Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2022/3558 E. 2026/6324 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/3558
- Karar No
- 2026/6324
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI :2014/69 Esas, 2015/215 Karar SUÇLAR:Zimmet, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği HÜKÜM :Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ:Düzeltilerek onama
Mahallî mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi; Tayin olunan ceza miktarlarına nazaran yasal koşulları bulunmadığından sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 318. maddesi gereğince REDDİNE, incelemenin duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: 1) Sanık hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı Kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Sanık hakkında hükmolunacak cezanın belirlenmesi sırasında 5237 sayılı Kanun'un 204/2. maddesi uyarınca temel ceza olarak teşdiden tayin olunan "3 yıl 6 ay" hapis cezasından anılan Kanun'un 43/1. maddesine göre 1/4 oranında arttırım yapılırken, hesap hatası yapılarak cezanın "3 yıl 16... gün" yerine "4 yıl 4 ay 15 gün" olarak belirlenmesi sonuç ceza miktarının doğru hesaplanması karşısında sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır. Delillerle iddia ve savunma duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 2) Sanık hakkında zimmet suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde ise; Askeri Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanunu'nun asker kişiler başlıklı 10. maddesinin suç tarihinde yürürlükte bulunan (c) bendinde; "... veya Türk Silahlı Kuvvetleri kadro ve kuruluşlarında çalışan sivil personel"in asker kişi sayılacağına ilişkin düzenlemenin Anayasa Mahkemesinin 01.12.2012 tarihli ve 28484 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 20.09.2012 tarihli ve 2012/45-125 sayılı Kararı ile Anayasaya aykırı görülerek iptal edilmesi karşısında 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 192. maddesi gözetildiğinde, .... Ana Jet Üs Komutanlığı ... Şube Müdürlüğünde sivil memur olarak görev yapan sanığın, işçi ücretleri ve sair ödemelere ilişkin listelerde işçiler aleyhine (maaşlardan yapılacak kesintileri artırmak v.b) yahut devlete ödenecek bir kısım paralardan kesinti/değişiklik yapmak suretiyle hesaplarda arta kalan parayı bankadan bizzat çekerek yahut kendi hesabına aktartarak toplamda 143.553,96 TL parayı mal edinmesi şeklindeki eylemlerinin 1632 sayılı Kanun'un 131. maddesinde düzenlenen suçu oluşturacağı, bu suçun söz konusu maddede öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e maddesine göre 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresine tabî olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 07.07.2015 tarihli mahkumiyet hükmü ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği, zamanaşımını kesen başkaca bir sebebin de bulunmadığı anlaşıldığından, hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE 05.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.