İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/338 E. 2026/640 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/338
- Karar No
- 2026/640
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/338 Esas KARAR NO : 2026/640
DAVA : Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) DAVA TARİHİ : 21/04/2026 KARAR TARİHİ : 22/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ..., müflis ... Şirketi bünyesinde uzun yıllar boyunca emek verdiğini, iş akdinin feshedildiği tarihe kadar görev ve sorumluluklarını eksiksiz yerine getirdiğini, iş hukukunun temel prensipleri uyarınca, işçinin emeği karşılığında elde ettiği haklar, yalnızca birer alacak kalemi değil, aynı zamanda anayasal güvence altına alınmış yaşam hakkının bir parçası olduğunu, müvekkilinin müflis şirket nezdindeki çalışması, şirketin ekonomik sıkıntıya girmesi ve ardından iflas sürecine evrilmesi ile son bulduğunu, bu süreçte müvekkilinin kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, ödenmeyen ücret alacakları, fazla çalışma ve diğer sosyal haklar dahil olmak üzere ciddi bir birikmiş alacağı bulunduğunu, işçilik alacakları, niteliği gereği "hizmet akdi" gibi karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmeden doğduğunu, müvekkilinin çalışma süresi ve bu süre zarfında hak kazandığı tazminat kalemleri, 4857 sayılı İş Kanunu ve 1475 sayılı Kanun'un yürürlükteki 14. maddesi ile emredici şekilde düzenlendiğini, müflis şirketin ekonomik daralma ve küçülme kararı alması neticesinde iş akdinin feshedilmesi, müvekkili "işsizlik" riskiyle baş başa bıraktığı gibi, yılların emeği olan tazminatlarının da ödenmemesi sonucunu doğurduğunu, müvekkili ile müflis şirket yetkilileri arasında, iş akdinin sona ermesini müteakip 29.05.2025 tarihinde bir "Protokol ve İbraname" imzalandığını, bu belge, tarafların üzerinde mutabık kaldığı alacak miktarlarını kuruşu kuruşuna belirleyen ve borçlu şirketin bu borcu kayıtsız şartsız kabul ettiğini gösteren bir borç ikrarı niteliğinde olduğunu, Türk Borçlar Kanunu'nun 18. maddesi "Borç tanıması, borcun sebebini içermese bile geçerlidir." şeklinde olduğunu, somut olayda ise protokol, borcun sebebinin işçilik alacakları olarak açıkça belirtmekle kalmamış, asıl alacak miktarını 338.214,37 TL olarak sabitlediğini,(Ek-1 29.05.2026 tarihli protokol), söz konusu protokolde müflis şirketin, müvekkilinin kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla çalışma ve diğer tüm işçilik haklarına karşılık bu meblağı ödemeyi taahhüt ettiğini, borçlu şirket yetkilisi tarafından ekte sunulan bu protokolün imzalanması, alacağın varlığını ve miktarını tartışmasız hale getirdiğini, alacak miktarını likit hale getiren ve iflas idaresinin "muhtacı muhakeme" değerlendirmesini hukuken hükümsüz hale getiren söz konusu protokol şirket yetkilisi insan kaynakları müdürü Mesut Yıldırım tarafından imza altına alınmış olduğunu, müflis şirketin iradesini sakatlanmamış bir şekilde yansıtmakta olduğunu, iflas masasını bağlayıcı nitelikte olduğunu,... 1. İflas Dairesi ...İflas nolu dosyasında, müvekkilinin alacak kayıt talebine karşı 172 kayıt numaralı kararında, alacağın iş ilişkisinden doğduğunu kabul etmekle birlikte, henüz dava konusu edilmediğini ve miktarın net tespit edilemediği gerekçesiyle "muhtacı muhakeme" kararı verdiğini, söz konusu kararın taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, zira, bir alacağın "muhtacı muhakeme" sayılabilmesi için, alacağın varlığının veya miktarının ciddi bir uyuşmazlığa konu olması, taraflar arasında bu konuda bir mutabakatın bulunmaması gerektiğini, oysa huzurdaki uyuşmazlıkta, müflis şirket bizzat kendi imzasıyla borcunu ikrar ettiğini, müvekkilinin alacağının 338.214,37 TL olarak taraflarca belirlendiğini ve ödeme planına bağlandığını, bu durum alacağı likit hale getirdiğini, İflas idaresinin haksız ve dayanaksız "muhtacı muhakeme" kararının İİK m. 235 