Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/3420 E. 2026/2093 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3420
- Karar No
- 2026/2093
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/53 E., 2025/232 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, dahili davalılar ..., ... ve ... ve davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı yüklenici ... ile müvekkili arasında 13.09.2005 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi akdedildiğini ve paylaşımın müvekkiline %35, yükleniciye %65 olacak şekilde belirlendiğini, müvekkiline sözleşmede belirlenen 1 dükkan ve üzerine denk gelen her katta 1 bağımsız bölüm verileceğinin kararlaştırıldığını, müvekkilinin sözleşme gereği 4/5 hisseyi davalı yükleniciye devrettiğini, komşu parselin tevhid edileceğinden bahisle yüklenici ile 13.09.2007 tarihli yeni sözleşme yapılmakla birlikte yüklenicinin komşu parselle anlaşamaması nedeniyle ilk sözleşmeye göre inşaatın yapıldığını, ek sözleşmenin hükümsüz kaldığını, müvekkilinin 20.07.2009 tarihli ihtarname ile ilk sözleşmeye göre kendisine verilmesi gereken bağımsız bölümlerin tescilini talep etmesine rağmen sadece 1. kattan 2 ve 3 no.lu bağımsız bölümlerin müvekkili adına tescil edildiğini belirterek, sözleşme gereği müvekkiline verilmesi gereken 1'i dükkan, 3 bağımsız bölümün müvekkili adına tescili ile tescil yapılamayacak olması halinde sözleşmenin iptali ile davalı yükleniciye devredilen hissenin müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiş, 23.06.2010 tarihli dahili dava dilekçesi ile ... adına kayıtlı zemin kat 1 no.lu dükkan, ... adına kayıtlı 2. kat 5 no.lu bağımsız bölüm ve ... adına kayıtlı 3. kat 7 no.lu bağımsız bölümlerin tapu kayıtlarının iptali ile müvekkili adına tescilini talep etmiş ve 14.04.2011 havale tarihli tarihli dilekçe ile davalılar ... ..., ..., ... ve ... hakkındaki davadan feragat ettiklerini beyanla davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1-Davalılar ..., ..., ... ..., ... ve ... vekili cevap dilekçesinde, davacı ve davalı ... arasındaki 13.09.2005 tarihli sözleşme gereği davacıya 1. 2. ve 3. kattan birer daire ve dükkan verileceğini, tarafların akabinde 13.09.2007 tarihli ek sözleşme yaparak, 1. katın tamamının davacıya ait olacak şekilde sözleşmeyi tadil ettiklerini, davacının hisse oranının %35 den %20'ye düşürüldüğünü, tadilin tevhit şartına bağlanmadığını, 2. sözleşmeye göre 42 no.lu parselin komşu 77 no.lu parsel ile birleştirilmesinin belediyeden gelen olumsuz yazı üzerine yapılamadığını, bu konuda müvekkili ...'in kusurunun bulunmadığını, ikinci sözleşmenin geçersiz olmadığını, diğer müvekkillerinin ise tapu siciline güvenerek iyiniyetle taşınmazları edindiklerini, satışların gerçek satış olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
2-Dahili davalılar ... ve ... vekili cevabında; müvekkillerinin kat irfifakı kurulmuş binada tapu siciline güvenerek iyiniyetli olarak taşınmazları satın aldıklarını, yüklenicinin sözleşme gereği edimlerini tamamladığını ve iskânın alındığını, taşınmazın tamamaen bitirildiğini, sözleşmenin feshinin istenemeyeceğini, davacının eksik hissesi varsa bunu davalı yükleniciden talep etmesi gerektiğini, nitekim hala hissesi bulunduğunu, müvekkilinden talepte bulunulmasında hukuki yarar bulunmadığını beyanla davanın reddini istemiştir.
