına" kelimelerinin yazılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının ilgiliye iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 20.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.