Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/3302 E. 2026/1300 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3302
Karar No
2026/1300
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1094 E., 2025/808 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Balıkesir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/426 E., 2023/150 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; muris ...'un 19.12.2020 tarihinde öldüğünü, davalının ise murisin torunu olduğunu, murise ait tüm mal varlığının ........... Noterliğinin 05.08.2020 tarih ve ... yevmiye numaralı resmî vasiyetnamesi ile davalıya vasiyet edildiğini, murisin ilkokul mezunu olmasına ve okuma yazma bilmesine karşın vasiyetnamenin okur yazar olmayanlara özgü yöntemle düzenlendiğini, bu durumun yapılan işlemi şekil yönünden sakatladığını ileri sürerek, öncelikle dava konusu vasiyetnamenin iptaline, bu talebin kabul edilmemesi hâlinde ikinci kademede müvekkilinin saklı payının ihlali nedeniyle tenkise karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; iptali talep edilen vasiyetnamenin tanzimi sırasında murisin yakın gözlüğünü yanına almadığını fark ettiğini, bu sebeple dava konusu vasiyetin muris tarafından bizzat sözlü olarak resmî memura bildirdiğini, vasiyetnamenin noter tarafından murisin iradesi doğrultusunda tanzim edildiğini ve şekle aykırılığın söz konusu olmadığını, okuma yazma bilmeyenler için yasada öngörülen şekil şartının vasiyet edenin iradesinin korunmasına yönelik olduğunu, murisin iradesi yönünde işlem yapıldığını doğrulamak için resmî memur tarafından vasiyetnamenin okunduğunu ve iki tanığın katılımı ile işlemin geçerlilik kazandığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 09.03.2023 tarihli ve 2021/426 Esas, 2023/150 Karar sayılı kararı ile; "...dava konusu vasiyetnamenin TMK'nın 535. maddesine uygun şekilde tanzim edildiğinin anlaşıldığı...eldeki davanın hak düşürücü süre içinde açıldığının tespit edildiği, tenkis hesabı yönünden yapılan incelemede muris tarafından yapılan tasarrufun davacının saklı payını ihlal ettiğinin anlaşıldığı..." gerekçesiyle "...vasiyetnamenin iptali talebi yönünden açılan davanın reddine, tenkis yönünden davacı talebinin kabulü ile 661.733,88TL tenkis bedelinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine ..." karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda (III) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 14.05.2025 tarihli ve 2023/1094 Esas, 2025/808 Karar sayılı kararı ile; "...davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine...." karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 1. Mahkemenin tanık beyanındaki ifadeleri dikkate almadan hüküm kurduğunu, murisin düzenlediği vasiyetnameden pişman olduğunu tanığa ifade ettiğini, bu durumun murisin iradesinin etkiye uğradığının göstergesi olduğunu, 2. Murisin okur yazar olduğu hâlde okuma yazma bilmeyenlere özgü yöntemle vasiyetname düzenlemesinin evrakta sahtecilik boyutunda bir eylem olarak değerlendirilmesi gerektiğini, 3. Bilirkişi raporunda taşınmazların değerinin düşük hesaplandığını belirterek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, vasiyetnamenin iptali, ikinci kademede tenkis istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/3302, K. 2026/1300, T. 09.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-3302-e-2026-1300-k-8429b21a4e13