Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2026/959 E. 2026/980 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/959
- Karar No
- 2026/980
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/679 E., 2025/211 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından karar düzeltme talep edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının birikimini davalı banka hesabına yatırdığını, aynı gün şube müdürünün paranın mevduat hesabı yerine Off-Shore hesabına yatırılması halinde iyi faiz getireceğini, Off-Shore hesaplarının diğer hesaplarla aynı olduğunu, telkin ederek ve kendisini aldatarak parasını Off-Shore hesabına yatırılmasını sağladığını, bankanın güveni kötüye kullandığını, TMSF'nin ... Bank'ın külli halefi olduğunu, ... Bankası'nın hak ve borçlarını üstlenen TMSF'den en yüksek banka faizi işletilmek suretiyle yatırmış olduğu paranın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalı müflis şirket iflas idaresi vekili cevap dilekçesinde; davacının masaya alacak başvurusunda bulunmadığından dava şartının gerçekleşmediğini, ... Bank Off Shore ile ayrı tüzel kişilik olduğunu, haksız fiili öğrendikten sonra 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, alacağın müvekkili banka nezdinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 14.06.2022 tarihli kararı ile; davacının iflas masasına bir alacak kayıt başvurusunun olmadığı, İİK'nın 235. maddesi uyarınca sıra cetveline itiraz edenlerin cetvel ilanından itibaren 15 günlük hak düşürücü süre içinde kayıt kabul davası açılması gerektiği, eldeki davanın 21.06.2013 tarihinde 15 günlük hak düşürücü süre dolduktan sonra açıldığı gerekçesiyle davanın İİK'nın 235/1 maddesi uyarınca hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkemenin 14.06.2022 tarihli kararının süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce, İcra ve İflâs Kanunu'nun 236 ncı maddesi uyarınca iflasın kapatılmasına kadar masaya alacak yazdırmanın mümkün olduğu, öte yandan masaya kayıt davası açılması için iflas idaresine başvuru yapılmasının da bir ön şart olmadığı, davacının masaya başvurusu olmadığına göre doğrudan dava açmasında hukuka aykırı bir yön olmadığı gibi, bu davanın süresinde olmadığı yönündeki mahkeme gerekçesinde de isabet bulunmadığı gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İİK'nın 236. maddesi uyarınca, iflas masasına başvuru şartı bulunmadığından ve geç kalan alacakların iflasın kapanmasına kadar iflas masasına kaydettirilebileceği ve ayrıca 235/1 maddesindeki 15 günlük hak düşürücü sürenin geç kalan alacaklar yönünden uygulanamayacağı, TMSF ... Bankası A.Ş.'nin haklı borçlarını devralarak küllü halefi haline gelmemiş olduğundan ... Bankası A.Ş.'nin tüzel kişiliğinin halen devam ettiği, eldeki davanın davalı müflis bankanın yönetici, ortak ve çalışanlarının neden olduğu iddia olunan zararlardan dolayı açıldığı, bu kapsamda davalı tarafın husumet itirazının yerinde olmadığı, somut olayda, davalı banka hakimi ortak ve yöneticilerinin yargılandığı Off Shore hesabına para yatıranların haksız ve hukuka aykırı fiile maruz bıraktıkları anlaşılarak cezalandırıldığı, davacıya ait 23.000,00 TL'nin davalının talimatına uygun olarak Off Shore hesaba aktarılmadığı, davacı tarafından yapılan havale işleminin kağıt üzerinde kaldığı, bu işlemlerden dolayı davacının zarara uğradığı, şirketi temsil ve yönetime yetkili olanların görevini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden dolayı anonim şirketin yani somut olayda davalı müflis bankanın sorumlu olduğu, anonim şirket temsilci ve yetkililerinin haksız fiillerden kendi fiilleri gibi BK.’nın 41. maddesi uyarınca sorumlu olup, bu sorumluluklarını ortadan kaldırmak için kurtuluş kanıtı getirme imkânı olmadığı, davacının, davalı müflis bankaya 23.000,00 TL'yi 18.06.2003 tarihinde yatırdığı, parasını alamadığı, bu parayı işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan talep edebileceği, ancak davalı bankanın 08.06.2005 tarihi ile birlikte iflasına karar verildiği dikkate alındığında İİK'nın 195. maddesi hükmüne göre iflas masasına yazılacak alacakların iflas tarihi itibari ile hesaplanması gerektiği ve iflas tarihi itibari ile davacının, davalı bankadan 23.000,00 TL asıl alacak ve 20.684,67 TL iflas tarihine kadar işlemiş faizi olmak üzere toplam 43.684,67 TL alacağın hesaplandığı gerekçesiyle davanın kabulü ile toplam 43.684,67 TL alacağın iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı iflas idaresi vekilince temyiz isteminde bulunması üzerine Dairemizin 04.12.2025 tarihli ve 2025/2381 Esas, 2025/4181 Karar sayılı kararıyla; davalının diğer temyiz itirazlarınını reddine karar verilerek, İcra ve İflâs Kanunu'nun 236. maddesi uyarınca iflasın kapatılmasına kadar masaya alacak yazdırmanın mümkün olduğu, Mahkemece davacının talebinin İİK'nın 236. maddesi kapsamında geç başvuru olarak değerlendirilmesinin doğru olduğu ancak davacının tespit edilen alacağının önceki sıra cetvelinde yer alamayacağının kabulü ile, iflas tasfiyesi kapsamında kesinleşen cetvele uygun dağıtım yapıldıktan sonra kalan meblağ olur ise davacı ve onlar gibi geç başvuru sahipleri arasında oluşturulacak sıraya göre dağıtılmasına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur.
