Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026/2166 E. 2026/2516 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2166
- Karar No
- 2026/2516
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2025/168 E., 2026/42 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 1 21... parsel sayılı taşınmazın müvekkili adına kayıtlı olduğunu, davalı tarafın uzunca bir zamandır taşınmazı işgal etmesi nedeniyle müvekkilinin taşınmazı kullanamadığını, müvekkilinin .... Noterliğinin 12.03.2019 tarihli ve ... yevmiye No.lu ihtarnamesini keşide ettiğini, davalının .... Noterliğinin 09.05.2019 tarihili ve ... yevmiye No.lu ihtarnamesi ile taşınmazı kullandığını kabul ettiği gibi müvekkiline ait arazi içinde bulunan taşınmazları kendisinin yaptığını ileri sürerek 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 724. maddesinden kötüniyetle yararlanmaya çalıştığını belirterek, müvekkiline ait 1 21... parsele davalının yapmış olduğu haksız ve hukuka aykırı müdahalenin men'ini, fazlaya ilişkin dava ve talep hakkı saklı kalmak üzere 19.03.20 14... .03.2015 tarihleri arası için yıllık 30.000,00 TL haksız işgal tazminatının ihtarnamenin tebliğ tarihi olan 18.03.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı ile davacının aralarında sözlü olarak yaptıkları anlaşma sonucunda 1 21... parsel üzerinde davalının 10 yıl önce lüks bir ev ve havuz inşa ettiğini, davacının davalı müvekkiline komşu olduğunu, davalının davacının arazisinde oturduğunu bilmemesinin mümkün olmadığını, bu süreçte hiçbir şekilde ecrimisil yahut tahliye talebinde bulunmamış olmasının davacının kötüniyetini açıkça ortaya koyduğunu, yapı değerinin arazi değerinden açıkça fazla olduğunu, davacı tarafça gönderilen ihtara cevap mahiyetinde gönderdikleri ihtarname ile 4721 sayılı Kanun'un 724. maddesi gereğince uygun bedel karşılığında arazi mülkiyetinin müvekkiline devri ve tescilinin taraflarınca talep edildiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 31.12.2020 tarihli kararı ile davacıların men'i müdahale isteminin kabulü ile davalının 1 21... parsel sayılı taşınmaza el atmasının önlenmesine, davacının ecrimisil talebinin kısmen kabulü ile 19.03.20 14... .03.2015 arası dönem için 13.869,84 TL ecrimisilin 18.03.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 31.12.2020 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesinin 28.05.2024 tarihli ve 2023/520 Esas, 2024/901 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 28.05.2024 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 29.04.2025 tarihli ve 2024/3506 Esas, 2025/2301 Karar sayılı kararında; dava süreci içerisinde davalının savunma yoluyla temliken tescil istemi bulunduğu hâlde bu konuda olumlu-olumsuz karar verilmemesi ve davalının el attığı yerin değeri ile talep edilen ecrimisil bedelinin toplamı üzerinden harç ve vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği hâlde dava konusu taşınmazın tamamının üzerindeki yapılar ile değerinin toplamı üzerinden harca ve vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile temliken tescil koşullarının sübut bulmadığı, evlerin önündeki havuzun bizzat davalı tarafından ve davalının parası ile yapıldığının tam olarak ispat edilemediği, çapa bağlı taşınmaza davalının el atmasının sabit olduğu, davacı ve davalı arasındaki arkadaşlık ve anlaşma gereğince davalının taşınmazda uzun süreli kullanımına engel olunmaması karşısında davalının ihtarname tebliğ tarihi olan 18.03.2019 tarihinden itibaren kötüniyetli zilyet hâline geleceği kanaatine varılarak davacının 20 14... yılları arasına ilişkin ecrimisil isteminin ve davalının yasal şartları oluşmayan temliken tescil isteminin reddine, davacının men'i müdahale isteminin kabulü ile davalının 1 21... parsel sayılı taşınmaza el atmasının önlenmesine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 1. 4721 sayılı Kanun'un 724. maddesi gereğince gerekli olan iyiniyet, yapı değerinin arazi değerinden fazla olması şartlarının bulunduğunu, bedeli depo edebileceklerini, ifraz hakkında yeniden ek rapor alınması gerektiğini, 2. İyiniyetli malzeme sahibi olan müvekkilinin ekonomik menfaatini korumak amacıyla müvekkili lehine irtifak hakkı, üst hakkı, paylı mülkiyet kurulması vb. seçenek çözümlerin uygulanması gerektiğini, yoksa iyiniyetli olan müvekkilinin inşa ettiğini ve davacının arazisinden fazla değere sahip yapıların bedelsiz şekilde davacı uhdesinde kalacağını ve müvekkilinin ekonomik menfaatinin ihlal edilmiş olacağını, 3. Gerekçeli kararda yer verilen ''yapı ve havuzun davalı tarafından yaptırıldığı ispat edilemediği''nin kabulünün tanık beyanları ve önceki bilirkişi raporları ile uyumsuz olduğunu, 4. Yerel mahkeme hükmünün eksik ve yetersiz gerekçe ile tesis edildiğini, 5. Harç ve vekâlet ücreti hesabının hatalı olduğu, dava değeri/nispi vekâlet hesabında bozma ilâmındaki ölçütün gözetilmediğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, mülkiyet hakkına dayalı el atmanın önlenmesi ve ecrimisil, savunma yoluyla temliken tescil istemine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Somut olayda; hükümde, uyulan bozma ilâmı uyarınca temliken tescil yönünden yapılan araştırma ve inceleme sonucunda verilen kararda bir isabetsizlik yoktur. Fakat, bozma ilâmında davalının el attığı yerin değeri ile talep edilen ecrimisil bedelinin toplamı üzerinden harç ve vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği hâlde dava konusu taşınmazın tamamının üzerindeki yapılar ile değerinin toplamı üzerinden harca ve vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru görülmeyip bozma nedeni yapıldığı ve Mahkemece bozma ilâmına uyulduğu hâlde gereğinin yerine getirilmediği anlaşılmıştır. Mahkemece, el atılan yerin değeri olan 135.238,00 TL üzerinden harç ve vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken, dava konusu taşınmazın tamamının ve üzerindeki yapıların değerinin toplamı olan 763.636,36 TL üzerinden harca ve vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir. Hükmün bu nedenle bozulması gerekmekte ise de; bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2 hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (4) numaralı bendinin hüküm sonucundan çıkartılarak yerine ''4-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 9.238,10 TL karar ilam harcının peşin alınan 1.707,75 TL peşin harç ile 12.065,13 TL tamamlama harcından mahsubu ile, fazla alınan 4.534,78 TL harcın davacıya iadesine,'' ibaresinin eklenmesine, (7) numaralı bendinin hüküm sonucundan çıkartılarak yerine ''7-Davacı tarafından yatırılan toplam 9.238,10 TL peşin ve tamamlama harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,'' ibaresinin eklenmesine, (5) numaralı bendindeki ''hesaplanan'' ibaresinden sonra gelen ''120.547,02 TL'' ibaresinin hüküm sonucundan çıkartılarak yerine ''45.000,00 TL'' ibaresinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,06.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.