Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2026/3121 E. 2026/7784 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/3121
Karar No
2026/7784
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1933 E., 2025/3341 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 41. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/107 E., 2024/201 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'in, 20.06.1998 tarihinde dava dışı ... Ticaret Limited Şirketi... ...İstanbul) (Şirketin yeni ismi: ..../İstanbul) işyerinde "Operatör" olarak çalışmış olduğunu, devam eden dönemde ise "Usta" olarak çalıştığını, iki kardeşi ile birlikte 65-70 milyon TL. arası ücret karşılığı çalıştığını, aynı zamanda yabancı uyruklu (...) göçmen de çalışmakta olduğunu, işin yoğunluğuna göre 10... arası değişen çalışan mevcut olduğunu, işyerinde yatıp kalkar, yemeklerini de kendi imkanları ile işyerinde hazırladıklarını, askerlik sebebi ile işyerinden ayrıldığını, işyerinin sol tarafında.. sağında ..., karşısında .......'in deposu bulunmakta olduğunu, dava dışı işverenin, müvekkilinin 20.06.1998 tarihindeki çalışmasını Kuruma bildirmemiş olduğunu belirterek Müvekkilinin dava dışı işveren bünyesinde 20.06.1998 tarihinde bir gün süre ile çalışmış olduğunun tespitine, 20.06.1998 tarihinin müvekkilinin sigortalılık başlangıç tarihi olduğunun tespiti ile kurum kayıtlarına işlenmesine ve müvekkilinin ödenmeyen sigorta primlerinin işveren tarafından davalı ... Kurumuna ödetilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın hak düşürücü süre geçtiğinden reddine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, davacı vekilinin isteminin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine, karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin 20.06.1998 tarihinde dava dışı... Limited Şirketi (yeni unvanı: ... Yapı Kimyasalları Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi) nezdinde operatör olarak çalışmaya başladığını, askere gittiği tarihe kadar kesintisiz olarak şantiyede yatıp kalkmak suretiyle usta olarak çalışmasını sürdürdüğünü, ancak bu çalışmalarının dava dışı işveren tarafından Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmediğini; yerel mahkeme ve Bölge Adliye Mahkemesi tarafından davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesinin usul, yasa ve hakkaniyete aykırı olduğunu, zira müvekkilinin Kurum kayıtlarında yer alan bir kısım çalışmaları nedeniyle dava konusu dönemin "blok/kesintisiz çalışma" kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, yerleşik Yargıtay ve Hukuk Genel Kurulu içtihatları uyarınca kesintisiz geçen çalışmalarda hak düşürücü sürenin işlemeyeceğini; hizmet tespiti davalarının kamu düzenine ilişkin olduğunu ve mahkemece re'sen araştırma yapılması gerektiğini, dinlenen komşu işyeri tanıklarının beyanlarının müvekkilinin iddialarını doğruladığını, Kurumun ve işverenin tescilsiz çalıştırmadaki kusurlarına dayanarak hak düşürücü süre itirazında bulunmasının Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılması yasağı ilkeleriyle bağdaşmadığını; ayrıca müvekkilinin yargılama giderlerini karşılayacak maddi gücü bulunmadığını belirterek, öncelikle adli yardım talebinin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının müvekkili yararına bozulmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, sigorta başlangıç tarihinin tespiti istemine ilişkindir. 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Temyiz yoluna başvuru harcı ve aşağıda yazılı harcın ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2026/3121, K. 2026/7784, T. 01.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2026-3121-e-2026-7784-k-088aea641538