İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/1281 E. 2026/446 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1281
- Karar No
- 2026/446
- Karar Tarihi
T.C. Ankara Batı 1 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/1281 Esas - 2026/446 T.C. ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : 2025/1281 KARAR NO: 2026/446
HAKİM : KATİP :
DAVACILAR: VEKİLİ : DAVALILAR: VEKİLİ : VEKİLİ :
DAVA : İpotek (İpoteğin Kaldırılması (Fekki)) DAVA TARİHİ : 09/10/2025 KARAR TARİHİ : 23/06/2026 K.YAZIM TARİHİ : 18/07/2026
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili; müvekkillerinin ...... Ada - .. Parsel - ...nolu Bağ. Bölümde kayıtlı mesken niteliğindeki taşınmazda; 1/2 şer mülkiyet hakkına sahip olduğunu, 30/12/2024 tarihinde müvekkillerine intikal yolu ile devir edilen taşınmaz üzerinde 10.07.2017 tarihli 500.000,00TL yıllık %24 değişken faizle ... yevmiyeli ipotek olduğunun öğrenildiğini, söz konusu ipoteğin önceki malik ,muris ... tarafından davalı .... lehine verildiğini, ancak borun bittiğini, ipotek nedeni ile davalı .... Bankası T.A.O.'na ipoteğin terkini için 23/01/2025 tarihinde ...yevmiye ile Kırıkkale ... Noterliğinden ihtarname gönderildiğini, bu ihtara cevap verilmediği gibi ipoteğin kaldırılmadığını, ipoteğin fekki için bir diğer ihtarname ile diğer davalıya Antalya ... Noterliğinden 21/05/2025 tarihinde .... yevmiye no ile ihtar edildiğini fakat bu ihtara da cevap alınmadığını, muristen, yasal mirasçılarına intikali edecek gayrimenkullerin intikal ve satış işlemlerine başlandığında, tapuda muris adına kayıtlı ... İli, .... Mevkii ... Ada ve ... nolu parselde kayıtlı .... nolu bağımsız bölüm üzerinde banka lehine 1. derece 500.000,00TL bedelli ipoteğin olduğu 10/07/2017 de muris ... "ın bankaya verilen ipotekte, ... “e kefil olduğunun öğrenildiğini, davalı ....'ün borç miktarının ödendiğini söylediği, ancak bankaya çekilen ihtarın sonuçsuz kaldığını, murisin bir borcunun olmadığını, ... lehine bankaya ipotek verdiğini, borcun kaynağının bilinmediğini, kredi limiti, yeni kredi kullandırılıp kullandırılmadığını, kefillik sınırının aşılıp aşılmadığı konusunda bilgilendirilmediklerini, ipotek verilen kredi haricinde yeni kredi kullandırıldı ise müvekkillerinin sorumluluğu olmadığını, davalı bankaca borçtan dolayı ne hesap kat edilmiş ne de belli miktar borçtan dolayı taraflarına bildirimde bulunulmadığını, .... 'e kefil olunmuş ise murisin vefatından sonra bankaya gönderilen ihtarname ile müvekkili ....'ın kefillikten çekildiğini, kredi borçlusunun borçlu olduğu tüm kredi dosyalarının celbi halinde murisin kredi borçlusuna kefaletten kaynaklı olduğu borç ve kefalet miktarının ortaya çıkacağını belirterek, .... Ada - .. Parsel - .. nolu Bağ. da kayıtlı mesken niteliğindeki 1/2 şer mülkiyet hakkına sahip taşınmazda; 10-07-2017 tarih ve ... yevmiyeli ipotek nedeni ile davacılar ... ve .... 