Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2025/5866 E. 2026/5257 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/5866
- Karar No
- 2026/5257
- Karar Tarihi
HÂKİMLİĞİ : Büyükçekmece 1. Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2016/2546 Değişik İş KABAHAT : 4458 sayılı ... Kanunu'na muhalefet KARAR : İdari yaptırım kararına yönelik itirazın reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na aykırı davranmak eyleminden dolayı kabahatli ... hakkında anılan Kanun’un 3/ 11... /2. maddeleri gereğince 1.585.272,52 Türk lirası idarî para cezası uygulanmasına ilişkin Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 06/12/2010 tarihli ve 2009/1130 kabahat, 2010/2294 sayılı idarî yaptırım kararına yönelik başvurunun reddine dair Büyükçekmece 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 11.02.2016 tarihli ve 2014/215 değişik iş sayılı kararına karşı yapılan itirazın kısmen kabulüne, başvuruda bulunan ... hakkındaki idari para cezasının 6455 sayılı Kanun ile değişik 4458 sayılı ... Kanunu’nun 235/1-c fıkrası gereğince gümrüklenmiş değer olan 528.405,84 Türk lirasının 2 katı olan 1.056.811,68 Türk lirası olarak uygulanmasına ilişkin Büyükçekmece 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 29.03.2016 tarihli ve 2014/215 değişik iş sayılı ek kararına yönelik itirazın Büyükçekmece 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 19/04/2016 tarihli ve 2016/2546 değişik iş sayılı kararı ile reddine kesin olarak karar verilmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 29.09.2025 tarihli 94660652-105-34-32830-2024-KYB sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.10.2025 tarihli ve KYB-2025/113525 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.10.2025 tarihli ve KYB-2025/113525 sayılı kanun yararına bozma isteminin; ''Dosya kapsamına göre, Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı İdari Yaptırım Bürosu'nun 06.12.2010 tarihli anılan idari yaptırım kararı ile kabahatlinin yetkilisi olduğu ... Aydınlatma San. ve Tic. Ltd. Şti. adına sahte ... uygunluk belgesi ile yurda eşya ithal edildiği gerekçesiyle 5607 sayılı Kanun'un 3/ 11... /2. maddeleri gereğince 1.585.272,52 Türk lirası idari para cezası uygulandığı, anılan idari yaptırım kararına karşı yapılan başvuru üzerine, Büyükçekmece 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 11.02.2016 tarihli ve 2014/215 değişik iş sayılı kararı ile, "... şirket yetkilisi olan kabahatlinin beyannamelerin eki olan ... uygunluk belgelerini sahte olarak düzenlendiğini bilmemesinin hayatın olağan akışı karşısında mümkün olmadığı, nitekim Yüksek Yargıtay 11.Ceza Dairesi'nin 28.10.2015 gün ve 2013/184 93... /30311 karar sayılı kararının da bu görüşü doğruladığı, aynı şekilde 22.05.2013 günlü bilirkişi raporundaki tespitlerin de aynı yönde olduğu, bu duruma göre de başvuruda bulunan tarafından hukuken kabul edilebilir herhangi bir geçerli itiraz nedeninin ileri sürülemediği..." şeklindeki açıklamalar ile başvurunun reddine karar verilmesini takiben, anılan karara karşı yapılan itirazın kısmen kabulü ile idari para cezasının 1.056.811,68 Türk lirası olarak uygulanmasına dair Büyükçekmece 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 29.03.2016 tarihli ve 2014/215 değişik iş sayılı ek kararına karşı yapılan itirazın, mercii Büyükçekmece 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 19.04.2016 tarihli ve 2016/2546 değişik iş sayılı kararı ile reddine karar verildiği, Her ne kadar, anılan idari yaptırım kararına karşı yapılan başvuru üzerine Mahkemesince, şirket yetkilisi olan kabahatlinin beyannamelerin eki olan ... uygunluk belgelerini sahte olarak düzenlendiğini bilmemesinin hayatın olağan akışı karşısında mümkün olmadığı, Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 28.10.2015 tarihli kararının da bu görüşü doğruladığı ve yine 22.05.2013 tarihli bilirkişi raporundaki tespitlerin de aynı yönde olduğundan