uyarınca ortadan kaldırarak, müflis şirketin bizzat kabul ettiği bu alacağın masaya kaydını talep ettiklerini, önemle belirtmek gereklidir ki, müvekkili ..., müflis şirkette yıllarca işçi olarak çalışmış, 29.05.2025 tarihli protokol ile de müflis şirketten işçilik alacakları likit hale gelmiş olduğunu, İİK m. 206/1-A bendi uyarınca; "İşçilerin, iş ilişkisine dayanan ve iflâsın açılmasından önceki bir yıl içinde tahakkuk etmiş ihbar ve kıdem tazminatları dahil alacakları ile iflâs nedeniyle iş ilişkisinin sona ermesi üzerine hak etmiş oldukları ihbar ve kıdem tazminatları" uyarınca müvekkilinin alacakları birinci sırada rüçhanlı olarak kaydedilmesi gereken alacaklar olduğunu, müvekkilinin alacağı, bizzat iş ilişkisinden doğmuş olduğunu; kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti ve ödenmeyen maaş kalemlerini içerdiğini, hal böyle olunca müvekkilinin alacaklarının sıra cetveline birinci sırada rüçhanlı olarak kaydı zaruri olduğunu, ayrıca belirtilmelidir ki, iflasın açılması, kural olarak müflisin tüm borçlarını muaccel hale getirdiğini, İİK m. 195 hükmü "İflasın açılması müflisin borçlarını muaccel kılar. İflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ve takip masrafları ana paraya eklenerek masaya kaydedilir." şeklinde olduğunu, müvekkili ... ile müflis şirket arasında akdedilen 29.05.2025 tarihli protokolde, toplam borç miktarı 338.214,37 TL olarak belirlendiğini ve bu tutarın belirli vadelerde ödenmesi kararlaştırıldığını, ancak şirketin iflası ile birlikte, henüz vadesi gelmemiş olan taksitler de dahil olmak üzere tüm alacak miktarı kanun gereği muaccel hale geldiğini, bu durumun, alacağın iflas masasına "muaccel bir alacak" olarak protokolde belirlenen ödeme tarihlerinden iflasın açıldığı tarihe kadar geçen süre için yasal faiz ve ferilerin de hesaplanarak iflas masasına dahil edilmesi gerektiğini, sonuç olarak, İİK m. 206/1-A bendi uyarınca işçilik alacaklarının birinci sırada yer alması kanuni bir imtiyaz olduğunu, müvekkilinin 338.214,37 TL tutarındaki alacağı, hem iş ilişkisinden doğması hem de iflas öncesi bir yıllık sürede muaccel hale gelmiş/protokole bağlanmış olması nedeniyle birinci sıraya kaydedilmesi gerektiğini, mahkememizce yapılacak yargılamada, bu protokolün kesin borç ikrarı niteliği ve İİK 206. maddedeki rüçhan hakkı gözetilerek, alacağın birinci sırada rüçhanlı olarak kaydına karar verilmesi hakkaniyet ve kanun gereği olduğunu, İflas idaresinin pasif tutumu ve alacağı "muhtacı muhakeme" olarak nitelendirmesi, müvekkilinin mağduriyetine sebebiyet verdiğini, eldeki yazılı deliller, emsal mahkeme kararları ve bilirkişi incelemesi ile sabit hale gelecek olan alacağın, sıra cetvelindeki ... kayıt numarası üzerinden kesinleştirilerek masaya kabulünü, müvekkilinin yıllarca süren emeğinin karşılığı olan bu alacakların, iflas masasının öncelikli ödeme yükümlülükleri arasında yer alması ve rüçhan hakkı gözetilerek birinci sıraya tescilini, izah edilen ve resen gözetilecek nedenlerle; davanın kabulünü ile ... 1. İflas Dairesi'nin ...İflas sayılı dosyasında ... kayıt numarası ile "muhtacı muhakeme" olarak kaydedilen müvekkili ...’ın 338.214,37 TL tutarındaki işçilik alacağının asıl alacak, protokol tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte iflas masasına rüçhanlı olarak birinci sırada kayıt ve kabulünü, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı müflis şirketinin iflas idaresine yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın usulüne dair öncelikle belirtmek gerekir ki işbu davanın açılması için 15 günlük hak düşürücü süre mevcut olduğunu, İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 235. maddesi uyarınca, sıra cetveline itiraz davaları, cetvelin ilanından itibaren on beş gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesinde açılmak zorunda olduğunu, ancak, alacak iddiasının tamamı veya bir kısmı reddedilen alacaklılar bakımından bu sürenin başlangıcı, İİK m. 234/2 hükmü gereğince yapılan doğrudan bildirim tarihi olduğunu, ilk olarak bu doğrultu da bir inceleme yapılmasını, kayıt kabul davasında görevli ve yetkili mahkemenin belirlenmesi ve husumet meselesine dikkate edilmesini, kayıt kabul davaları, İİK m. 235 uyarınca basit yargılama usulüne tabi olup, görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi, yetkili mahkeme ise iflas kararını veren yer mahkemesi olduğunu, somut olayda, iflas tasfiyesi ... 