'ın borçlu olmadığının tespiti ile ipoteğin fekkine karar verilmesine talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı ... Bankası T.A.O. vekili; müvekkili banka ile ... arasında akdedilen kredi genel sözleşmesi uyarınca ... e kredi kullandırıldığı ve kredinin teminatı olarak muris ...' a ait dava konusu taşınmazın 10.07.2017 tarih ve... yevmiye numaralı ipotek belgesi ile 500.000,00TL bedelle Banka lehine ipotek tesis edildiğini, İpotek maliki .... ın vefat etmesi sebebi ile davaya konu taşınmazın 30.12.2024 tarihinde davacılara intikal ettiğini, ipotek belgesi incelendiğinde; ipoteğin belirli bir borç için değil, herhangi bir sınırlama yapılmaksızın, her ne sebeple olursa olsun bankaya karşı doğmuş ve doğacak tüm borçlara teminat teşkil etmek ve fekki Bankaca bildirilinceye kadar geçerli olmak üzere süresiz olarak alındığını, dolayısıyla ipoteğin banka tarafından fek edilmediği sürece kredinin teminatını oluşturmaya devam ettiğini, karşı tarafın borçlu olmadıklarına dair iddialarını da kabul etmemekle beraber, "Ankara .... Ada - ... Parsel - ... nolu bağımsız " taşınmazın banka lehine ipoteği .... Bankası T.A.O. ... Şubesi müşterisi davalı...'ün belirli bir borcuna değil, doğmuş ve doğacak tüm borçlarına istinaden alındığı, 13.10.2025 tarihi itibariyle 58.399,13 TL kredi kartı borcu devam ettiği tespit edildiğini, bu nedenle ipotek fek işlemi yapılmadığı belirtilerek, davalı ....'ün borcu devam ettiğinden davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir. Davalı... vekili; muris .... tarafından 10.07.2017 tarihinde, ... yevmiye numarası ile tesis edilen 500.000,00TL tutarındaki ipotek, tapu kaydında her ne kadar davalı ... lehine tesis edilmiş gibi görünse de, gerçekte murisin kendi finansman ihtiyacını karşılamak amacıyla kurulduğunu, ....” ün ....'ın ihtiyaç duyduğu krediyi temin etmek için .... Bankası T.A.O. ile bir kredi sözleşmesi akdettiğini ve 500.000,00TL tutarında kredi kullandığını, muris ...'en söz konusu kredinin teminatı olarak kendi taşınmazı üzerinde, anılan Banka lehine ipotek tesis etmeyi kabul ettiğini, bu kredi kapsamındaki nakiti fiilen....'ın kullandığını, müvekkilinin formalite icabı krediyi kendi adına çekerek aracılık ettiğini, kredi tutarının nakit olarak muris ....'a teslim edildiğini, dava konusu ipoteğin sadece tek bir kredi borcunu temin etmek amacıyla sınırlı olarak verilmediğini, ipotek resmi senedi incelendiğinde; ipoteğin belirli bir borç için olmayıp herhangi bir sınırlama yapılmaksızın, “her ne sebeple olursa olsun alacaklı Bankaya karşı doğmuş ve doğacak tüm borçlara teminat teşkil etmek ve fekki alacaklı Bankaca bildirilinceye kadar geçerli olmak üzere, süresiz” olarak tesis edildiğini, ipoteğin muris ....'ın kredi kullanımından doğan borç yanında, ilgili kredi sözleşmesi çerçevesinde doğmuş veya doğabilecek diğer kredi ve kredi kartı borçlarını da (kredi borçlusunun Banka'ya karşı tüm borçlarını) teminat altına aldığını, ipoteğin fer'i (asli alacağa bağlı) bir ayni hak olması nedeniyle, teminat altına aldığı borcun tamamen sona ermemiş olması halinde ipoteğin kaldırılmasının hukuken mümkün olamayacağını, alacak devam ettiği sürece ipoteğin de devam edeceğini, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun da, ipotek hakkının borçlunun tüm kredilerinin teminatını oluşturduğu ve fekki alacaklı banka tarafından bildirilinceye kadar ipoteğin devam edeceği yönünde değerlendirme yaptığını, Türk Medeni Kanunu'nun 883. maddesi uyarınca da alacak sona erince taşınmaz maliki ipoteğin terkinini (fekkinin istemini) talep edebileceğini, alacak sona ermemişse ipoteğin kaldırılması talebi dinlenemeyeceğini, somut olayda ipoteğe dayanak teşkil eden kredi borcu ve ilişkili finansal risklerin henüz tamamen ortadan kalkmadığını, davalı Banka tarafından da belgelendiği üzere 13.10.2025 tarihi itibarıyla söz konusu kredi ilişkisi kapsamında 58.399,13TL tutarında bakiye borç (kredi kartı borcu) halen mevcut olduğunu ve bu borç tamamen ödenmediğinden ipoteğin fek edilmediğini, alacak temamen sona ermediğinden ipoteğin bu aşamada kaldırılmasının hukuken mümkün olmadığını, davacıların, miras bırakanları ....'