Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/4330 E. 2026/1114 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4330
- Karar No
- 2026/1114
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/151 E., 2025/1024 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/352 E., 2022/338 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı hakkında 19.06.2020 tarihinde konkordato talebinin tasdikine karar verildiğini, konkordato komiser kurulundan 179.708,87 TL alacağın nisaba dahil edilmesi istenilmesine rağmen 67.684,41 TL alacağın kabul edildiğini, kabul edilmeyen 112.024,46 TL alacaklarının çekişmeli hale geldiğini, müvekkili bankanın 08.04.2019 tarihi itibariyle toplam alacağının 179.708,87 TL olduğunu, alacak bildirim tarihi itibariyle muaccel hale gelmiş olan taksitli ticari kredi alacakları için başlatıkları takibin derdest olduğunu ve alacağın 197.718,09 TL olup, bu tutar haricinde 1.600,00 TL gayrinakdi çek riski alacağı bulunduğunu ileri sürerek, konkordato tasdik dosyasına kabul edilmeyen tüm alacaklarının tespiti ile nisaba dahil edilmeyen 112.024,46 TL alacağın kabulü ile bu tutarın konkordato koşullarına göre, konkordato yürürlükten kalktığı takdirde ise tam olarak tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; konkordato mühleti için adi alacaklara faiz işletilemeyeceğini, davacının aynı alacak için başlattığı icra takibinin itiraz üzerine durduğunu, talep edilen alacakların birbiriyle uyuşmadığını, banka kayıtları esas alınarak hazırlanan komiser raporunda hukuka aykırılık bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İİK 288/1. maddesi yollamasıyla aynı Yasa'nın 294/3. maddesi gereğince hesaplamanın geçici mühlet tarihi itibari ile yapıldığı, davacı banka ile davalı arasında 14.02.2014 tarihli, 1.00.000,00 TL limitli Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmelerinin imzalandığı, bu sözleşmeler kapsamında davalıya krediler kullandırıldığı, Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19.06.2020 tarih ve 2020/228 karar sayılı kararı ile davalı şirket hakkındaki konkordato projesinin tasdikine dair karar verildiği, davacı bankanın talep ettiği toplam 179.708,87 TL alacağın, 67.684,41 TL'sinin kabul edildiği, 112.024,46 TL tutarındaki alacağın reddedildiği, geçici mühlet tarihi itibari ile davacının nisaba dahil edilmesi gereken 112.024,46 TL daha alacağının bulunduğunun denetime uygun bilirkişi asıl ve ek raporları ile belirlendiği, her ne kadar geçici mühlet tarihinden ve konkordato projesinin tasdikinden sonra davalı tarafça ödemeler yapılmış ise de; yapılan ödemelerin konkordato projesine dahil edilen çekişmesiz alacaklara mahsuben yapıldığı, çekişmesiz alacak miktarını aşan bir ödeme bulunmadığından yapılan ödemelerin davaya konu çekişmeli alacaktan mahsubunun mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 112.024,46 TL alacağın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile geçici mühlet tarihinden önce davalı asıl borçlunun vadesinde ödemediği KGF destekli taksitli ticari kredi bulunmadığı, geçici mühlet karar tarihinden önce davacının kredi hesabını kat etme koşullarının oluşmadığı, geçici mühlet karar tarihinden önce vadesinde ödenmeyen kredi taksidi bulunmadığından davacı bankanın hesap kat tarihinde alacağının muaccel hale gelmediği, davacının geçici mühlet karar süresi içerisinde davalı asıl borçlunun kredi hesabını kat etmesinin, İİK'nın 288/1 maddesi hükümleri uyarınca konkordatonun, asıl borçlunun tasarrufu ile sözleşmelere etkisi ve alacaklılar arasındaki eşitliğin korunması ilkesiyle asıl borçlunun komiser onayı olmaksızın ödeme yapamaması hususu da gözetildiğinde; davacı bankaca, vadesi henüz gelmemiş bakiye KGF destekli ticari kredi borcuna yönelik hesabın kat edilmesinin yasaya ve genel kredi sözleşmesi hükümlerine aykırı olduğu, mahkemece, davacının, geçici mühlet tarihinde muaccel bir alacağı bulunmadığından davanın reddine yönelik karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne ilişkin hüküm kurulmasının isabetsiz olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a.Konkordato mühlet süreleri içinde maddi hukuka ilişkin hakların kullanılmasını engeller şekilde ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceğini,
b.Bölge Adliye Mahkemesinin hukuka aykırı kararının uygulanması durumunda alacaklının konkordato davası dışında üçüncü kişi durumunda bulunan kefile başvuru imkanının da ortadan kalkacağını,
c.İİK’nın 294 maddesinde düzenlenen konkordato mühletin de takip yasağı kuralının borçluya temerrüt ihtarında bulunulamaz şeklinde genişletilmesinin hukuka aykırı olduğunu, zira borçlu hakkında konkordato mühleti verilmesi halinde vadesi gelmiş alacaklar hakkında müteselsil kefil yönünden takip yapılabileceğini,
d.Geçici mühlet içerisinde hesabın kat edilemeyeceği görüşünün kabulü halinde borçlu hakkında rehin takibi yapılamayacağı sonucunu da doğuracağından bu görüşün İİK’nın 295. maddesine açıkça aykırı olduğunu,
e.Kararın soyut gerekçelerle verildiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, İİK’nın 308/b maddesi uyarınca çekişmeli alacağın tespiti ile konkordato projesine eklenmesi, konkordato projesi yürürlükten kalktığı takdirde ise tahsil istemine ilişkindir.
