Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/4000 E. 2026/2796 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4000
Karar No
2026/2796
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/294 E., 2025/1376 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Manisa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/215 E., 2023/433 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacılardan ....'ın davaya konu Manisa ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 2660 parselde kayıtlı taşınmazın paydaşları olduğunu, davaya konu taşınmaz üzerinde, dava dışı malikler adına kayıtlı iken davalı lehine 30.05.1932 tarih ve 22 yevmiye numarası ile 14.950,00 ETL bedelli 1. derece ipotek konulduğunu, ipoteğin 1932 yılına ait olup davalı Kurum tarafından bugüne kadar herhangi bir idari veya yasal takip başlatılmadığını, davacılar tarafından söz konusu ipoteğin kaldırılması için 28.11.20 17... .03.2018 tarihli başvurularına cevap verilmediğini ileri sürerek, 2660 parselde kayıtlı taşınmaz üzerindeki 30.05.1932 tarih ve 22 yevmiye numaralı ipotek kaydının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; Mahkemece ipoteğin kaldırılması için 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 875. maddesine göre davacıların ipotek konusu borcu (bilirkişiye hesaplattırılacak miktara göre) depo etmeleri gerektiğini belirterek, davacıların ipotek konusu borcu depo etmelerine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın dava tarihi itibariyle değerinin 1.940.000,00 TL olarak hesaplandığı, davacı tarafından taşınmazın satış bedelinin bir kısmının ödendiği iddia ve ispat edilmediğinden ipotek bedeli 1.940.000,00 TL olduğu tespit edildiği, ilk kararın davalı ... vekili tarafından ipotek bedelinin tespitinin altın fiyatlarının esas alınarak yapılması gerektiği belirtilerek istinaf edildiğinden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 26. maddesi gereğince taleple bağlılık ilkesi gereğince dava konusu taşınmazın dava tarihindeki rayiç değeri 1.940.000,00 TL olduğu hâlde, altın fiyatlarına göre güncellenmiş değerinin 47.376,21 TL olduğu bu nedenle ipotek bedeli 47.376,21 TL olarak tespit edildiği, ek ipotek bedelinin davacı tarafından süresi içerisinde depo edildiği, davalı vekilinin cevap dilekçesini ıslah ederek taşınmazın dava tarihindeki rayiç değeri üzerinden ipotek bedelinin belirlenmesini talep ettiği, ıslah dilekçesinin kaldırma kararından sonra verildiği, 6100 sayılı Kanun'un 177. maddesi her ne kadar Yargıtay bozma ilâmından sonraki ıslaha ilişkin ise de istinaf kararı ile kaldırma kararından sonraki ıslaha ilişkin olarak da kıyasen uygulanabileceği, buna göre kaldırma kararını bertaraf edecek şekilde cevap dilekçesinin ıslahının usule aykırı olduğu, taleple bağlılık ilkesinin bu şekilde ıslahla değiştirilemeyeceği nazara alınarak cevap dilekçesinin ıslahı usule uygun olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı taraf lehine depo edilecek miktar yönünden usulü kazanılmış hakkı bertaraf etmeye yönelik ıslah talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; ıslahın tahkikat sona erinceye kadar yapılabileceğini, taşınmazın dava tarihindeki rayiç bedelinin depo edilmesinden sonra karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ipoteğin kaldırılması istemine ilişkindir. 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi gereğince davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/4000, K. 2026/2796, T. 18.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-4000-e-2026-2796-k-fce48e6d52e9