ın kredi borcunun tarafı olmadıklarını, bu nedenle “borçlu olmadıklarının tespiti” ile ipoteğin fekkini talep ettiklerini, ipoteğin, taşınmaz mealiki tarafından kurulmuş ayni bir teminat hakkı olduğunu ve taşınmaz üzerindeki bu hakkın, malik değişse dahi hukuken aynen devam edeceğini, Medeni Kanun'un 881. maddesi gereğince üçüncü bir kişinin taşınmazının da barcun teminatı olarak gösterilebileceğini, somut olayda murisin, borçlu sıfatıyla değil üçüncü kişi sıfatıyla kendi taşınmazını, müvekkilinin bankaya karşı borcunun teminatı olarak ipotek ettirdiğini, İpotek akdinin, muris.... tarafından tamamen kendi özgür iradesiyle, resmi şekil şartına uygun şekilde yapıldığını, miras hukuku ilkelerine göre, miras bırakanın ayni bir hakkına konu olan taşınmazı mirasçıların üzerinde mevcut takyidat (ipotek) ile birlikte devir alacağını, taşınmazın mülkiyetinin el değiştirmesi halinde yeni maliklerin, taşınmazla birlikte üzerindeki ipotek hakkını da devralmış olacağını, bu durumda asıl borçlunun (kredi borçlusunun) şahsi sorumluluğu devam ederken, taşınmaz malikinin de sorumluluğunun ayni olarak süreceğini, kişisel borç ile taşınmaz sorumluluğunun birbirinden ayrıldığını, davacıların, kredi sözleşmesinin tarafı olmadıkları için borçlu olmadıklarını ileri sürse de, ipotek borçlusu sıfatıyla malik oldukları taşınmazın bu ayni yüke tabi olduğunu kabullenmeleri gerektiğini belirterek, davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Tapu kayıtları, ipotek resmi senedi, banka kayıtları, 29/04/2026 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı. Bilirkişi raporunda, yapılan inceleme ve hesaplamalar sonucunda davacı vekilinin önceki bilirkişi raporlarına itirazları değerlendirilmiş ve nihai karar ve takdiri mahkemeye ait olmak üzere, davalı .... vekilinin cevap dilekçesinde belirtildiği üzere Muris ...ç'ın 10.07.2017 tarihinde kendisinin kullanmış olduğu 500.000,00TL tutarındaki kredinin teminatı amacıyla davalı bankaya 500.000,00TL limitle ipotek verildiği, ipotek resmi senedinde davalı ...'ün doğmuş ve doğacak nakdi ve gayri nakdi kredi borçlarının teminat altına alındığı, ipoteğin verildiği 2017 yılında kullanılan kredilerin geri ödemelerinin tamamlanmış olduğu, davalı banka ile davalı... arasında 2020 ve 2022 yıllarında yeni sözleşmeler yapıldığı ve 20.07.2020 tarihinde 60 ay vadeli 390.000,00TL kredi kullandırıldığı bu kredi riskinin de 30.04.2025 tarihinde kapandığı, dava tarihi itibariyle de kredi riski kalmadığı, davalı borçlu Abdullah Küyük'ün davalı bankaya ait kredi kartı bulunduğu, davalı bankanın cevap dilekçesinde 13.10.2025 tarihi itibariyle 58.399,13TL kredi kartı borcunun devam ettiği belirtilmişe de kredi kartının kredi niteliğinde olmadığı ve ödeme aracı olarak kullanıldığı, gerek dava tarihi itibariyle gerekse ekstrelerde belirtilen son ödeme tarihlerinde kart borçlarının tamamının düzenli olarak ödendiği, 10.07.2017 tarihli