1. İflas Müdürlüğü nezdinde yürütüldüğünden, davanın ... Asliye Ticaret Mahkemeleri bünyesinde görülmesi usul ekonomisi ve kanuni yetki kuralları gerektiğini, bu doğrultu da bir inceleme yapılmasını, bu davada husumet, müflis şirketin kendisinden ziyade, iflas masasını temsil eden iflas idaresine yöneltilmesini, iflas idaresi, sıra cetvelini düzenleyen ve alacakları kabul veya ret yetkisine sahip olan organ olarak, masanın menfaatlerini korumakla yükümlü olduğunu, İflas idaresinin reddi üzerine açılan bu davalarda mahkeme, iflas idaresinin yerini alarak alacağın esasına dair bir yargılama yapılacağını, Kayıt kabul davası, bir nevi "eda davası" niteliğinde olduğunu, mahkemenin vereceği karar ile reddedilen alacak miktarı kesinleşerek masaya dahil edileceğini, bu doğrultu da inceleme yapılmasını talep ediyoruz, davacının davaya konu ettiği sıra cetveli iptal edildiğini, ... 39. İcra Hukuk Mahkemesinin ... E. ...K. Sayılı dosyasında alınan karar ile 20.04.2026 tarihinde davacının davaya konu ettiği İflas İdaresi Kararı yani davaya konu sıra cetveli iptal edildiğini, ... 39. İcra Hukuk Mahkemesinin...E... K. Sayılı dosyasında alınan kararın celbini, davacının bahsettiği alacak miktarının fazla olduğunu, davacının hesabının tamamını reddettiklerini, ilgili hesabı kabul etmenin mümkün olmadığını, ancak İflas İdaresi kararı ile yeni sıra cetveli yakın zamanda yayınlanacağını, uzman bilirkişiler tarafından yapılacak hesaplara dayanacak bir cetvel hazırlığı olduğunu, ilgili cetvele göre davacı alacağı ile ilgili kararı uygun görmez uygun görmediği kısım üzerinden davasını takip edebilir veyahut yeni bir dava açabileceğini, davacının yeni yayınlanacak cetveldeki alacağını kısmen kabul etmez ise yani ilgili alacağın üzerinde bir alacağı olduğu iddiası ile davanın devamı söz konusu olur ise (taraflarınca dava tümden reddedilmesini görüşlerinin bu yönde olduğunu) o halde iş bu davanın kısmen kabulüne , kısmen reddine karar verilmesini, müflis şirket hakkında iflas kararı verildiği için şirketin idari binalarının neredeyse tamamı mühürlü halde olduğunu, o nedenle şirket kayıtlarına davacının iddiaları açısından erişmek oldukça güç olduğunu, müflis şirketin elektriği (internet) de olmadığı gibi server kayıtlarına da erişilemediğini, o nedenle de yukarıda bahsettikleri gibi davacının iddiaları açısından şirket kayıtlarına erişmenin oldukça güç olduğunu, İflas idaresi, sıra cetveli hazırlık aşamasında sunduğu gerekçede, alacak iddialarının tahkikinde prensip olarak müflis şirketin 30 Haziran 2025 tarihli ticari defter kayıtlarını esas aldığını, bu tarihten sonraki döneme ait yevmiye kaydı veya defteri kebir hesaplarının bulunmadığını belirtildiğini, mahkememizin bu duruma dikkat etmesini, iflas idaresi tarafından hazırlanan sıra cetveline, Temmuz 2025 sonrası döneme ait kayıtların "elektronik ortamda teslim edilen basit excel listelerinden ibaret olduğu" ve "hukuken dikkate alınamayacağı" belirtildiğini, müflis şirketin defterlerinin 30.06.2025 tarihinde kesilmiş olması, şirketin o tarihte faaliyetlerini durdurduğu anlamına gelmediğini, aksine, iflasın açılmasına kadar olan süreçte müflis şirket ticari hayatına devam ettiğini, ancak yukarıda izah edilen gibi veriler karşılaştırabilecek fazlaca delili olmadığını, bu nedenlerle mahkemeden taleplerinin, davacının, var ise bordroları, var ise ticari kayıtları defterleri ve üçüncü kurumlardan (sgk, vergi dairesi, bankalar vb.) gelecek verilerle alacağın teyit edilmesi ve mutlak suretle bilirkişi incelemesi yaptırıldığını, işbu kayıt kabul davası ile mahkememiz huzurunda yapılacak kapsamlı bilirkişi incelemesiyle, bir sonuca kanaatinde olduklarını, izah edilen nedenlerle, davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELLİLER VE GEREKÇE Davacının davasının, İİK m.235 kapsamında kayıt kabul davasıdır. Mahkememizin ... Esas... Karar sayılı dosyasında 27/11/2025 tarihinde iflas kararı verilen müflis ...Tic. A.