Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2026/3248 E. 2026/6295 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/3248
- Karar No
- 2026/6295
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SUÇLAR:Zimmet, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği HÜKÜM :Hükümlerin düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ:Temyiz isteminin reddi, onama
Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararların temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli ve 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, İçişleri Bakanlığının kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237. maddesine göre doğrudan zarar görmediği, bu itibarla sanık hakkında bu suçtan açılan kamu davasına katılma ve hükmü temyiz etme hakkının olmadığı anlaşıldığından, vekilinin belirtilen suçtan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. Sanık hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan hükmolunan sonuç cezayı artırmamakla birlikte 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53/5. maddesinde düzenlenen hak yoksunluğu yönünden İlk Derece Mahkemesince hükmedilmeyen ve ilk kez Bölge Adliye Mahkemesince verilen 5237 sayılı Kanun'un 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle atılı suçu işlediği kabul edilen sanık hakkında aynı Kanun'un 53/5. madde ve fıkrası gereğince takdiren 3 yıl süreyle bu hak ve yetkilerin kullanılmasından yasaklanması şeklinde sanık aleyhine uygulama yapılan düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine dair kararın temyiz yasa yoluna tabi olduğu kabul edilmiştir. Sanık hakkında kurulan hükümlerin; temyiz edilebilir olduğu, katılan ... vekilinin zimmet suçundan, sanık müdafinin her iki suçtan kurulan hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık müdafinin dosya kapsamına göre uygun görülmeyen duruşmalı inceleme talebinin 5271 sayılı Kanun'un 299. maddesi uyarınca reddine ve incelemenin duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece ... 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.07.2025 tarihli ve 2024/47 Esas, 2025/216 sayılı Kararı ile sanığın zimmet suçundan 5237 sayılı Kanun'un 247/1-2, 43/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53/5. maddesi gereği hak yoksunluklarına, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan ise aynı Kanun'un 204/2, 43/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmolunmuştur. B. İstinaf Sanık müdafiinin ve katılan ... ve suçtan zarar gören Hazine vekillerinin istinaf talepleri üzerine yapılan inceleme neticesinde ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 03.12.2025 tarihli ve 2025/... Esas, 2025/3252 sayılı Kararı ile zimmet suçu yönünden; 5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesi gereği hak yoksunluğuna ilişkin hüküm bendinde yer alan 53/1-e ibaresinin 53/1-a olarak düzeltilmesine, katılan ... lehine vekalet ücretine hükmedilmesine, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan kurulan hükme "Suçun TCK'nın 53/1-(a) maddesinde yazılı hak ve yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlendiği anlaşıldığından, TCK'nın 53/5. maddesi gereğince cezanın infazından sonra başlamak üzere, temel cezanın teşdiden verildiği de nazara alınarak sanığın takdiren 3 yıl süre ile TCK'nın 53/1-(a) maddesinde belirtilen hak ve yetkileri kullanmaktan YOKSUN BIRAKILMASINA," bendinin eklenmesi, hükmün B 11. Bendinde yer alan; ''Katılan kurum'' ibaresinden sonra gelmek üzere ''...'' ibaresinin eklenmesi ile ''hazineden'' ibaresinin çıkarılarak yerine ''sanıktan" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükümlerin düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Sanığın, savunma hakkının ihlal edildiğine, dosyada ... raporu olmadan karar verildiğine, sanığın üzerine atılı suçun maddi ve manevi unsurlarının bulunmadığına, yetersiz bilirkişi raporuyla ve eksik incelemeyle beraati yerine mahkumiyetine karar verildiğine yine cezanın hafifletici sebeplerle tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden orantısız ceza verildiğine, alt sınırdan uzaklaşma gerekçelerinin yetersiz olması nedeniyle bozulmasına ve sanığın tutuksuz yargılanması gerektiğine ve sair nedenlere ilişkindir. Katılan ... Vekilinin Temyiz İstemi Sanık hakkında zincirleme şekilde nitelikli zimmet suçundan kurulan hükümde yapılan takdiri indirimin yersiz olduğuna, 5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesi kapsamındaki yaptırımın caydırıcı olması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Sanık hakkında zimmet suçundan verilen mahkumiyet hükmü düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi kararı yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin ve katılan ... vekilinin temyiz itirazları yönünden Bölge Adliye Mahkemesi Kararında hukuka aykırılık görülmemiştir. 