1.1. Davacı banka ile davalı arasında 14.02.2014 tarihli, 1.000.000,00 TL Limitli Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmelerinin imzalanmış ve sözleşme kapsamında krediler kullanılmıştır. Davacı banka tarafından sözleşmelerde yer alan yetkiye dayalı olarak taksitli ticari kredi ilişkisi 123.049,51 TL ana para, 449,02 TL işlemiş faiz ve 128,31 TL BSMV olmak üzere 123.624,84 TL alacağın ödenmesi istemine ilişkin 17.06.2019 tarihli hesap kat ihtarnamesi ile sonlandırılmıştır. Hesap kat ihtarnamesi davalı borçluya 19.06.2019 tarihinde tebliğ edilmiş ve verilen süre dikkate alındığında 26.06.2019 tarihinde temerrüt gerçekleşmiştir.
1.2. Davalı hakkında 20.11.2018 tarihinde 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verilmiş ve yapılan yargılama sonucunda 19.06.2020 tarihinde konkordato projesinin tasdikine karar verilmiştir. Tasdik kararı Yargıtay denetiminden geçmek suretiyle 15.09.2021 tarihinde kesinleşmiştir. Davacı banka tarafından konkordato projesinin tasdikine ilişkin yargılama sırasında 179.708,87 TL alacak başvurusunda bulunulmuş ve 67.684,41 TL alacak projeye dahil edilerek fazlaya ilişkin alacak yönünden talep reddedilmiştir.
2.1.Öncelikli olarak uyuşmazlığın çözümü bakımından yasal düzenlemelerin göz önünde bulundurulması gerekmektedir. Bu kapsamda İcra ve İflas Kanunu'nun Konkordato talebi başlıklı 285/1. maddesi "Borçlarını, vadesi geldiği hâlde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlu, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflâstan kurtulmak için konkordato talep edebilir" hükmünü içermekte olup, konkordato talebi üzerine İcra İflas Kanunu'nun 299. maddesi gereğince ''alacaklılar konkordato komiseri tarafından 288. madde uyarınca yapılan ilanla ilan tarihinden itibaren 2 hafta içinde alacaklarını bildirmeye davet olunur. Ayrıca ilanın birer sureti adresi belli olan alacaklılara posta ile gönderilir. İlanda alacaklarını bildirmeyen alacaklıların bilançoda kayıtlı olmadıkça konkordato müzakerelerine kabul edilmeyecekleri ihtarı da yazılır'' alacaklıların alacaklarını bildirmesinden sonra İİK'nun 300. maddesi gereğince ''komiser borçluyu iddia olunan alacaklılar hakkında açıklamada bulunmaya davet eder. Komiser, alacakların varit olup olmadığı hakkında borçlunun defterleri ve belgeleri üzerinde gerekli incelemelerde bulunarak bunların neticesini 302. madde gereğince vereceği raporda belirtir'' hükmüne göre alacaklıların bildirdiği alacaklara karşı borçlunun beyanı alınarak alacakların tahkikinden sonra İİK'nın 301. maddesi gereğince komiser yapılacak ilanla alacaklıları konkordato projesini müzakere etmek üzere toplanmaya davet eder. Yapılan alacaklılar toplantısında özellikle konumuz ile ilgili İİK'nın 302/6. maddesi gereğince borçlunun itirazı üzerine çekişmeli hale gelen alacaklılar bakımından mahkeme bu alacakların hesaba katılıp katılmayacağına ve ne oranda katılacağına karar vermekle birlikte bu iddialar hakkında ileride açılacak davada verilecek kararlar saklı tutulmuştur. Nitekim İİK'nın 302/6. maddesinde ''Çekişmeli veya geciktirici koşula bağlı yahut belirli olmayan bir vadeye tabi alacakların hesaba katılıp katılmamasına ve ne oranda katılacağına mahkeme karar verir. Şu kadar ki bu iddialar hakkında ileride mahkemece verilecek hükümler