III.MAHKEME KARARI Mahkemenin 13.03.2013 tarihli kararı ile davacı ile davalı yüklenici ... arasında 13.09.2005 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiği, sözleşmeye göre sağ taraftaki dükkan ile 1-2-3. katlarda %50 oranında birer dairenin %35 pay karşılığı davacıya, diğer bölümlerin davalı yükleniciye ait olacağının belirlendiği, daha sonra tarafların 13.09.2007 tarihli ek sözleşme düzenledikleri, buna göre 42 parsel ile komşu parselin tevhit edilerek, her katın 240 m² olarak yapılacağının ve davacının %20 hisse karşılığı birinci kattaki 3 adet daireye sahip olacağının, kalan bölümlerin yükleniciye ait olacağının belirlendiği, yüklenicinin komşu parsel maliki ile anlaşma sağlayamadığı için ilk sözleşme şartlarına göre inşaatı yaptığı ve 1. kattaki 2 dairenin davacı adına tescil edildiği, taşınmazda 08.07.2009 tarihinde kat mülkiyetinin kurulduğu, davacı arsa sahibi ile yüklenici ve diğer taşınmaz maliklerinin hangi bağımsız bölümün kime ait olacağı ve ne kadar pay sahibi olacağı konusunda anlaştıkları ve buna göre kat mülkiyetinin kurulduğu, kat mülkiyeti kurulduktan sonra dava açıldığı, davacının tapu iptal ve tescil talebinin dinlenemeyeceği gerekçesiyle davalılar ..., ..., ... ve ... hakkında açılan davanın feragat nedeniyle reddine, diğer davalılar hakkında açılan davanın reddine karar verilmiytir
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1.Mahkemenin 13.03.2013 tarihli kararının süresi içinde davacı mirasçıları vekilince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesi'nin 13.10.2014 tarihli, 2014/7370 Esas, 2014/6224 Karar sayılı kararı ile tapu müdürlüğünden temin edilen bağımsız bölüm listesi, resmi senet ve vekaletname kapsamından kat mülkiyetine geçiş işlemlerinin 09.09.2008 tarih ve ... yevmiye sayılı vekaletnameye dayalı olarak arsa sahibi davacı ... vekili ... ve ... ... tarafından yürütüldüğü, buna göre, mahkemenin, kat mülkiyeti kurulmasını "davacı arsa sahibi ile yüklenici ve diğer taşınmaz maliklerinin hangi bağımsız bölümün kime ait olacağı ve ne kadar pay sahibi olacağı konusunda anlaştıkları" şeklinde yorumlamasında ve kat mülkiyeti kurulmasından sonra açılan davanın bu anlaşmaya aykırı olarak açıldığı sonucuna varılmasında ve bu nedenle reddedilmesinde isabet bulunmadığı, bu durumda, mahkemece, böyle bir anlaşmanın bulunmadığı gözetilerek, davacı tarafın ilk sözleşmeye göre yapılan inşaattaki paylaşımın ilk sözleşmeye göre yapılmadığı, yüklenicinin sözleşme hükümlerine aykırı hareket ettiği iddiasına ilişkin uyuşmazlığın esasına girilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği, yanılgılı şekilde varılan sonucun doğru görülmediği, bozma nedenine göre, davacı mirasçıları vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmediği gerekçesiyle davacı misarçıları vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına bozulmasına, diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
2.Mahkemece bozma ilamına uyulmak suretiyle 19.07.2016 tarihli kararı ile yapılan keşifte de belirlendiği üzere inşaatın %100 tamamlandığı ve ikamet edildiği, taşınmazda kat irtifakının da tesis edildiği, sözleşmenin geriye etkili feshi ve tapu iptal taleplerinin kabulünün mümkün olmadığı, davacının gerekirse tazminat davası açabileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemenin 19.07.2016 tarihli kararının süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesi'nin 07.12.2017 tarihli, 2016/ Esas, 2014/6224 Karar sayılı kararı ile taraflar arasıdaki uyuşmazlığın son kayıt maliki davalılar ..., ..., ... ve ...'ın, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1024. maddesi uyarınca yolsuz tescili bilen veya bilmesi gereken üçüncü kişiler olup olmadıkları ile aynı Yasa'nın 1023. maddesi gereğince iyiniyetli sayılıp sayılamayacakları noktasında toplandığı, Mahkemece, Yargıtay Büyük Genel Kurulu'nun 08.11.1991 tarihli ve 1990/4-1991/3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ilkeleri doğrultusunda ve davacı tarafın buna ilişkin iddiaları da dikkate alınarak, kayıt maliki davalıların iyiniyetli olup olmadıkları incelenip araştırılmaksızın ve hükmün gerekçesinde bu husus tartışılmaksızın, sırf dava konusu bağımsız bölümlerin, adı geçen davalılar adına kayıtlı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle hükmün davacı mirasçılar yararına bozulmasına karar verilmiştir.
Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesi'nin 17.02.2017 tarihli kararına karşı davalı ... vekili tarafından karar düzeltme isteğinde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nin 08.05.2019 tarihli ve 2018/2212 Esas, 2019/2181 Karar sayılı kararı ile davalı vekilinin karar düzeltme isteminin reddine karar verilmiştir.