2. Sanık hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan verilen mahkumiyet hükmü düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi kararı yönünden Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazı yerinde görülmemiştir. Ancak; Suç tarihinde ... Hukuk Müşavirliği kaleminde sürekli kadrolu işçi statüsü ile yedek mutemet olarak görev yapan sanığın, avans mutemedi olarak görev yapan asıl görevlilerin izin ve rapor gibi nedenlerle görevde olmadıkları dönemde yedek avans mutemedi olarak görev yaptığı süre içerisinde mahkeme giderleri için kendisine muhasebe tarafından teslim edilen paradan, icra ve dava dosyaları için harcama yapıldıktan sonra harcamaların belgelendirilmesi için ödeme emirlerine eklenmek üzere düzenlenmesi gereken harcama belgelerine sahte mahkeme giderleri mahsup fişi düzenleyerek sunduğu, gerçekte harcanmadığı halde harcandı gibi gösterip yaptığı işlemlerin ortaya çıkmaması ve anlaşılmaması için sahte makbuz ve belgeler ürettiği bu haliyle görevi gereği düzenlemeye yetkili olduğu resmi belgeleri gerçeğe aykırı olarak düzenlemek suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğinin kabulüyle mahkumiyetine karar verilmişse de; sanığın avans işlemleri sırasında para çıkışı için dosyaya sunduğu evrakın, mahkeme giderleri mahsup fişi olduğu, bu fişlerin mahkeme personeli, baro görevlisi ya da vezne görevlisi tarafından tasdik edildiği, sanığın görevi gereği düzenlemesi gereken belgelerden olmadığı, bu belgeleri düzenleme yetkisinin bulunmaması nedeniyle eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 204/1 ve 43/1. maddelerinde düzenlenen zincirleme resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı gözetilmeden suç vasfında hataya düşülerek yazılı şekilde aynı Kanun'un 204/2 ve 43/1 maddeleri gereğince hüküm kurularak fazla ceza tayini, Hazine ve ... kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan doğrudan zarar görmediklerinden İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne karşı istinaf başvurusunda bulunma haklarının olmadığı gözetilerek, vekillerinin istinaf taleplerinin anılan suç yönünden reddine karar verilmesi gerektiği ve başkaca aleyhe istinaf talebi bulunmadığı halde 5271 sayılı Kanun'un 283. maddesi uyarınca sanık hakkında kazanılmış hakka konu 5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesine göre hak yoksunluğuna hükmedilmemesinin eleştirilmesi ile yetinilmesi gerekirken sanığın kazanılmış hakkını ihlal edecek biçimde belirtilen husus yönünden hak yoksunluğuna hükmolunması, Hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR 1. Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle ... vekilinin sanık hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, 2. Değerlendirme ve gerekçe bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle hükümde katılan ... ve sanık müdafi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, verilen cezanın süresi, hükmün onanması ile cezasının kesinleşmiş olması, sanığın tutuklama tarihi dikkate alınarak müdafiinin TAHLİYE TALEBİNİN REDDİNE, 3. Değerlendirme ve gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenle sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, sanık hakkındaki kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan verilen ilamın kesinleştirilip infaza verilmiş olması nedeniyle herhangi bir mağduriyete neden olunmaması yönünden kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan İNFAZIN DURDURULMASINA, bu hususta mahalline yazı yazılmasına, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-b maddesi gereği ... 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.05.2026 tarihinde karar verildi.