Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/4695 E. 2026/2765 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4695
- Karar No
- 2026/2765
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1269 E., 2025/1540 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Cihanbeyli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/151 E., 2024/40 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı karşı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 1137 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, davalının dava konusu taşınmaza hakkı olmadan bina ve eklentilerini inşa etmek suretiyle müdahalede bulunduğunu ileri sürerek, davalının dava konusu taşınmaza müdahalesinin önlenmesine, taşınmaz üzerindeki yapıların yıkılarak kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların müvekkili ile davacıya müşterek murisleri olan babalarından intikal ettiğini, yıkılması istenen yapıların davacının izni ile 20 sene önce inşa edildiğini, müvekkilinin iyi niyetli olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuş; karşı dava dilekçesinde ise asıl davada davacı tarafından yapılan duvarın müvekkilinin parseline taşarak müdahalede bulunduğundan bu duvarın yıkılması gerektiğini, müvekkili tarafından inşa edilen yapıların bedelinin zemin değerinden yüksek olduğunu iddia ederek, uygun bedel karşılığı taşkın yapıların yer aldığı zemin mülkiyetinin müvekkili adına tesciline karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 19.12.2025 tarihli ve 2024/151 Esas, 2024/40 Karar sayılı kararı ile; "...mahkemece yapılan keşif, düzenlenen bilirkişi raporları ve keşif mahallinde dinlenen tanıkların beyanlarına göre yapıların diğer parsele tecavüzlü olduğunun herkesçe bilindiği, tarafların tecavüzü bilerek ve anlaşarak sınır çektiklerinin beyan edildiği, bu sebeple davalı karşı davacının iyi niyetli olduğundan bahsedilemeyeceği..." gerekçesiyle; "...asıl davanın kabulü ile...fen bilirkişisi tarafından tanzim olunan 05.07.2023 havale tarihli rapor ve ekli krokisinde...gösterilen B, C, D, E ve G harfli kısımlara davalı tarafından yapılan müdahalenin menine, taşkın yapıların kaline, ....karşı davacının temliken tescil talebinin reddine, ...1138 parselde krokide I harfi ile gösterilen 72.12 m² ihata duvarı ilişkin alanlara davacı karşı davalı tarafından yapılan müdahalenin menine, taşkın yapıların kaline, ..." karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda (III) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davalı-karşı davada davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 16.07.2025 tarihli ve 2025/1269 Esas, 2025/1540 Karar sayılı kararı ile "...istinaf başvurusunun esastan reddine..." karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda (IV) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davalı-karşı davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Temyiz dilekçesinde, asıl davaya cevap ve karşı dava dilekçesinde yer alan nedenleri tekrarla; müvekkilinin iyi niyetle yapıları inşa ettiğini, tanık beyanları dikkate alındığında davacının yıkım talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili tarafından inşa edilen yapıların zemin değerinden 5 kat daha değerli olduğunun bilirkişi raporunda tespit edildiğini, tesis kadastrosundan önce zeminin tek parça halinde kullanıldığını belirterek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Asıl dava, el atmanın önlenmesi ve yıkım; karşı dava temliken tescil, el atmanın önlemesi ve yıkım istemlerine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl davada davalı-karşı davada davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.