Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/2102 E. 2026/4980 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2102
- Karar No
- 2026/4980
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1474 E., 2025/1642 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 5. İş Mahkemesi SAYISI : 2025/49 E., 2025/179 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 03.02.2010 tarihinde işe başladığını ve 30.01.2017 tarihinde iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haksız olarak feshedildiğini, feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine dair açılan davanın kesinleşmesine ve davacının kesinleşen karar gereği yapmış olduğu başvuruya rağmen davalı işveren tarafından işe başlatılmadığını ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücreti alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının boşta geçen süre ücreti ve işe başlatmama tazminatının ödendiğini, kıdem ve ihbar tazminatlarının da arabuluculuk görüşmesinde hesaplamalarda mutabık kalınarak ödeneceğinin bildirildiğini ancak anlaşmaya varılamadığını ve mutabık kalınacak miktarları ödemeye hazır olduklarını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bilirkişi marifetiyle yapılan hesaplama usul ve kanuna uygun bulunmuş ve davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı vekili davacının işbu dosyada talep ettiği alacakların tamamının ... İcra Müdürlüğünün 2022/30083 sayılı takip dosyasında hesaplattırılıp ödendiğini, bu nedenle davacının alacağı kalmadığından karar verilmesine yer olmadığından davanın reddine dair karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf itirazında bulunmuşsa da davaya konu alacakların dava kesinleşmeden önce ödenmesi hâlinde yapılan ödemelerin tahsilde tekerrür olmaması bakımından işbu dosyada kararın infazında dikkate alınabileceğinden İlk Derece Mahkemesince davacının alacaklarının hüküm altına alınmasında herhangi bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Dava konusu taleplerin ... İcra Müdürlüğünün 2022/30083 Esas sayılı takip dosyasına ödendiğini ve davacının ıslah edeceği bir alacağı kalmadığından davanın konusuz kaldığını, 2. İlk Derece Mahkemesi kararında tahsilde tekerrür olmamak üzere yazılmamasının da hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davanın konusuz kalıp kalmadığı noktasında toplanmaktadır. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. İlke olarak her dava, açıldığı tarihteki fiilî ve hukuki duruma göre hükme bağlanır (Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu, 28.11.1956 tarihli ve 1956/15 Esas, 1956/15 Karar sayılı kararı). Ne var k, dava açıldıktan sonra meydana gelen bir nedenle dava konusunun ortadan kalkması hâlinde işin esası hakkında infaz kabiliyeti olan bir hüküm kurulmamaktadır. Dava konusu hakkın davacıya ödenmesi, verilmesi ya da müdahalenin kaldırılması, davacı ve davalı sıfatının birleşmesi, yeni çıkan bir kanun ya da Anayasa Mahkemesi kararı ile veya kişiye sıkı sıkıya bağlı ve mirasçılara geçmeyen bir hakka ilişkin davalarda taraflardan birinin ölümü gibi nedenlerle artık dava konusu edilen talep hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesine gerek ya da neden kalmıyorsa, burada davanın konusuz kalmasından söz edilebilir. Bu durumda, mahkemenin, bir tespit hükmü niteliğinde olmak üzere esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmetmesi gerekmektedir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 331/1 hükmüne göre "Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde hakim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerine takdir ve hükmeder." Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 24.04.1995 tarihli ve1995/21 Esas, 1995/9 Karar sayılı kararı ve 6100 sayılı Kanun'un 326. maddesi uyarınca "Yargılama giderleri, kural olarak davada haksız çıkan ve aleyhine hüküm verilen tarafa yükletilir." 6100 sayılı Kanun'un 323/1-(ğ) hükmünde vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti yargılama giderleri kapsamında sayılmıştır. Anılan maddeler doğrultusunda, davanın açıldığı tarihte haksız olduğu tespit edilen taraf yargılama giderlerini ödemekle yükümlü olacaktır. Dosya içeriğine göre dava konusu işçilik alacaklarının dava açıldıktan sonra alınan bilirkişi raporunda tespit edilen miktarlara göre davacı tarafından ilâmsız icra takibine konu edildiği ve takip konusu borcun davalı işveren tarafından icra dosyasına ödendiği anlaşılmaktadır. Bu durumda dava konusu işçilik alacakları hakkında karar verilmesine yer olmadığı kararı verilerek, davanın açıldığı tarih itibarıyla tarafların haklılık durumuna göre vekâlet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.