saklıdır'' hükmü yer almaktadır. Bu maddede belirtilen ve çekişmeli alacak haline gelen alacaklar ile ilgili yasal düzenleme ise İİK'nın 308/b maddesinde yapılmış olup, anılan maddede ''Alacakları itiraza uğramış olan alacaklılar, tasdik kararının ilanı tarihinden itibaren bir ay içinde dava açabilirler. Tasdik kararını veren mahkeme konkordato projesi uyarınca çekişmeli alacaklara isabet eden payın, kararın kesinleşmesine kadar borçlu tarafından, mahkemece belirtilen bir bankaya yatırılmasına karar verebilir. Süresi içinde dava açmamış alacaklılar bu paydan ödeme yapılmasını talep edemezler; bu durumda yatırılan pay borçluya iade edilir'' hükmü yer almaktadır. Konkordatonun tasdik edilmesi kural olarak konkordatoya katılsın katılmasın yasal istisnaları dışında bütün alacaklılar bakımından zorunludur. Nitekim İİK'nın Konkordatonun Hükümleri başlıklı 308/c maddesinde ''Konkordato, tasdik kararıyla bağlayıcı hale gelir. Tasdik edilen konkordato projesinde konkordatonun, tasdik kararının kesinleşmesiyle bağlayıcı hale geleceği de kararlaştırılabilir; bu takdirde mühletin etkileri, kanunda öngörülen istisnalar saklı kalmak kaydıyla konkordatonun bağlayıcı hale geldiği tarihe kadar devam eder. Bağlayıcı hale gelen konkordato, konkordato talebinden önce veya komiserin izni olmaksızın mühlet içinde doğan bütün alacaklar için mecburidir. 206 ncı maddenin birinci sırasında yazılı imtiyazlı alacaklar, rehinli alacaklıların rehnin kıymetini karşılayan miktardaki alacakları ve 6183 sayılı Kanun kapsamındaki amme alacakları hakkında bu maddenin ikinci fıkrası hükmü uygulanmaz. Kredi kurumları tarafından verilen krediler de dahil olmak üzere, mühlet içinde komiserin izniyle akdedilmiş borçlar, adi konkordatoda konkordato şartlarına tabi değildir; malvarlığının terki suretiyle konkordatoda yahut sonraki bir iflasta masa borcu sayılır. Aynı kural karşı edimin ifasını komiserin izniyle kabul eden borçlunun taraf olduğu sürekli borç ilişkilerindeki karşı edimler için de geçerlidir.'' hükmü yer almaktadır. Bu hüküm gereğince konkordato İİK 308/c maddesinin 3. fıkrasında sayılan alacaklar dışında tüm alacaklar için mecburi olduğundan alacaklının konkordatoya tabi alacağını konkordato hükümleri dışında ileri sürme olanağı bulunmamaktadır.
2.2. Yukarıda yer verilen yasal hükümler göz önünde bulundurulduğunda mühlet kararından önce doğan alacaklar konkordatoya tabi olup, konkordato bu alacaklar için mecburi olduğundan alacaklının alacağını bildirmesi üzerine borçlunun alacağı kısmen veya tamamen kabul etmemesi halinde kabul edilmeyen alacak çekişmeli alacak haline gelmekte olup, İİK'nın 302/6. bendine göre çekişmeli veya geciktirici koşula bağlı yahut belirli olmayan bir vadeye tabi alacakların da konkordato alacakları kapsamında hesaba katılması ve konkordatoya tabi alacaklar içerisinde yer alıp almayacağı konusunda mahkemece bir karar verilmesi, kabul edilmeyen alacak bakımından ise İİK'nın 308/b maddesi gereğince tasdik kararının ilanından itibaren bir ay içerisinde dava açılması ve çekişmeli alacağın tespit edilerek konkordatoya tabi olarak ödenmesinin talep edilmesi gerekmektedir. Yine aynı maddeye göre süresi içerisinde dava açmamış olan alacaklının konkordato projesi kapsamında ödeme yapılmasını talep etme olanağı bulunmamaktadır.