bahisle başvurunun reddine karar verildiği anlaşılmış ise de, Kabahatli vekilinin 26.08.2024 tarihli dilekçesi ile özetle, kabahatlinin yurt dışından led ve buna ilişkin elektrik malzemeleri getirdiği, buna ilişkin olarak o tarihteki Gümrükçüsü ...'a vekaletname verildiği, yurt dışından getirmiş olduğu malzemelerin tüm ..., ... ve her türlü işlemlerinin bu vekaletle ... müşavirliği tarafından yapıldığı, kabahatlinin hiç bir şekilde ... ya da ... işlemlerinin hiçbirine karışmadığı, buna ilişkin olarak dosyada vekaletname ve ... müşavirliğine ... ödemelerini yaptığına ilişkin makbuzların bulunduğu, kabahatlinin yüzlerce dosyasından sadece bugüne kadar bir dosyasında işlemediği bir evrakta sahtecilik suçundan dolayı para cezası verildiği ifade edilerek anılan karar aleyhine kanun yararına bozma isteminde bulunulduğu nazara alındığında, Somut olayda, bahse konu idari yaptırıma konu eylem ( sahte ... uygunluk belgesi ile yurda eşya ithal edilmesi) nedeniyle ... ve diğer şahıslar (..., ... ve ...) haklarında ayrıca soruşturma yürütülerek resmi belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davasına ilişkin yapılan yargılama sonunda, Büyükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 06.12.2011 tarihli ve 2009/2371 esas, 2011/2303 sayılı kararı ile, ; "... sanıklardan ...’nin ... ... Aydınlatma firmasının sahibi olduğu, bu firmanın ... ... Müdürlüğü’nce tescilli 07.12.2007/142440, 08.08.2007/88592, 08.08.2007/88602 tarih ve sayılı beyannameleri ekli olan ... belgelerinin ... Avrupa Yakası İthalat Müdürlüğü’nce düzenlemediğinin ve sahte olduğunu tespit edildiği, söz konusu ithalat işlemini bu firma adına sanıklardan ...’in imzaya yetkili ortağı olan Ortaklar ... Müşavirliği firmasının gerçekleştirdiği, her ne kadar sanık ... ve ... hakkında hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kamu davası açılmışsa da sanıkların aşamalarda değişmeyen tutarlı savunmalarının aksini kabul etmeyi ve mahkumiyetini gerektirir her türlü şüpheden uzak, bilgi ve görgüye dayalı delil elde edilemediği, şüpheden sanığın yararlanması gerektiği, diğer yandan sanıklar ... ve ...’ın ... Aydınlatma firmasının ... işlerini takip ettikleri ve suça konu sahte belgeleri birlikte aynı suç işleme kastı altında düzenledikleri anlaşılmış..." şeklindeki gerekçe ile sanıklar ... ve ...'ın beraatine, sanıklar ... ve ...'nin ise atılı resmi belgede sahtecilik suçundan cezalandırılmalarına karar verildiği, Büyükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 06.12.2011 tarihli kararının temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 28.10.2015 tarihli ve 2013/18493 esas, 2015/30311 karar sayılı ilamı ile, yargılama konusu eylemin 5237 sayılı Kanun'un 204/2. maddesinde yaptırıma bağlanan memurun resmi belgede sahteciliği ve bu suça iştirak suçunu oluşturup oluşturmadığına ilişkin delilleri takdir ve değerlendirmenin üst dereceli ağır ceza mahkemesine ait bulunduğundan bahisle bozma kararı verildiği, Söz konusu bozma kararından sonra yeniden yapılan yargılama sonunda, Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 28.12.2016 tarihli ve 2016/96 esas, 2016/481 sayılı kararı ile, "Sanıklardan ...'ın ... Aydınlatma firmasının sahibi olduğu, bu firmanın ... ... Müdürlüğü’nce tescilli 07.12.2007/142440, 08.08.2007/88592, 08.08.2007/88602 tarih ve sayılı beyannamelerine ekli olan ... belgelerinin ... Avrupa Yakası İthalat Müdürlüğü’nce düzenlenmediğinin ve sahte olduğunu tespit edildiği, söz konusu ithalat işlemini bu firma adına Ortaklar ... Müşavirliği firmasının gerçekleştirdiği, sanık ...'in evrakları düzenlemeyip, ... başvurusunu kendisinin yapmadığı, uygunluk belgelerinin de kendisinin almadığı, sadece şirketin imza yetkilisi olduğunu, davaya konu ürünlerle ilgili varsa ithalat yasağı varsa sisteme neden girilmediğini bilmediğini, bu nedenle evrakların sahte olacağını bilemeyeceği, sanık ...'in imza yetkisi olmadığı, sadece evrak getir-götür işi yaptığı, evrakların içeriğini bilmediği, sanık ...'nin de ... Aydınlatma firmasının sahibi olduğu, düzenlenen evraklarla birebir ilgisinin olmadığı, ..., Diğer yandan sanık ...’