Resmi Senet Sözleşme Şartlarının 1. Maddesinde ipotek konusu risk ve krediler tek tek tanımlanırken Kredi Kartı ödemelerine yer verilmediği, tüm hususlar birlikte değerlendirildiğinde davacılara miras yoluyla intikal eden murislerine ait gayrimenkul üzerindeki ipoteğin fek edilmesi koşullarının oluştuğu ve ipoteğin fek edilmesi önünde bir engel bulunmadığı belirtilmiştir. GEREKÇE : Dava, ... ili ... ilçesi ... mahallesi .... ada .. parsel .... nolu bağımsız bölümde kayıtlı taşınmazda ipotek nedeniyle davacıların borçlu olmadığının tespiti ile ipoteğin fekki istemine ilişkindir. Davacılar murisi .... adına kayıtlı olan ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi .... Ada ve 1 nolu parselde kayıtlı 8 nolu bağımsız bölüm üzerine 10.07.2017 tarihinde davalı banka lehine 1. derece 500.000,00TL bedelle diğer davalı ....ün kullandığı ve kullanacağı kredilere teminat olmak üzere ipotek tesis edildiği anlaşılmıştır. Öncelikle kesin borç (anapara) ipoteği ile üst limit (maksimal) ipoteği arasındaki ayrımın ortaya konulması ve somut olaydaki ipoteğin niteliğinin belirlenmesi gerekmektedir. İpotek ile sağlanan amaç alacağa teminat sağlamaktır. İpotek, rehni verenle alacaklı arasında yapılacak resmi senede dayanır. Rehin hakkı, ayni hak olarak bu senede dayanılarak tapu kütüğüne yapılacak tescille doğar. Doğmuş bir alacağı teminat altına almak için kurulan ipotek kesin borç ipoteğidir. İlerde doğacak ve doğması muhtemel alacaklar için kurulan ipotek ise üst limit ipoteğidir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 881/1. maddesi hükmüne göre; “Halen mevcut olan veya henüz doğmamış olmakla beraber doğması kesin veya olası bulunan herhangi bir alacak, ipotekle güvence altına alınabilir.” Aynı Kanun’un 851/1. maddesi gereğince, “ Taşınmaz rehni, miktarı Türk parası ile gösterilen belli bir alacak için kurulabilir. Alacağın miktarının belli olmaması halinde, alacaklının bütün istemlerini karşılayacak şekilde taşınmazın güvence altına alacağı üst sınır taraflarca belirtilir.” Kesin borç ve üst sınır ipoteği ayrımı, ipotekle alacak arasındaki ilişkinin yoğunluğu esas alınmak suretiyle yapılmıştır. İpotek tesis edilirken alacağın miktarının belirli ve borcun mevcut olması kaydıyla ipotek miktarı dışında faiz ve takip giderlerinin de rehin teminatından yararlanacağının öngörülmüş olması halinde, tarafların anapara ipoteği kurmak istedikleri kabul edilebilir. Rehin sözleşmesinde ipoteğin alacağa bağlı olarak limitli tesis edildiği hallerde üst sınır ipoteği olduğu kabul edilmelidir. İpoteğin kesin borç veya üst sınır ipoteği olması yapılacak takibin türü bakımından önem taşımaktadır. Kesin borç ipoteğinde temel ilişkiden (borç ilişkisinden) doğan bir alacak teminat altına alınmaktadır. Temel borç ilişkisinin geçersiz olması nedeniyle alacak doğmamışsa yapılan tescil görünürde alacaklı lehine bir rehin hakkı doğurmaz. Rehin sözleşmesinde temel borç ilişkisinin gösterilmesi geçerlilik şartı olmamakla beraber hangi alacak için rehin kurulduğunun ispatını kolaylaştırır. Paraya çevirme anında geçerli bir alacağın varlığı rehin hakkının kullanılması için zorunludur. Alacak mevcut değilse, tescil edilmiş ipotek alacaklı için güvence oluşturmaz. Bu halde hakkın kullanılmasında ipoteğin alacağa bağlılığı mutlaktır. Üst sınır ipoteği, ileride doğacak