VI. KARAR DÜZELTME A. Karar Düzeltme Sebepleri Davalı vekili karar düzeltme dilekçesinde; davacının alacak talebinin kayıt kabul davasına dönüşebilmesi için iflas masasına başvuru yapmış olması gerektiğini, bu kapsamda kayıt kabul davası için dava şartının yerine getirilmediğini, iflas tarihinden sonra davalı müflis hakkında alacak davasının açılamayacağını, davanın yasal süresi içinde de açılmadığını, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 22.04.2022 tarihli, 2021/7 Esas, 2022/2 Karar sayılı kararı gereği paranın Off Shore hesabına aktarılma tarihinden itibaren kanunda öngörülen zamanaşımı süresi içinde davanın açılmadığını, davacının davasını ikame etmesi için öngörülen zamanaşımı süresinin 18.06.2013 tarihinde dolduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, alacağın iflas masasına, kayıt ve kabulü istemine ilişkindir.
1. Yargıtay kararının düzeltilmesi 1086 sayılı Kanun'un 440 ıncı maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve HUMK’un 440. maddesinde sayılan nedenlerden hiçbirisine uymayan diğer karar düzeltme itirazlarının reddine karar verilmiştir.
3. Davalı iflas idaresi vekilinin diğer karar düzeltme istemine gelince; Mahkemece davalı iflas idaresi aleyhine açılan davanın kabulü ile toplam 43.684,67 TL alacağın iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verildiği, Dairemizin 04.12.2025 tarihli, 2025/2381 Esas, 2025/4181 Karar sayılı bozma ilamında; davalının diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, İcra ve İflâs Kanunu'nun 236. maddesi uyarınca iflasın kapatılmasına kadar masaya alacak yazdırmanın mümkün olduğu, Mahkemece davacının talebinin İİK'nın 236. maddesi kapsamında geç başvuru olarak değerlendirilmesinin doğru olduğu ancak davacının tespit edilen alacağının önceki sıra cetvelinde yer alamayacağının kabulü ile, iflas tasfiyesi kapsamında kesinleşen cetvele uygun dağıtım yapıldıktan sonra kalan meblağ olur ise davacı ve onlar gibi geç başvuru sahipleri arasında oluşturulacak sıraya göre dağıtılmasına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur. Temyiz aşamasında davalının zamanaşımı itirazı "diğer temyiz itirazlarının reddi" kapsamında değerlendirilmiş ise de karar düzeltme istemi üzerine davalının zamanaşımı itirazlarının Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Hukuk Genel Kurulunca 22.04.2022 tarih, 2021/7 Esas, 2022/2 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı da öncelikli olarak incelenerek değerlendirilmesi, alacağın zamanaşımına uğramadığı kanaatine varılması halinde Dairemizin 04.12.2025 tarihli, 2025/2381 Esas, 2025/4181 Karar sayılı bozma ilamının gereğinin yerine getirilmesi gerekmekte olup, bozma ilamına yukarıdaki gerekçenin eklenmesi suretiyle bu yöndeki karar düzeltme talebinin kabulü uygun görülmüştür.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı iflas idaresi vekilinin diğer karar düzeltme istemlerinin reddine, 2. Yukarıda (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı iflas idaresi vekilinin karar düzeltme talebinin KABULÜ ile Dairemizin 04.12.2025 tarihli, 2025/2381 Esas, 2025/4181 Karar sayılı bozma ilamında belirtilen bozma gerekçesine ilave edilmesi suretiyle yerel mahkeme kararının BOZULMASINA, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 23.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.