3.Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş, yüklenici ...'in sözleşmeye aykırı olarak tapuda 2 ve 3 no.lu daireleri davacılar murisi adına tescil ettirdiği, devam eden süreçte de davacılar murisine verilmesi gereken zemin kattaki 1 nolu dükkanın davalı ...'e, 2. kat 5 no.lu dairenin davalılar ... (2/5 hisse) ile ... (2/5 hisse)'a ve 3. kat 7 no.lu dairenin de davalı ... adına satış suretiyle tescil edildiği, davacının eldeki davada, sözleşme uyarınca kendisine düşmeyen 1. kattaki 2 no.lu daireyi yükleniciye devre hazır olduğunu bildirerek sözleşme uyarınca taşınmazların adına tescilini talep ettiği, davalı ...'in sözleşme uyarınca kendisine bırakılmayan ve üzerinde tasarruf hakkının bulunmadığı taşınmazları devretmekle yapılan tescil işlemlerinin yolsuz tescil hükmünde olduğu, davalı ...'in iyiniyetli olmaması sebebiyle diğer davalılara yapılan tescillerin de yolsuz olduğu, mahkemece mahallinde keşif yapılmak suretiyle alınan raporda taşınmazların satış tarihlerindeki değerleri ile tapuda belirtilen satış değerleri arasında ciddi miktar farklılığının olduğu, bunun yanı sıra bilirkişi raporunda da görüldüğü üzere davacıya verilen 2 no.lu dairenin diğer dairelerle dahi bedel farkının olduğu, daha değerli olan taşınmazların satış gösterilerek davalılara devredildiği, tanık ...'ın davalı ...'den satın alan kişilerin aslında bu dairelerin ve dükkanın arsa sahibine ait olduğunu bildiklerini, binaya bakmaya gelen herkese müteveffa davalı ...'in eşi ...'in dava konusu edilen binanın sağ tarafındaki daire ve dükkanın kendilerine ait olduğunu söylediğini beyan ettiği, tanığın beyanlarının görgüye dayalı olduğu, bunun yanı sıra davalı ...'un davalı ...'in damadı olduğu, bu durumu bilmediğinin düşünülemeyeceği, 5 no.lu dairenin 3/5 hisseli olarak kaydettirildiği, satış bedelinin de mahkemece tespit edilen değerden düşük olduğu, diğer hissenin de dava dışı ... adına tescil edildiği, ayrıca her ne kadar tapuda zemin kat dükkan ... adına kayıtlı ise de dükkanın yine ... tarafından kullanıldığı, davalılar ..., ... ve ... tarafından cevap dilekçelerinde taşınmazların bedelleri ödenerek satın alındığı belirtilmişse de ödemeye dair kayıtların verilen ihtaratlı süreye rağmen sunulmadığı, aynı binada davacıların en başından itibaren oturmaya devam ettikleri de nazara alındığında son kayıt maliki olan davalıların bu durumu bilmediklerinin düşünülemeyeceği, davalıların ... adına olan tescilin yolsuz tescil olduğunu araştırmaları halinde öğrenebilecekleri, TMK'nın 1023. ve 1024. maddeleri uyarınca iyiniyet kuralından faydalanamayacakları gerekçesiyle, davanın kabulü ile dava konusu İstanbul İli, ..... İlçesi, 1889 ada, 42 parsel sayılı zemin kat 1 no.lu dükkanın davalı ... adına olan tapu kaydının, 2. kat 5 no.lu taşınmazın davalı ... adına olan 3/5 hissesinin, 3. kat 7 no.lu taşınmazın davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ile işbu taşınmazların davacılar adına .... Noterliği'nin 28.05.2012 tarihli ve ... yevmiye no.lu, Cide Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2017/588 Esas, 2017/565 Karar sayılı ve Bakırköy 5. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2022/483 Esas, 2022/520 Karar sayılı mirasçılık belgelerindeki miras hisseleri oranında tapuya kayıt ve tesciline, davacılar murisi ... adına kayıtlı İstanbul İli, ... İlçesi, 1889 ada, 42 parsel sayılı 1. kat, 2 no.lu taşınmazın tapu kaydının iptali ile işbu taşınmazın davalı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, davalılar ..., ..., ... ve ... yönünden açılan davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1-Dahili davalı ... ve davalı ... vekili temyizinde; kararın bozma ilamına aykırı olduğunu, kayıt maliki davalıların iyiniyetli olup olmadıklarının incelenip araştırılmaksızın karar verildiğini, müvekkili ...'in kötüniyetinin ispatlanmadığını, tanık beyanlarında müvekkili ... aleyhine beyan bulunmadığını, müvekkilleri ... ve ... arasında danışıklı olarak satış işleminin yapıldığına dair tanık beyanı ve tespit bulunmadığını, müvekkilinin taşınmazı iyiniyetli olarak ...'den satın aldığını, müvekkilinin dava konusu taşınmazı davadışı ... adlı kişiye sattığından aleyhinde tapu iptal kararı verilemeyeceğini, güncel tapu kayıtları incelenmeden karar verildiğini, taşınmaz satış bedelinde de muvazaa bulunmadığını, zemin kat 1 no.lu bağımsız bölüm satışının gerçek değer üzerinden gerçekleştirildiğini, müvekkili ... yönünden feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesine rağmen nispi vekalet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu beyan etmektedir.