Ş.'nin alacaklılarına ilişkin olarak, ... 1. İflas Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyada 08/04/2026 tarihinde sıra cetveli düzenlenmiştir. Davacının davası ... 1. İflas Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyasında 08/04/2026 tarihinde tanzim edilen sıra cetveline karşı kayıt kabul davasıdır. Dosyaya celp edilen ... 39. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında verilen... Karar sayılı kararının incelenmesinde, anılan Mahkemece "İİK. madde 230'da "İdare, alacak ve istihkak iddialarının kaydı için tayin olunan müddet bittikten sonra iddiaları tahkik ve tetkik eder. Müflisi bulundurmak mümkünse her iddia hakkında ne diyeceğini sorar ve icabına göre kabul veya ret kararı verir." hükmünün bulunduğu, iflas idaresinin masaya yazdırılan her bir alacağı, gösterilen deliller ve müflisin defter ve belgeleri ile birlikte inceleyerek bir karar vereceği (Prof. Dr. Baki Kuru - İcra ve İflas Hukuku El Kitabı - sayfa 1318 ve 1319, Adalet Yayınevi 2013), alacağın tespiti için gerekiyorsa bilirkişiye de başvurulabileceği; Somut olayda, iflas idaresince her ne kadar işçi alacak iddialarına yönelik ".. bu alacak iddiası hakkında kabul veya red yönünde karar verilmemiş, kayıt kabul davası açılmasına imkan verecek şekilde alacağın “muhtacı muhakeme ”olduğuna karar vermek gerekmiştir..." ve "... kabul veya ret yönünde bir karar verilmeyip sıra cetveline..." şeklinde karar verilmiş ise de iflas idaresinin, alacak talepleri hakkında, gösterilen deliller ve diğer belgeler incelenerek ve gerekiyorsa bilirkişi incelemesi de yaptırılarak, açılması muhtemel kayıt kabul/terkin davalarına esas teşkil edecek şekilde açıkça kabul veya red kararı vermesi gerekirken, eksik değerlendirme yapılarak talebin sürüncemede bırakılmasına sebep olacak şekilde karar verilmesinin yerinde olmadığı" gerekçesiyle işbu davaya dayanak iflas idaresinin sıra cetveline ilişkin kararının iptaline karar verildiği anlaşılmıştır. Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, işbu davanın dayanağı olarak sıra cetveline ilişkin İflas İdaresi kararının ... 39. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında verilen ... Karar sayılı kararı ile iptal edildiği ve iflas idaresince davaya konu işçilik alacağının hesaplanması için iflas idaresince bilirkişi incelemesi yapıldığı, bu durumda davanın konusuz kaldığı ve davalının dava açılmasına sebep olduğu anlaşıldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM/ Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Dava konusuz kaldığından esas hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden ve ön inceleme tutanağı imzalanmadan önce karar verildiğinden AAÜT madde 6 hükmü uyarınca 45.000,00-TL'nin yarısı olan 22.500,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan toplam 92,00-TL yargılama gideri ile 732,00-TL peşin harç, 732,00-TL başvuru harcı toplamı 1.556,00- TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Karar kesinleştiğinde, var ise, arta kalan gider ve delil avanslarının ayrı bir karar yazmaya gerek olmaksızın, HMK 333 maddesi ve gider avansı tarifesine göre, ilgililerine re'sen iadesine, 6-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair, taraf vekillerinin yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 22/07/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır