Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/3447 E. 2026/3303 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/3447
- Karar No
- 2026/3303
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/335 E., 2021/801 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak; 1.Gerekçeli karar başlığında 05.11.2014 tarihli eylemin yazılmaması,
2.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli, 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ve 16.05.2017 tarih, 2015/398 Esas ve 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller
arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
Temyiz incelemesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 05.11.2014, iddianame düzenleme tarihinin 09.03.2015 olduğu,
Sanık hakkında temyiz edilmeksizin kesinleşen Antalya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/1269 Esas, 2023/605 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 30.10.2014, iddianame düzenleme tarihinin ise 19.11.2014 olduğu,
Anılan dosyalarda sanığın eylemlerinin benzer mahiyette olduğu dikkate alınıp, kesinleşen dosyanın da aslının veya onaylı bir örneğinin bu dosya arasına alınarak, sanığın bu eylemi bir suç işleme kararı icrası kapsamında işleyip işlemediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağı hususu tartışılarak, eylemin 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi kapsamında değerlendirilmesi halinde uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı da araştırılmak suretiyle sonucuna göre kesinleşen cezanın mahsubunun düşürülmesi ve sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
3.Sanığın 05.11.2014 tarihli eylemi yönünden 09.03.2015 tarihli; 19.12.2014 tarihli eylemi yönünden 17.03.2015 tarihli iddianameler ile kamu davası açıldığı gözetilerek; yukarıda belirtilen 30.10.2014 tarihli eylemin iddianame düzenlenme tarihi olan 19.11.2014 tarihinden sonra hukuki kesintinin gerçekleştiği ve 19.12.2014 tarihli eylemin hukuki kesintinin gerçekleşmesinden sonra işlendiği, bu itibarla 19.12.2014 tarihli eylemin 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi kapsamında kalmadığı anlaşılmakla, 19.12.2014 tarihli eylem nedeniyle sanık hakkında ayrıca hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
4.15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun (5607 sayılı Kanun) 5/2. maddesinin "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine;
a) Soruşturma evresi sona erinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında,
b) Kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza üçte bir oranında indirilir. Bu husus, soruşturma evresinde Cumhuriyet Savcısı tarafından şüpheliye ihtar edilir. Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır." hükmünü içermesi ve sanığa soruşturma aşamasında etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmadığının anlaşılması karşısında; kovuşturma aşamasında sanığa yapılacak ödeme ihtaratında indirim oranının 1/2 olarak gösterilmesi gerektiği de
dikkate alınarak, 5237 sayılı Kanun’un 43. maddesi kapsamındaki suçlar yönünden suça konu eşyaların toplam gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarı hesaplanıp, hukuki sonuçları ile sanığa bildirilmesi ve sonucuna göre sanığın 7242 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca, hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, sanığa asıl dosyada olayda ele geçirilen sigara miktarı 129 olmasına karşılık 229 sigara esas alınarak hazırlanan KEMT varakasındaki gümrüklenmiş değerin iki katının ödenmesi hususunda ihtarda bulunularak yazılı şekilde hüküm tesisi
5.5237 sayılı Kanun'un 58/5. maddesinde yer alan, "Fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişilerin işlediği suçlar dolayısıyla tekerrür hükümleri uygulanmaz." şeklindeki düzenleme karşısında, sanığın sabıkasına esas önceki suçunu işlediği tarihte 18 yaşını ikmal etmemiş bulunduğu nazara alınmadan söz konusu ilamın tekerrüre esas alınması, ayrıca sanık hakkında hem hapis, hem de adlî para cezasına hükmedilmesi karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanmasında adlî para cezalarında mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasına yasal olanak bulunmadığı halde, hiçbir ayrım yapılmaksızın sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi,
6.Ele geçen kaçak eşyanın tamamının 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi uyarınca müsadere kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 25.03.2026 tarihinde karar verildi.