Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/2649 E. 2026/7035 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/2649
- Karar No
- 2026/7035
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2778 E., 2023/3654 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, Onama
I. Sanık Hakkında Mala Zarar Verme ve İş Yeri Dokunulmazlığının İhlâli Suçlarından Kurulan Hükümlere İlişkin Temyiz İstemi Yönünden Hükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesi uyarınca, "ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyizi mümkün olmadığından, sanık müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II. Sanık Hakkında Hırsızlık Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Temyiz İstemi Yönünden İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin, sanığın atılı suçu işlemediğine, dosya kapsamında atılı suçu işlediğine dair somut kesin delil bulunmadığına, eksik inceleme ile karar verildiğine, aracın benzerlerinin bulunması nedeniyle kabulün varsayımdan ibaret olduğu, sanık lehine olan yasa hükümlerinin uygulanmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği beraat yerine mahkûmiyet hükmü kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dosya kapsamına göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanığın 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin uygulanmasına dayanak yapılan Ankara 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.06.2018 tarihli, 2017/567 Esas ve 2018/494 Karar sayılı ilâmına konu suçu işlediği sırada 18 yaşından küçük olması nedeni ile 5237 sayılı Kanun'un 58/5. maddesi uyarınca tekerrüre esas alınamayacağı ve yine adli sicil kaydında başkaca tekerrüre esas nitelikte sabıkasının bulunmaması nedeniyle sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hüküm fıkrasından 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkarılmasına karar verilmek suretiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.