Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/1855 E. 2026/2666 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1855
Karar No
2026/2666
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/111 E., 2025/20 K.

Mahkeme kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 12.05.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde temyiz eden davalı vekilleri Avukat ... ve Avukat .... ile karşı taraftan davacı vekili Avukat ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için 13.05.2026 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; vekil edeni tarafından 22.08.2003 tarihinde satın alınan 18 71... parsel sayılı taşınmazın davalı tarafından haksız şekilde tasarruf edildiğini belirterek dava tarihinden geriye doğru beş yıllık ecrimisil bedelinin 10.000,00 TL'sinin davalıdan yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu taşınmazı önceki malikten haricen satın ve teslim aldığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARLARI İlk Derece Mahkemesinin 11.02.2020 tarihli kararıyla; davanın kısmen kabulüne, toplam 776.514,41 TL ecrimisil bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 30.10.2020 tarihli kararı ile istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin 30.10.2020 tarihli kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 15.02.2022 tarihli ve 2021/4762 Esas, 2022/1048 Karar sayılı kararı ile; davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, “..Hemen belirtilmelidir ki, bir kısım davalıların haklı ve geçerli bir nedene dayanmaksızın davacıya ait taşınmazın işgal ettiği saptanarak ecrimisile hükmedilmesinde kural olarak bir isabetsizlik yoktur. Ne var ki; dava konusu taşınmaz “Kargir Fabrika Binası” niteliğinde olup taraflar arasında görülen Gebze 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 04.10.2019 tarih ve 2015/710 Esas, 2019/214 Karar sayılı TMK’nın 724. maddesine dayalı tapu iptali ve tescil ikinci kademede tazminat davası içeriğine göre, taşınmaz üzerinde yer alan bir takım muhdesatların davalı tarafından meydana getirildiği belirtilmektedir. Bu durumda, (var ise) davalı tarafından inşaa edilen muhdesat ve/veya muhdesatların bulunduğu kısımların arsa niteliği gözetilerek ecrimisil hesaplanması gerektiği kuşkusuzdur. Bu durumda, mahkemece öncelikle taraflar arasında görülen dava dosyaları da ikmal edilerek, konusunda uzman bilirkişiler eşliğinde yapılacak keşif ile davalının (var ise) meydana getirdiği muhdesat ve/veya muhdesatların tereddüte mahal bırakılmayacak şekilde saptanması, tespit edilecek muhdesat ve/veya muhdesatların kapsadığı yerlerin (infaza elverişli olacak şekilde) ölçekli ve koordinatlı fen bilirkişisi raporunda net olarak gösterilmesi ve ondan sonra, infaza imkan verecek iş bu rapor da esas alınmak suretiyle bu alanlar yönünden (bizatihi) arsa niteliğine göre diğer kısımların ise mevcut duruma göre değerlendirilerek Yargıtay uygulamalarına uygun ecrimisil hesabı yapılması gerekirken, yazılı şekilde sonuca gidilmesi doğru görülmemiştir...” belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ecrimisil bedelinin (dava konusu taşınmazda bulunan) idari bina ve güvenlik binası ile açık alan saha betonu yönünden ilk kararda hükme esas alınan rapordan daha fazla hesaplandığı ve davalı yararına oluşan usulü kazanılmış hakkında göz önünde tutulması gerektiğini gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, toplam 675.164,06 TL ecrimisil bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. VI. TEMYİZ Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davasının vekile edeni lehine sonuçlandığını, Gebze 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/141 Esas sayılı dava dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, davalının dava konusu fabrika binasını 15.11.1990 tarihli protokol doğrultusunda ... A.Ş’nin temsilcisi ...'ndan satın aldığını, haksız işgalin söz konusu olmadığını, taşınmazın 30 seneden beri müvekkilinin zilyetliğinde bulunduğunu, gayrimenkulün iadesinin talep edilmediğini, ecrimisil şartlarının oluşmadığını, davalının iyiniyetli olup ecrimisilden sorumlu tutulamayacağını, hükmedilen ecrimisil miktarının fahiş olduğunu ve bilirkişi raporuna karşı itirazlarının dikkate alınmadığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, ecrimisil istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Yargıtay duruşma vekâlet ücreti olan 40.000,00 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,13.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/1855, K. 2026/2666, T. 13.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-1855-e-2026-2666-k-72118aa7f38d