Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/14745 E. 2026/4071 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/14745
- Karar No
- 2026/4071
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/680 E., 2021/1020 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, ... kaçağı eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak; 1.Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesi uyarınca cezalandırılması istemi ile dava açıldığı halde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 226. maddesi uyarınca 6545 sayılı Kanun'la değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18 - son, 3/5, 3/10. maddesinin uygulanması ihtimaline binaen ek savunma hakkı verilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
2.Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin "Yedinci fıkrası hariç, 3. maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz" hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinde yapılan değişiklik gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" düzenlemesinin getirildiği cihetle, sanığa eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarını yatırması halinde hakkında 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin uygulanabileceği ihtarı yapılarak sonucuna göre hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, sanığa usulüne uygun şekilde etkin pişmanlık ihtarı yapılmadan savunma hakkının kısıtlanması,
3.Sanık hakkında takdiri indirim uygulanırken uygulama maddesi olarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62/1. maddesi yerine, aynı Kanun'un 62. maddesinin gösterilmesi ve dava konusu eşyanın müsaderesi sırasında uygulama maddesi olan 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi yerine 13. maddesinin gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
4.Sanık hakkında hem hapis hem de adli para cezasına hükmedilmesi karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 58... sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108. maddelerinde "Mükerrirlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbiri" uygulanmasına ilişkin düzenlemenin hapis cezasına özgü bulunduğu ve 5275 sayılı Kanun'un adli para cezalarının infaz biçimini gösteren 106. maddesinde mükerrerlik ile ilgili bir düzenlemenin yer almadığı gözetilmeden, yazılı şekilde adli para cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 07.04.2026 tarihinde karar verildi.