Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2026/1518 E. 2026/6280 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1518
- Karar No
- 2026/6280
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2380 E., 2025/2302 K. DAVA TÜRÜ : Ziynet Alacağı İLK DERECE MAHKEMESİ : Adıyaman 2. Aile Mahkemesi SAYISI : 2022/292 E., 2025/439 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Davacı kadının dava dilekçesinde; davalı eş ...'nün müvekkiline mehir senedi ile 300 gram altın ödemeyi taahhüt ettiğini, muaccel olan150 gramının düğünde takıldığını, düğünde takılan altınlarla beraber 430 gram altının davalılardan kayınpeder ...'de olduğunu, müvekkilinin müeccel olarak kalan 150 gram altın ile birlikte toplam 580 gram ziynet alacağının davalı ...'den aynen iadesine, mümkün olmadığı takdirde bedelinin faizi ödenmesini talep ettiği, davalılar vekili; davalı kayın pederin mehir senedinden haberinin olmadığını, düğünde 280 gr altın takılmadığını, altınların kadında kaldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi ilk kararında; düğünde takılan altınların davalı kayınpederin kasasında olduğu yönündeki iddiaları hususunda kadın tanıklarının beyanlarının duyuma dayalı olduğundan ... yönünden davanın reddine, davalı eş ... yönünden ise ziynet eşyalarının değeri yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından tarafların istinaf başvurularının kabulü ile ilk Derece Mahkemesi kararını kaldırılarak eksikliklerin giderilmesi yönünden mahkemesine gönderilmesi kararı verilmiştir. Gönderme kararı sonrası İlk Derece Mahkemesi kararı ile davalılardan kayın peder ... yönünden açılan davanın reddine, davalı eş ... yönünden açılan davada davacının ziynet eşyalarının aynen iade talebinin reddine, ziynet eşyalarının değeri yönünden ise davanın kısmen kabulü ile,15.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline, müeccel 150 gr altın alacağı yönünden dosyanın tefrikine karar verilmiş, bu karara karşı davacı kadının istinaf başvurusu esastan reddedilmiş, davacı kadın tarafından kadın vekili tarafından mehir senedi ile taahhüt altına alınan muaccel ziynet alacağı ve düğünde hediye olarak takılan ziynet eşyası alacağının davalı erkek ve ailesinde kaldığını belirterek talepleri gibi karar verilmesi yönünden temyiz talebinde bulunmuştur.
4721 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesine göre, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. 6100 sayılı Kanun'un 190 ıncı maddesinin birinci fıkrasına göre, kural olarak ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
6100 sayılı Kanun'un 26 ıncı maddesi uyarınca, hakim, tarafların talep sonucu ile bağlı olup, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Ayrıca, aynı Kanun'un 297 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca da, hükmün sonuç kısmında her bir talep hakkında ayrı ayrı hüküm kurulmalı ve taleplerden her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
Vermiş olduğu bir hüküm Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kaldırılan bu kaldırma kararına gerek iradi ve gerekse kanuni şekilde uymuş olan hukuk mahkemesi, karar doğrultusunda inceleme yapmak ve hüküm vermek zorundadır. Mahkeme, kaldırma kararından dönerek direnme kararı veremeyeceği gibi, hükmün kaldırma- bozma kararının kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan bölümleri hakkında da yeni bir hüküm kuramaz. Bundan sonra Mahkemenin yapacağı iş, kaldırma kararı uyarınca ve o doğrultuda işlem yapmak ve gerekli kararı vermekten ibarettir.
Davacı kadın vekili dava dilekçesinde; mehri muaccel 150 gr altın alacağının aynen iadesine olmadığı takdirde bedelinin faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi şeklinde talebinin bulunmasına rağmen İlk Derece Mahkemesinin ilk kararı ile bu talebin hüküm altına alındığı ancak kaldırma kararı sonrasında bu hükmün kesinleşmiş olduğuna dair karar bulunmamasına rağmen ve önceki kararın tümüyle kaldırıldığı gözetilmeksizin bu talep hakkında olumlu veya olumsuz bir hüküm kurulmadığı görülmüştür. Hal böyle iken Mahkemece kadının muaccel 150 gram mehir alacağı talebi yönünden olumlu-olumsuz hüküm kurulması gerekirken hüküm kurulmamış olması doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
3.Davacı kadın dava dilekçesi ile talep ettiği düğünde hediye olarak takılan davaya konu ziynet eşyalarının da aynen iadesine olmadığı takdirde bedelinin faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiş, İlk Derece Mahkemesi ilk kararında; düğünde takılan altınların davalı kayınpederin kasasında olduğu yönündeki iddiaları hususunda kadın tanıklarının beyanlarının duyuma dayalı olduğundan ... yönünden davanın reddine, davalı eş ... yönünden ise davalı erkek tanıklarının beyanları ile 15.000,00 TL değerindeki ziynet eşyasının bozdurularak düğün masraflarının ödendiği sabit olduğundan ziynet eşyalarının değeri yönünden davanın kısmen kabulü ile 15.000,00 TL'nin dava tarihi olan 03.10.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile kadına ödenmesine karar verilmiş, tarafların istinaf talebi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile davacı kadının ziynet eşya alacağı talebi yönünden aynen iade talebinin olduğu davalı erkek eşin tanıkları ile düğün masrafları için bozdurulduğu ifade edilen ziynetin nelerden ibaret olduğu, cins, gram, ayar ve miktarı ne zaman bozdurulduğunun tanıklara sorulmamış olması ve kabul edilen 15.000,00 TL ziynet alacağının altın karşılığının dava tarihindeki değerinin tespit ettirilmesi yönünden tarafların istinaf başvurularının kararın esası ve istinaf sebepleri incelenmeksizin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiş, kaldırma kararı sonrasında İlk Derece Mahkemesince verilen kararda; kadının ziynet eşyaları alacağının aynen iadesi talebinin reddine, ziynet eşyalarının değeri yönünden davanın kısmen kabulü ile 15.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine karar verilmiştir. Davacı kadın vekili tarafından dava dilekçesinde düğünde takılan altınların aynen iadesi olmadığı taktirde bedeline hükmedilmesi talep edildiği halde İlk Derece Mahkemesince gerekçe gösterilmeden aynen iade talebinin reddine karar verildiği görülmüştür. Dosya kapsamından, düğün masrafları için bozdurulduğu ifade edilen ziynetlerin nelerden ibaret olduğu yönünden bilirkişi raporu aldırılmış olduğu anlaşılmıştır. O halde Mahkemece kadının ispat edilen düğün takılarına yönelik davasının kısmen kabulü ile aynen iadesi talebi yönünden 25.12.2024 tarihli bilirkişi raporu ile dava tarihi itibariyle niteliği ve gramı tespit edilen ziynet altınlarının (22 ayar bilezik gramı 132.198 TL, 113,47 gram) aynen iadesine olmadığı takdirde taleple bağlı kalınarak bedeline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
KARAR 1.Davacı kadın vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının mehri muaccel altın alacağı ve düğünde takılan diğer altınlar yönünden ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.İlk Derece Mahkemesi kararının kadın yararına mehri muaccel altın alacağı ve düğünde takılan diğer altınlar yönünden BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.