ın ... Aydınlatma firmasının ... işlerini takip ettiği, Ortaklar ... Müşavirliği firmasının müşteri temsilcisi olduğu, ... giden belgelerin ofisten kurye vasıtasıyla çıktığı, ithalata uygun olmadığına dair belgeleri ... 'den sanık ...'nin aldığını ve belgeleri getirip ofiste dosyaya koyduğunu, kendisinin bu belgeleri görmediğini, normalde ... işlemleri için kendisinin elemanları yönlendirdiğini, evrakların dönüp dönmediğini kendisinin baktığını, dosyaya konulan evraklarla ilgili olumlu cevabı yazı geldikten sonra ... işlemlerini kendisinin sonlandırdığını, sanığın kendisi de kabul etmiş olup evrakın nihai olarak dosyasına konulup buna göre ... işlemlerinin tamamlandığı yer ve kişi olan sanık ...'ın suça konu sahte belgeleri düzenlediği kanaatiyle,..." şeklindeki açıklamalarla atılı suçun sanık ... tarafından işlendiğinden bahisle anılan sanığın üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçundan cezalandırılmasına karar verildiği, bununla birlikte bahse konu suçun sanıklar ..., ... ve ... tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçesiyle anılan sanıkların 5271 Sayılı CMK nun 223/2-e maddesi gereğince ayrı ayrı beraatlerine karar verildiği, Öte yandan, anılan idari yaptırım kararına karşı başvuru üzerine Mahkemece bilirkişi heyetinden aldırılan 22.05.2013 tarihli bilirkişi raporunda da, kabahatli ... hakkında bahse resmi belgede sahtecilik suçundan beraat kararı verildiği cihetle, itiraza konu idari yaptırım kararının dayanaktan yoksun kaldığı ve bu itibarla kabahatlinin başvurusunun kabul edilmesi gerektiğine yönelik kanaat belirtildiği anlaşılmakla, kabahatli ... hakkında uygulanan idari yaptırım kararına karşı yapılan başvurunun kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden, mercii tarafından itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.'' şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun "Soruşturma zamanaşımı" kenar başlıklı 20. maddesinin 1. ve 2. fıkralarında yer alan "(1) Soruşturma zamanaşımının dolması halinde kabahatten dolayı kişi hakkında idari para cezasına karar verilemez. (2) Soruşturma zamanaşımı süresi; a) Yüzbin Türk lirası veya daha fazla idari para cezasını gerektiren kabahatlerde beş, b) Ellibin Türk lirası veya daha fazla idari para cezasını gerektiren kabahatlerde dört, c)Ellibin Türk lirasında az idari para cezasını gerektiren kabahatlerde üç yıldır." şeklindeki düzenleme karşısında, soruşturma zamanaşımı süresinin kabahat tarihinde başlayıp idari para cezasına yönelik başvuru sonuçlanıncaya kadar cereyan edeceği cihetle somut olayda, idarî para cezasını gerektiren fiilin işlendiği tarihlerin 2007 yılı olduğu ve Büyükçekmece 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin itiraz üzerine verdiği 29.03.2016 tarihli ve 2014/215 Değişik İş sayılı ek karar tarihi itibarı ile zamanaşımı süresinin dolduğu gözetilerek, anılan karara yönelik sanık müdafiin itirazının Büyükçekmece 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 19.04.2016 tarihli ve 2016/2546 Değişik İş sayılı kararı ile kabulüne karar verilmesi yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesi nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
III. KARAR 1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Büyükçekmece 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin, 19.04.2016 tarihli ve 2016/2546 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. 5271 sayılı Kanun'un 309/4-d maddesi uyarınca, kabahatli hakkında Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 06.12.2010 tarihli, 2009/1130 kahabat, 2010/2294 sayılı kararı ile uygulanan idari para cezasının İPTALİNE, Dava dosyasının, Hâkimliğine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.04.2026 tarihinde karar verildi.