Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/3477 E. 2026/973 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3477
- Karar No
- 2026/973
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3332 E., 2025/1185 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/22 E., 2022/449 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin eşi ve davalıların babası olan muris .... 22.08.2020 tarihinde öldüğünü, murisin yaşı ve sağlık durumu nedeniyle bakımının müvekkili tarafından yapıldığını, bu nedenle murisin müvekkiline minnet duygusuyla oturdukları evi müvekkiline devredeceğini defalarca belirttiğini, müvekkilinin okur yazar olmadığını, murisle müvekkili arasında ... 2. Noterliğinin 17.08.2009 tarihli ve 6543 yevmiye sayılı mirastan feragat sözleşmesinin düzenlendiğini, bu sözleşmede müvekkilinin kendisine sözleşmeye konu 4 27... parselde yer alan A Blok, 6 numaralı bağımsız bölümü verdiğini zannettiğini, murisin taşınmaz üzerinde kendisi lehine intifa hakkı tesis ettiğinin anlaşıldığını, murisin daha önce de davalılardan oğlu .... ile mirastan feragat sözleşmesi yaptığını, böylelikle murisin taşınmazlarının davalı kızı ..... kaldığını, murisin müvekkiline karşı iradesinin bu yönde olmadığını, müvekkilinin aldatılmış olduğunu belirterek, mirastan feragat sözleşmesinin iptali ile 2 numaralı bağımsız bölüm üzerindeki intifa şerhinin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; müteveffa ...'in mal varlığının murise ailesinden kalan ve davacı ile evliliğinden öncesinde mülkiyetine geçmiş olan mallardan oluştuğunu, davacının hastalığı boyunca hiçbir zaman murisle ilgilenmediğini, davacının mirastan feragat sözleşmesini noter huzurunda yaptığını, sözleşmede tanıkların da imzalarının bulunduğunu, ...'in de mirastan feragat sözleşmesi ile feragat ettiğini, ...'e verilen Beşiktaş'taki dairenin değerinin davacıya düşecek olan miras payıyla aynı değerde olduğunu, davacının dava dilekçesinde saymış olduğu taşınmazların iddia edildiği gibi yüksek değeri olan taşınmazlar olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 22.06.2025 tarihli ve 2021/22 Esas, 2022/449 Karar sayılı kararı ile "...davacı tarafça TBK'nın 36. maddesi uyarınca aldatıldığından dolayı mirastan feragat sözleşmesinin iptalini istemiş ise de dinlenen tanıklar ile dosya içerisine alınan devir sözleşmelerinden 4 27... parsel sayılı taşınmazda yer alan A Blok, 2. Kat, 6 numaralı bağımsız bölümün davacının adına devredilerek tescil edildiği, bu mesken karşılığından davacaının mirastan feragat ettiği, okuma yazması bulunmasa da yapılan işlemden haberdar olduğunun tanık beyanlarıyla anlaşıldığı, davacı tarafından feragat sözleşmesinin usulüne uygun düzenlenmediği iddiasında da bulunularak eldeki davanın açıldığı, incelenen feragat sözleşmesinde davacının okuma yazma bilmediği hususunun belirtildiği, bu nedenle iki tanık huzurunda feragat sözleşmesinin düzenlendiği, HUMK'un parmak izli sözleşmelerin düzenlenme şekli ve şartları konusunda öngördüğü kuralların bir geçerlik şekli olmayıp ispat şekline ilişkin olduğu, bu düzenleme şeklinin ancak parmak izinin inkar edilmesi halinde söz konusu olacağı, aksi durumun TMK'nın 2. maddesi gereği dürüstlük kuralına da uygun olmayacağı, davacının davasını ispatlayamadığı, dava konusu intifa şerhinin güncel tapu kaydında yer alamadığı.." gerekçesiyle "...mirastan feragat sözleşmesinin iptali talebi yönünden davanın reddine; dava konusu taşınmaz üzerindeki şerhin kaldırılması talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına..." karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda (III) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 28.05.2025 tarihli ve 2022/3332 Esas, 2025/1185 Karar sayılı kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun "...esastan reddine...." karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde dava dilekçesinde yer alan nedenleri tekrar ederek; 1.Mahkemece verilen davanın reddine yönelik kararın yerinde olmadığını, mahkemece eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, 2.Müvekkilinin dava konusu sözleşmeyle mirasçılık sıfatını kaybettiğini, 3.Aldatma yoluyla müvekkilinin iradesinin sakatlandığını, 4.TMK'nın 535. maddesine yönelik değerlendirmenin yanlış yapıldığını belirterek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; mirastan feragat sözleşmesinin iptali ile intifa hakkına yönelik şerhin terkini istemlerine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.