Yargıtay · 9. Ceza Dairesi

Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2026/1030 E. 2026/2282 K. – Cinsel Taciz

Konu: Cinsel Taciz

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2026/1030
Karar No
2026/2282
Karar Tarihi
Konu
Cinsel Taciz

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/251 D.İş SUÇ : Cinsel taciz İNCELEME KONUSU KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

İstanbul Anadolu 32. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.03.2024 tarihli, 2022/203 Esas ve 2024/191 Karar sayılı kararı ile sanığın, cinsel taciz suçundan mahkumiyetine ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına sanık müdafiinin 26.03.2024 tarihli dilekçesiyle itiraz edildiği, İstanbul Anadolu 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.04.2024 tarihli ve 2024/251 D.İş sayılı kararıyla kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle itirazın reddedilerek kararın kesinleştiği belirlenmiştir.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 29.12.2025 tarihli ve 94660652-105-34-38252-2024-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.01.2026 tarihli ve KYB-2026/2328 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 14.01.2026 tarihli ve KYB-2026/2328 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

“(...) Dosya kapsamına göre, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 02/11/2021 tarihli ve 2021/157616 soruşturma, 2021/57277 esas, 2021/45246 sayılı iddianame ile sanığın cinsel taciz suçundan 5237 sayılı Kanun'un 105/2-d maddesi uyarınca cezalandırılması talep edildiği hâlde, sanığa mahkemece uygulanan 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesine ilişkin olarak 5271 sayılı Kanun'un 226. maddesi gereğince ek savunma hakkı tanınmadan, zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle sanığın mahkumiyetine karar verildiği gözetilmeksizin, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. (...)"

şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE Kanun yararına bozma, İstinaf ve Yargıtay denetiminden geçmeden kesinleşen kararların istisnai olarak denetlenmesini sağlayan olağanüstü bir kanun yolu olup, olağanüstü ve istisnai olma özelliğinden dolayı kanun yararına bozma yoluyla bir kararın bozulabilmesi için, esasa etkili usul hataları bulunması gereklidir. İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 26.10.1932 tarihli ve 29/12 sayılı İçtihadı Birleştirme kararında açıklandığı üzere kanun yararına bozma konusu olabilecek kanuna aykırılık halleri, uygulamadaki esaslı yanlışlıklar ile esasa etkili usul hataları olup, her hukuka aykırılık kanun yararına bozma konusu yapılamayacağından kanun yararına bozma talebi yerinde görülmemiştir.

III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.03.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2026/1030, K. 2026/2282, T. 25.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-ceza-dairesi-2026-1030-e-2026-2282-k-cf491cada27b