Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/13864 E. 2026/4149 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/13864
- Karar No
- 2026/4149
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/1342 E., 2023/366 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak; 1.Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesi gereği cezalandırılması istemi ile dava açıldığı halde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan, 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi yollaması ile aynı Kanun'un 3/5 ve 3/10. maddeleri uyarınca mahkûmiyetine karar verilmesi,
2.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 08.04.2014 tarihli, 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ve 16.05.2017 tarih, 2015/398 Esas ve 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'unun (5237 sayılı Kanun) 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından; Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 07.06.2013, iddianame düzenleme tarihinin 19.08.2013 olduğu, Daha önce 13.06.2024 tarihinde bozulmasına karar verilen Dairemizin 2022/16821 Esas, 2024/6404 Karar sayılı İstanbul 57. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/393 Esas, 2022/353 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 24.05.2013, iddianame düzenleme tarihinin 04.12.2013 olduğu, Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
3.5607 sayılı Kanun'un 5/3. maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması için sanığın kaçakçılık suçundan mükerrir olması gerektiği ancak adli sicil kaydının incelenmesinde tekerrüre esas olan eyleminin suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibarıyla 4733 sayılı Kanun'a muhalefet suçu kapsamında olduğu anlaşılmakla, sanığın etkin pişmanlık gösterip, gümrüklenmiş değerin iki katı olan tutarı ödeyip makbuzunu ibraz ettiği ve sanığa soruşturma aşamasında ihtarat yapılmadığı da gözetilerek 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi gereğince cezasından 1/2 oranında indirim yapılması gerektiği gözetilmeden tekerrüre esas ilamı bulunduğundan bahisle yazılı şekilde karar verilmesi,
4.Sanık hakkında hem adlî para cezası, hem de hapis cezası verildiği ve adlî para cezaları bakımından 5271 sayılı Kanun'un 1 08... sayılı Kanun'un 58. maddesine göre tekerrür hükümleri uygulanamayacağı halde tekerrür hükümleri uygulanmasına karar verilirken hiçbir ayrım yapmaksızın sanığın cezasının 5237 sayılı Kanun'un 58/6. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 07.04.2026 tarihinde karar verildi.