Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/2205 E. 2026/985 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2205
- Karar No
- 2026/985
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/731 E., 2025/47 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar; asıl davada davalılar-birleşen davada davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; davacı yüklenici ile davalı arsa sahipleri arasında 23.12.2003 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, inşaatın sözleşmeye uygun tamamlanarak arsa sahiplerine teslim edilmesine rağmen müvekkiline sözleşmenin 33/e ve 33/f maddelerine göre verilmesi gereken 2 dairenin verilmediğini ileri sürerek, 10... no.lu bağımsız bölümlerin davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptali ile müvekkili adına tescilini talep etmiştir. Davacılar vekili birleşen dava dilekçesinde; anılan sözleşmede kararlaştırılan sürede inşaatın davalı yüklenici tarafından tamamlanmadığı gibi, iskân ruhsatının da alınmadığını, eksik ve ayıplı işlerin bulunduğunu ileri sürerek, yüklenici nam ve hesabına inşaatın tamamlanarak, oturma ruhsatının alınabilmesi için yapılması gereken harcamalar miktarı kadar bağımsız bölümün satışına yetki verilmesini, inşaatın davalı nam ve hesabına tamamlanması için müvekkilllerine yetki ve izin verilmesini, mümkün olmadığı takdirde eksik işler bedeli ve gecikme tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar vekili asıl davada cevap dilekçesinde; davacının iddiasının doğru olmadığını, inşaatın tamamlanmadığını, iskân ruhsatının alınmadığından yersiz açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek, davanın reddini istemiştir. Davalı vekili birleşen davada cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 14.02.2013 tarihli kararı ile arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında ortak alanlarda eksik imalâtların bulunduğu, iskân ruhsatının alınmadığı gerekçesiyle asıl davanın kabulü ile davaya konu 10... nolu bağımsız bölümler yönünden tapu kaydının iptali ve davacı adına tapuya tesciline, birleşen dava yönünden davacılar ... ve ...'un davalıya yönelik davasında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin tarafı olmadıkları gerekçesiyle HMK'nın 1 14... /2 maddesi gereği dava şartı gerçekleşmediğinden iş bu davacıların, davalıya yönelik davasında husumet nedeniyle davacıların davasının usulden reddine, davacılar ..., ..., ..., ... ve ...'in davalıya yönelik davasında davacıların Borçlar Kanunun 97. maddesine yönelik istemleri yönünden bilirkişi tarafından tespit edilen ve davalı tarafından ... Adliye Şubesi dava dosyası hesabına depo edilen eksik iş bedeli 37.183,00 TL'nin kararın kesinleştiğinde ve talep halinde feri ve nemaları ile birlikte davacılara ödenmesine, davacıların 21.12.2011 tarihli bilirkişi kurulu raporunda belirtildiği gibi işbu bedelin bahçe duvarı ve istinat duvarı, sıva ve boya, açık otopark zeminin yapılması, kapalı otopark yolunun yapılması, ... kat otopark ve sığınak döşeme kaplaması, su deposunun yalıtımının yapılması, hidrofor ile tesisat bağlantısı, 3 tonluk yangın suyu deposu ile tesisatın bağlanması, asansörün yasal eksikliklerinin tamamlanması ve çalışır duruma getirilmesi ve belediyeye ödenecek olan bedelde kullanılmasının istenilmesine, davacıların kira kaybı bedeli talebinin kabulü ile 3.500,00 TL'nin dava tarihi olan 10.10.2008 tarihinden itibaren tahsil tarihine kadar değişken oranda yasal faiz ile birlikte davalıdan tahsili ile ıslah dilekçesinde faiz talep edilmediğinden 22.716,00 TL'nin HUMK'un 74 ve HMK'nın 26. maddesi gereğince davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1.Mahkemenin 14.02.2013 tarihli kararının süresi içinde asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesince, asıl davaya yönelik temyiz itirazları yönünden; keşif ve inceleme sonucunda düzenlenen ve hükme esas alınan bilirkişi raporlarından, yüklenicinin sözleşmeden doğan borcunu 33/f maddesi aşamasına kadar tamamladığı, eş deyişle, 33/e maddesine göre ince işler bitirilerek, sözleşmenin 33/e maddesindeki ikinci dairenin de hak edildiğinin anlaşılmış olmasına göre, dava konusu yapılan iki daireden biri yönünden davanın açılmasına davalıların sebebiyet verdiğinin kabulüyle HMK'nın 326/2. maddesi uyarınca yargılama giderlerinin yarısının davalı tarafa yükletilmesi ve davacı vekili lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiği, birleşen davaya yönelik temyiz itirazları yönünden ise davalı tarafça, arsa sahiplerine düşen bağımsız bölümlerin hükme esas alınan bilirkişi raporunda hesaplamaya esas alınan 24.05.2007 tarihinden önce teslim edildiği, şantiye elektriği aboneliğinin 13.09.2006 tarihinde kesildiği savunulduğu, bu durumda mahkemece, davalının savunması doğrultusunda ilgili elektrik dağıtım şirketinden şantiye elektriği aboneliğinin kesilme ve kişisel elektrik aboneliklerinin kurulma tarihleri sorularak, dairelerin fiili teslim tarihleri ile davalı savunması üzerinde durulup tartışıldıktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak, yüklenici tarafından keşide edilen ihtarnamelerin arsa sahiplerine tebliğ tarihinin fiili teslim tarihi olarak kabulü ile yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
2.Mahkemenin 29.01.2016 tarihli kararı ile kurumlarla yapılan yazışmalar sonucunda abonelik ve işlem tarihlerinin farklı olması sebebiyle su abonelik tarihi olan 2008 yılı Mayıs tarihi itibariyle teslimin yapıldığının kabulünün dosya kapsamına daha uygun olduğu, diğer aboneliklerinin yüklenici tarafından yapılabileceği, ancak su aboneliğinin kat malikleri tarafından bizzat yapıldığı, bu nedenle inşaatın fiili teslim tarihi Mayıs 2008 olarak kabul edilmiş ise de birleşen dosya davacısı tarafından ilk karar temyiz edilmediğinden, Mayıs 2008 tarihi itibariyle hesaplanacak kira kaybı bedelinin fazlaya ilişkin kısmını talep etme imkânı kalmadığı, birleşen dosya davalısı yönünden kazanılmış müktesep hak kabul edilerek taleple bağlı kalınarak davacılar yönünden 26.216,00 TL yönünden kira kaybı tazminatının kabulüne karar verilmesi gerektiği, birleşen dosya yönünden yapılan ıslahta faiz talep edilmediğinden, ıslahla arttırılan 22.716,00 TL yönünden faize hükmedilmemesi gerektiği, birleşen dosyadan eksik iş bedeli tahsiline ilişkin davacı talebini 37.183,00 TL'ye çıkarmış olup, asıl davada bu bedel davacı yüklenici tarafından bankaya bloke edildiğinden yeniden tahsiline karar verilmeden, bloke edilen paranın işlemiş faiziyle birlikte birleşen dosya davacıları ..., ..., ..., ... ve ...'e ödenmesine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle asıl davada davacı yüklenici belirlenen eksik iş bedelini bankaya depo ettiğinden sözleşme gereğince edimlerini yerine getirdiği kabul edilerek, davaya konu taşınmazlar 10... nolu bağımsız bölümlerin tapusunun iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, birleşen davada davacılar ..., ..., ..., ... ve ... yönünden davanın kabulü ile 3.500,00 TL'nin dava tarihi olan 10.10.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan alınıp davacılara verilmesine, 22.716,00 TL'nin davalıdan alınıp davacılara verilmesine, eksik iş bedeli olarak davacı tarafından depo edilen 37.183,00 TL'nin karar kesinleştiğinde işlemiş faiziyle davacılara ödenmesine, davacılara ödenen bedelin binanın eksiklerinin tamamlanmasında kullanılmasına, davacılar ...'ün, ...'un davalarının dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir.