veya doğması muhtemel olan bir alacağın teminatı olarak tesis edildiği için bu belirsizliğin ileride getireceği sorunları önlemek amacıyla taşınmazın bu belirsiz borca azami ne miktar için teminat teşkil edeceği ipotek akit tablosunda bir limitle belirlenir. İşte bu nedenledir ki ileride vücut bulacak ana borç ile buna eklenecek faiz, icra takip giderleri ile yanlarca kararlaştırılan diğer ferileri, yani 4721 sayılı Kanun'un 875. maddesinde belirtilen ve ipotekle teminat altına alınan toplam borç miktarı, bu tür ipotekte tarafların ipotek tesis edilirken rızaları ile tespit edilen bu limiti aşması mümkün değildir. Bu özellik üst sınır ipoteğini kesin borç ipoteğinden ayıran önemli bir unsur olmaktadır. Zira, kesin borç ipoteğinde ipotek akit tablosunda belirtilen ana alacaktan başka 4721 sayılı Kanun'un 875. maddesi uyarınca takip giderleri ile faiz ve diğer fer'ileri de teminat kapsamına girmektedir. Üst sınır ipoteğindeki bu ana ilke başlangıçta belirli olmayan bir borca giren ve taşınmazında alacaklı lehine ipotek tesis ettiren borçlu veya borçlu lehine ipotek veren üçüncü kişiler bakımından önem taşıdığı gibi tapu sicilinde kayıtlı ipotek limitine itibar ederek aynı taşınmazda alacakları için ipotek tesis ettirecek üçüncü kişiler yönünden de tapu sicilindeki kayda itibar edilmesi bakımından büyük bir önem taşımaktadır. Tüm bu açıklamalardan ve dosyaya kazandırılan ipotek senedinden tespit edildiği üzere somut olaya konu ipotek üst limit ipoteğidir. İpotek Belgesinin eki olan 10.07.2017 Tarihli Resmi Senet'in 1. Maddesinde ipotek ...'ın; .... tarafından kullanılan veya ileride kullanılacak borçlu ve alacaklı cari hesaplar, lehine verilmiş ve verilecek teminat ve kefalet mektupları, bankanın Merkez ve şubelerinin borçlu, keşideci, muhatap, ciranta, aval, kefil, müşterek borçlu, yed'i emin ve sair sıfatlarla imzasını havi olarak işleme kabul ettiği kambiyo senedi, mukavele, sözleşme, taahhütname ve sair ithalat, ihracat ve bilumum kambiyo ve kısa, orta ve uzun vadeli kredi işlemlerinden ve sebepsiz zenginleşme, haksız fiil, kanun gibi diğer her türlü sebepten doğmuş ve doğacak borçlar, gayrinakit ve nakit kredi türleri, ipotek limiti, akdi ve temerrüt faiz oranları ve bunlara ilişkin vergi, harç, resim, sigorta, fon, vs. hak ve alacaklar tanımlanarak resmi senette belirtilen gayrimenkulün Banka lehine birinci dereceden fekki bankaca bildirilinceye kadar hüküm ifade etmek üzere süresiz ipotek etmeyi kabul ettiği yer almaktadır. Bilirkişi tarafından düzenlenen gerekçeli ve denetime elverişli bilirkişi raporundan tespit edildiği üzere; ipotek tesis edildiği 10.07.2017 tarihinde düzenlenmiş bir Genel Kredi Sözleşmesi bulunmamakla birlikte davalı banka ve .... arasında — 20.05.2020 tarihinde 200.000,00TL limitli, 08.09.2022 tarihinde 5.000.000,00TL limitli sözleşmeler imzalandığı, ....'ün 20.04.2020 tarihinde kullandığı 3 ay ödemesiz 60 ay vadeli 390.000,00TL'lik kredisinin son taksit tarihinin 21.04.2025 olduğu ve bu taksitin 30.04.2025 tarihinde ödenerek kredi riskinin kapandığı, 09.10.2025 dava tarihi itibariyle ...'ün davalı banka nezdindeki KMH hesabının bağlı olduğu vadesiz hesap bakiyesinin 334,84TL olduğu ve risk bulunmadığı, eksi hesap olarak belirtilen KMH bakiyesinin ilerleyen süreçlerde kredi kartı borç ödemeleri nedeniyle zaman zaman eksi bakiyeye döndüğü, güncel olarak ise hesapta borç bakiye bulunmadığı hesabın tekrar artıya döndüğü, ....'