Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2023/6598 E. 2026/6440 K. – Zimmet
Konu: Zimmet
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/6598
- Karar No
- 2026/6440
- Karar Tarihi
- Konu
- Zimmet
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/... Esas, 2019/3530 Karar SUÇ : Zimmet HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.03.2019 tarihli ve 2016/... Esas, 2019/137 sayılı Kararı ile sanıkların zimmet suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine hükmolunmuştur. B. İstinaf ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 06.11.2019 tarihli ve 2019/2212 Esas, 2019/3530 sayılı Kararı ile katılan vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Suçun unsurlarının oluştuğuna, sanıkların katılana para ödendiğine dair herhangi bir belgenin kooperatif kayıtlarında bulunmadığına, atılı suçu işlediklerinin sabit olduğuna, kararların bozulması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden Ulusal Yargı Ağı Projesi bilişim sisteminden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre sanığın 04.01.2025 tarihinde öldüğünün anlaşılması karşısında, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 02.10.2024 tarihli ve 2021/228 Esas, 2024/... sayılı Kararı da gözetilerek, sanık hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 64/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince düşmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır. 2. Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümler yönünden Suç tarihinde ... Kooperatifinde yönetim kurulu üyesi olarak görev yapan sanıkların, aynı zamanda kooperatif üyesi olan ve kooperatife ait villaların bir kısım inşaat işlerini üstlenen katılana ödenmesi kararlaştırılan 141.200,00 TL ödenmemesine rağmen kayıtlarda ödendi olarak göstererek zimmetlerine geçirdikleri iddialarıyla cezalandırılmaları talebiyle açılan kamu davasında beraatlerine karar verilmiş ise de sanıkların aşamalarda alınan savunmasında kooperatif başkanı olan sanık ...'ün yeğeni olan katılanın kendisine parça parça yapılan ödemelere ilişkin fatura ve makbuzları bir seferde düzenleyerek getireceğini söylemesi üzerine ... başkanı ile arasındaki akrabalık bağı nedeniyle belge almadan ödeme yapıldığını belirtmeleri karşısında, maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkartılması açısından, katılana ödeme yapıldığına ilişkin tanık olup olmadığı araştırılarak tespiti halinde olaya ilişkin ayrıntılı beyanlarının alınması ile dosyanın dosyanın kül halinde Sayıştay emekli uzman denetçilerinden oluşacak yeni bir bilirkişi heyetine tevdii edilerek kooperatife ait defter ve belgeler de incelenmek suretiyle, sanıkların uhdesinde kooperatife ait para bulunup bulunmadığını tereddüde yer vermeyecek biçimde tespit eden bilirkişi raporu alınması sonrasında sanıkların hukuki durumlarının ayrı ayrı takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hükümler kurulması, Kabule göre de; Sanıklar hakkında beraat kararları verildiği halde gerekçeli karar başlığında suç tarihi ve yeri gösterilmek suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232/2-c madde-fıkra-bendine muhalefet edilmesi, Hukuka aykırı görülmüştür.
III. KARAR 1. Değerlendirme ve gerekçe bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303/1-a ile 5237 sayılı Kanun'un 64... sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince kamu davasının sanığın ölümü nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 2. Değerlendirme ve gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesi uyarınca ... 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.05.2026 tarihinde karar verildi.