Yargıtay · 5. Ceza Dairesi

Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2022/7180 E. 2026/6368 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Ceza Dairesi
Esas No
2022/7180
Karar No
2026/6368
Karar Tarihi

MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2010/340 Esas, 2016/138 Karar SUÇLAR: Zimmet, nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik, özel belgede sahtecilik, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na (213 sayılı Kanun) muhalefet HÜKÜMLER: Beraat (sanıklardan ..., ... ve ... hakkında zimmet, ..., ... ve ... hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik, ... hakkında özel belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından), mahkumiyet (sanıklardan ... hakkında zimmet, ... hakkında zimmet ve resmi belgede sahtecilik, ... hakkında 213 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarından), hükmün açıklanmasının geri bırakılması (sanık ... hakkında zimmet ve kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçlarından dönüşen icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan) TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin reddi, onama, kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşmesi

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95 Esas, 2017/... sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle Hazinenin resmi ve özel belgede sahtecilik ile nitelikli dolandırıcılık suçlarından açılan kamu davalarına 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237. maddesine göre katılma hakkının olmadığı anlaşıldığından, vekilinin sanıklardan ..., ... ve ... hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik, ... hakkında resmi belgede sahtecilik, ... hakkında özel belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından verilen hükümlere yönelik temyiz talebi ile sanık ... müdafiinin ceza miktarları itibariyle yasal koşulları bulunmayan duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 3 17... . maddeleri uyarınca ayrı ayrı REDDİNE, sanık ... hakkında değişen suç vasfına göre icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, 5271 sayılı Kanun'un 231/12. maddesinin karar tarihi itibarıyla yürürlükte olan haline göre itiraza tabi olduğu ve temyizi mümkün bulunmadığından, aynı Kanun'un 264. maddesi hükmü de gözetilerek adı geçen müdafiinin temyiz talebinin itiraz mahiyetinde kabul edilmesi gerektiği ve vaki itirazın merci ... Ağır Ceza Mahkemesinin 18.07.2016 tarihli ve 2016/831 Değişik iş sayılı Kararı ile incelenerek bu hususta gerekli kararın verildiği anlaşılmakla, dosyanın bu yönden incelenmeksizin mahalline İADESİNE, 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesine göre zimmet suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve bu suçtan kurulan hükümlerin vekili tarafından 7417 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi karşısında, 3628 sayılı Kanun'un değişiklik öncesindeki 18/2. madde ve fıkra hükmü uyarınca başvuru tarihinde anılan suç yönünden müdahil sıfatını kazandığına, katılan Hazine vekilinin 04.07.2022 tarihli dilekçesinin mahkumiyet kararları yönünden aleyhe temyiz iradesi içermediği, vekalet ücreti münhasır olduğu, 213 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarından verilen hükümleri temyiz hakkının bulunduğu, kovuşturma aşamasında kamu davasına katılma talebinde bulunmayan ve katılmasına karar verilemeyen Hazine lehine kanun yolu muhakemesinde vekalet ücretine hükmolunmasına yasal olanak bulunmadığı diğer yandan 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesine göre 213 sayılı Kanun'a muhalefet suçu yönünden katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan ... vekilinin 01.07.2016 tarihli dilekçesinin münhasıran katılma istemine yönelik olduğu ve temyiz iradesi içermediği nazara alınarak, başvurularının kapsamına göre incelemenin; katılan Hazine vekilinin sanıklar ..., ... ve ... hakkında zimmet suçundan verilen beraat, ..., ... ve ... müdafiilerinin müvekkilleri hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı ve duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: 1)Sanık ... hakkında 213 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sanığın üzerine atılı 213 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarının aynı Kanun'un 359/a-2 ve b-1 madde ve fıkralarında öngörülen cezalarının üst sınırı itibarıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 8 yıllık asli ve 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, 20 07... olan suç tarihleri ile inceleme günü arasında ilaveli dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükümlerin 5237 sayılı Kanun'un 7/2 ile 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddeleri de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE, 2)Sanıklardan ... hakkında zimmet, ... hakkında zimmet ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan mahkumiyet hükümleri ile ..., ... ve ... hakkında zimmet suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise; Mahkumiyet hükümleri yönünden, 5237 sayılı Kanun’un 53/1-a madde-fıkra ve bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle zimmet suçunu işleyen sanıklar hakkında, aynı Kanun'un 53/5. maddesinin uygulanması sırasında hak yoksunluğuna ilişkin sürenin hükmolunan cezanın yarısından az olamayacağı gözetilmeyerek "4 yıl 8 ay 8 gün" yerine "4 yıl 8 ay 7 gün" olarak belirlenmesi ve sanık ...'in görevi gereği düzenlemeye yetkili olduğu resmi belgeleri sahte olarak düzenlemesi şeklindeki eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 204/2. maddesindeki suçu oluşturmasına karşın aynı Kanun'un 204/1. maddesi gereğince uygulama yapılarak eksik ceza tayin edilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, sanıklar ... ve ... hakkında zimmet suçundan kurulan hükümlerde suçun zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla işlenmesi nedeniyle arttırım yapılması sırasında uygulama maddesi olan 5237 sayılı Kanun'un 247/2. maddesinin gösterilmemesi mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmiştir. Delillerle iddia ve savunma, yapılan yargılama göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazlarının reddiyle, eleştirilen hususlar dışında sair yönleri usul ve kanuna uygun olan mahkumiyet hükümleri ile delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılan Hazine vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA 07.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2022/7180, K. 2026/6368, T. 07.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-ceza-dairesi-2022-7180-e-2026-6368-k-13d50738a574