ün, kullandığı .... **** **** .... ye S472**** ***$ 8327 nolu kredi kartlarının ekstre borç bakiyelerini son ödeme tarihlerinde defaten ödediği, kredi kartı harcamalarından dolayı bankaya borcu bulunmakla birlikte kredi kartını bir ödeme aracı olarak kullandığı, kredi kartından kaynaklı bir kredi borcunun da bulunmadığı anlaşılmıştır. Davacı yan borcun sona erdiğini belirterek ipoteğin fekkini talep etmiş, davalılar ise kredi kartı borcu sebebiyle borcun devam ettiğini, bu sebeple ipoteğin fekki koşullarının oluşmadığını savunmuştur. Dosya kapsamı ile gerekçeli ve denetime elverişli bilirkişi raporu birlikte değerlendirilerek, ipotek senedinde ipoteğin neleri kapsadığı tek tek sayılmış ve içerisinde kredi kartından kaynaklanan borcun ipoteğe dahil edildiği tespit edilememiştir. Bu nedenle davalı ...'ün bankaya kredi kartı borcu dışında borcu bulunmadığı, kredi kartı borcunun ise ipotek senedinde açıkça belirtilmediğinden ipotek bedeline dahil edilemeyeceği sonuç ve kanaatiyle ipoteğin fekki koşullarının oluştuğu kabul edilerek davanın kabulüne, davacılar ... ile ...'ın davacılar murisi .... adına kayıtlı iken vefatı ile davacılar adına intikal ile kaydedilen .... ili... ilçesi ....mahallesi ... ada 1 parsel 8 nolu bağımsız bölüm üzerindeki ... Tapu Müdürlüğünün 10/07/2017 tarih .... yevmiye numaralı ipotek resmi senedi ile davalı banka lehine tesis edilen 500.000,00TL limitli ipotek sebebiyle davalıya borçlu olmadığının tespiti ile ipoteğin fekkine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; DAVANIN KABULÜ İLE, 1-Davacılar .... ile ...'ın davacılar murisi .... adına kayıtlı iken vefatı ile davacılar adına intikal ile kaydedilen ... ili .... ilçesi ... mahallesi .... ada 1 parsel 8 nolu bağımsız bölüm üzerindeki ... Tapu Müdürlüğünün 10/07/2017 tarih ... yevmiye numaralı ipotek resmi senedi ile davalı banka lehine tesis edilen 500.000,00TL limitli ipotek sebebiyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, 2-Davacılar murisi .... adına kayıtlı iken vefatı ile davacılar adına intikal ile kaydedilen ... ili ... ilçesi ... mahallesi ... ada 1 parsel 8 nolu bağımsız bölüm üzerindeki ....Tapu Müdürlüğünün 10/07/2017 tarih .... yevmiye numaralı ipotek resmi senedi ile davalı banka lehine tesis edilen 500.000,00TL limitli ipoteğin fekkine, 3-Alınması gereken 34.155,00TL karar ve ilam harcından peşin alınan 615,40TL harcı ile 7.924,00TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 25.615,60TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına, Davacı tarafından yatırılan 615,40TL peşin harç, 615,40TL başvuru harcı, 87,50TL vekalet harcı ile 7.924,00TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 9.242,30TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından sarf edilen 366,40TL tebligat ve posta gideri ile 7.500,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.866,40TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 5-Davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince takdir ve hesap edilen 80.000,00TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, Dair, davalılar vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 23/06/2026
Katip .... e-imzalı Hakim .... e-imzalı