3.Mahkemenin 29.01.2016 tarihli kararının süresi içinde asıl davada davacı-birleşen davada davalı ... İnşaat Emlak Turizm San. ve Tic. İth. İhr. Ltd. Şti. vekilince birleşen dava yönünden temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesince, mahkeme tarafından birleşen davada gecikme tazminatı isteminin kabulüne dair verilen ilk karar, temyiz incelemesi neticesinde, ilgili elektrik dağıtım şirketinden şantiye elektriği aboneliğinin kesilme ve kişisel aboneliklerin kurulma tarihleri sorularak dairelerin fiili teslim tarihleri ile ilgili davalı savunması üzerinde durulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek bozulduğu, mahkemece bozmaya uyulduğu halde, bireysel elektrik aboneliklerinin kurulma tarihleri tespit edilmeksizin, ilk su aboneliği tarihi dikkate alınarak gecikme tazminatı süresinin hesaplanmasının doğru olmadığı, bu durumda mahkemece, talep konusu bağımsız bölümlerin abone numaralarının tespiti ile bu numaralar belirtilmek suretiyle ilgili elektrik dağıtım şirketinden kişisel aboneliklerin kurulma tarihleri sorulup, şantiye elektriği aboneliğinin kesilme tarihi ile ilk doğalgaz bireysel aboneliğinin kurulma tarihleri de dikkate alınarak gecikme tazminatına esas sürenin belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme ile yanılgılı şekilde hüküm kurulduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
4.Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece 29.01.2016 tarihli kararında asıl dava yönünden verilen kararın Yargıtay'ın 14.03.2019 tarihli kararı ile kesinleştiğinden asıl davanın önceki kararındaki gerekçeler kabulüne karar verildiği, birleşen dava yönünden gecikme tazminatı açısından dava tarihi itibariyle asıl davada davalı-birleşen davada davacı arsa sahipleri adına olan dava konusu taşınmazların arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine göre teslim edilmesi gereken tarihin 30.04.2006 tarihi olduğu, bireysel elektrik aboneliğinin tesis edildiği tarihin 14.09.2006, doğalgaz aboneliğinin tesis edildiği tarihin ise 26.10.2006 tarihi olduğu, bu kapsamda hükme esas alınan bilirkişi raporunda da 30.04.2006-14.09.2006 tarihleri arasındaki 5 ay 27 günlük dönem için asıl davada davalı-birleşen davada davacı arsa sahiplerine ait bağımsız bölümlerin toplam kira getirisi 10.266,00 TL olarak hesaplandığı gerekçesiyle asıl davanın kabulü ile dava konusu 10... nolu bağımsız bölümlerin tapusunun iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, birleşen dava yönünden davacılar ..., ..., ..., ... ve ... yönünden davanın kabulü ile 3.500,00 TL'nin dava tarihi olan 10.10.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan alınıp davacılara verilmesine, 10.266,00 TL'nin davalıdan alınıp davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, eksik iş bedeli olarak davacı tarafından depo edilen 37.183,00 TL'nin karar kesinleştiğinde işlemiş faiziyle davacılara ödenmesine, davacılara ödenen bedelin binanın eksiklerinin tamamlanmasında kullanılmasına, davacılar ... ve ...'un davalarının dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Asıl davada davalı- birleşen davada davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ... vekili asıl ve birleşen dava yönünden temyiz dilekçesinde;
a.Davacı yüklenici şirketin arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine aykırı davrandığının ve sözleşmesel edimlerini gereği gibi ifa etmediğinin delillerle sabit olduğunu, eksik işlerin mevcut olduğunu, dava tarihi itibarıyla yapı kullanma izin belgesinin alınmadığını, müvekkillerinin sözleşmeye aykırı davranmadıklarını, davanın açılmasına sebebiyet vermediklerini, yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamaları gerektiğini,
b.Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, teslim tarihi olan 30.04.2006 ile elektrik aboneliği ve doğalgaz aboneliği tarihleri arasında alternatifli kira bedellerinin hesaplanarak, 5 ay 27 günlük dönem için toplam 10.266,00 TL kira bedeli belirlendiğini, bu miktarın kabulü yerinde bulunmakla birlikte fazlaya ilişkin taleplerin reddinin hukuka aykırı olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan gecikme tazminatı istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 nci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; asıl davada davalılar- birleşen davada davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ... vekilince temyiz dilekçesinde birleşen dava yönünden ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Asıl davada davalılar- birleşen davada davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ... vekilinin birleşen dava yönünden yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı harcın birleşen dava yönünden temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 23.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.