3.1. Genel kredi sözleşmelerinde, sözleşmenin imzalanması ve tahsis edilen kredinin kullanılması ile alacak doğmuş bulunmaktadır. Nitekim somut uyuşmazlıkta davacı banka ile davalı arasında 14.02.2014 tarihli genel kredi sözleşmeleri kapsamında sözleşme imzalandığı ve davacı banka tarafından 17.06.2019 tarihinde ödenmeyen kredi ile ilgili hesap kat ihtarnamesi gönderildiği anlaşılmaktadır. Davalı hakkında 20.11.2018 tarihinde geçici mühlet kararı verildiği 19.02.2019 tarihinde ise kesin mühlet kararı verildiği davacının alacaklarının bir kısmının kabul edilmek sureti ile konkordato projesinde tasdik oylamasına katıldığı ve alacaklar toplantısında olumsuz oy kullandığı dava konusu miktar yönünden ise alacak talebinin reddedildiği anlaşılmaktadır.
3.2. Her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince KGF destekli taksitli ticari kredi yönünden hesap kat ihtarının 17.06.2019 tarihinde yapıldığı geçici mühlet kararının ise 19.11.2018 tarihinde verildiği dolayısıyla hesap kat ihtarnamesi gönderilmesi geçici mühlet içinde olduğundan alacaklılar arasındaki eşitliğin korunması bakımından hesabın kat edilerek borcun ödenmesinin istenmesinin İİK'nın 288/1 maddesi hükümlerine aykırı olduğu gerekçesine yer verilmiş ise de yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere alacağın Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtildiği üzere genel hükümlere herhangi bir koşula bağlı olmaksızın ödenmesinin istenmesi mümkün değil ise de, bu durum alacağın İİK'nın 302/6 ve 308/b maddesi gereğince çekişmeli alacak olarak varlık ve miktarı tespit edilerek konkordato projesi kapsamında ödenmesinin istenmesine engel değildir. Aksi halin kabulü halinde alacaklının alacağını tahsil için başka bir hukuki imkânı bulunmamaktadır.
3.3. Nitekim dava konusu alacak çekişmeli alacağın tespiti ve konkordato projesi kapsamında ödenmesi amacıyla açılan bir dava olup, genel hükümlere dayalı bir dava değildir. Kaldı ki, İİK'nın 302/6. maddesi gereğince çekişmeli, geciktirici koşula bağlı veya vadesi belirli olmayan alacakların dahi konkordato projesinde alacak kaydı olarak yer alması mümkün olup, İİK'nın 308/c maddesi gereğince tasdik edilen konkordato tüm alacaklılar bakımından bağlayıcı olduğundan, alacağını takip ve tahsil etmek isteyen alacaklının açacağı çekişmeli alacak hakkındaki davada alacağın geçici mühlet kararından önce doğmuş ve konkordatoya tabi bir alacak olması koşuluyla İİK'nın 308/b maddesi gereğince çekişmeli alacak olarak dava konusu edilmesi mümkün olup, Bölge Adliye Mahkemesince aksine gerekçelerle, İlk Derece Mahkemesinin davanın kabulüne ilişkin kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, kararın açıklanan nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir. O halde Bölge Adliye Mahkemesince yapılacak iş, İİK'nın 294/3. maddesi gereğince ''tasdik edilen konkordato projesi aksine hüküm içermediği takdirde kesin mühlet tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş her türlü alacağa faiz işlemesi durur" hükmü ve İİK'nın 288/1 maddesi gereğince "Geçici mühlet, kesin mühletin sonuçlarını doğurur.'' hükümleri göz önünde bulundurularak geçici mühlet tarihinden sonra alacağa faiz işlemeyeceği dolayısıyla geçici mühlet tarihinden sonra işletilmiş faiz ve fer'ileri varsa bu kısım da gözetilerek alacağın belirlenmesi ve çekişmeli alacak isteminde tahsil hükmü kurmak yerine kabulüne karar verilen tutarın “tasdik edilen konkordato projesi çerçevesinde ödenmesine” karar verilmesinden ibarettir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.