2-Dahili davalı ... vekili temyizinde; davacı müvekkilinin taşınmazı devraldığı ...'e karşı olan davasından feragat ettiğinden bu kişinin mülkiyetini kabul etmiş olup, müvekkili yönünden de davanın reddi gerektiğini, tanık beyanlarının müvekkili yönünden iyiniyetli olmadığı şeklinde yorumlanamayacağını, tanık beyanlarının her bir davalı yönünden ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğini, müvekkili yönünden aleyhe tanık beyanı bulunmadığını, müvekkilinin davacı iddialarını taşınmazı edindiği sırada bilebilecek durumda olmadığını, tapu siciline güvenen iyi niyetli kişi olduğunu, taşınmazı yükleniciden değil ...'den devraldığını, satış bedelinin düşük gösterilmesinin tek başına muvazaaya delil olamayacağını, müvekkilinin taşınmazı gerçekte 160.000,00 TL' ye satın aldığını, delillerin temyiz dilekçesi ekinde sunulduğunu, müvekkilinin yeterli araştırma yapması halinde yolsuz tescili bilebilecek durumdu bulunduğuna dair mahkeme kabulünün usul ve yasaya aykırı olup, müvekkilini ölçüsüz araştırma yükü altına soktuğunu, eski vekilin müvekkilini bilgilendirmediği için ara kararın müvekkili tarafından yerine getirilemediğini, vekilin ihmali nedeniyle müvekkilinin savunma hakkının kısıtlanmaması gerektiğini, eski vekilin azledildiğini, cevap dilekçesinde borcun ödendiği beyan edildiğinden borcu sona erdiren belgelere yargılamanın her aşamasında dayanılabileceğini, müvekkilinin gerçek taşınmaz bedelini ...'e ödediğini beyan etmektedir.
3-Dahili davalı ... vekili temyizinde; tanık ...'in beyanlarında müvekkili aleyhine husus bulunmadığını, tanık ...'in ise davacının akrabası olup beyanlarının hükme esas alınamayacağını, beyanlarının görgüye dayalı olmadığını, kaldı ki müvekkilinin taşınmazı kayınbabasından satın aldığının beyan edildiğini ve muvazaaya dair beyan bulunmadığını, mahkeme gerekçesinin hatalı olduğunu, müvekkilinin tapu siciline güvenerek taşınmazı satın aldığını, kayınbabasının işlerini ne şekilde yürüttüğünü bilmesinin mümkün olmadığını, tapuda harcın düşük gösterilmesinin genel bir uygulama olduğunu, müvekkili tarafından olmasa da diğer davalı ... tarafından Albaraka Bankası ödeme dekontlarının sunulduğunu ve bu hususa kararda yer verilmemesinin hatalı olduğunu, müvekkilinin tapu kütüğünden başka araştırma yükümlülüğü bulunmadığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
Davacı vekili tarafından, davalı yüklenici ... ile akdedilen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereği davacı arsa sahipleri mirasçısı ...'e ait olması gereken ancak kayıt maliki dahili davalılar adına kayıtlı olan bağımsız bölümler yönünden tapu iptal ve tescil talebinde bulunulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde dahili davalıların TMK'nın 1023. ve 1024. maddeleri uyarınca iyiniyet kuralından faydalanamayacakları gerekçesiyle, davanın kabulü ile dahili davalılar adına kayıtlı 3 taşınmaz yönünden tapu iptal ve tescil talebinin kabulüne karar verilmiştir.
1- Dahili davalı ... ve davalı ... vekilinin temyiz talebi yönünden yapılan incelemede; mahkemece İstanbul İli, ... İlçesi, 1889 ada, 42 parsel sayılı zemin kat, 1 no.lu dükkanın davalı ... adına olan tapu kaydının iptaline karar verilmiş ise de, dava konusu taşınmazın temyiz aşamasında dosya eksiklik talebi üzerine temin edilen tapu kayıtlarının incelenmesinde; taşınmazın 15.09.2009 tarihinde ...'den devralınarak dahili davalı ... adına kayıtlı olduğu, mahkemece taşınmaz üzerine konulan ihtiyati tedbirin 16.08.2013 tarihinde kaldırılmasından sonra 29.08.2013 tarihinde 1/3 hissesinin ... ve 2/3 hissesinin ...'e satış suretiyle devredildiği, 10.08.2021 tarihli bağımsız bölümlerin ayrılması işlemi ile ayrılarak zemin kat, 10... no.lu bağımsız bölümlerin oluştuğu, arada yapılan devirler sonrasında nihai olarak, zemin kat, 10 no.lu bağımsız bölümün 30.11.2021 tarihinde ...'e satış suretiyle devredilerek tam hisse ... adına kayıtlı olduğu ve zemin kat, 11 no.lu bağımsız bölümün ise 14.09.2021 tarihli satış suretiyle devir sonrası tam hisse ... adına kayıtlı olduğu anlaşılmıştır.
Yukarıda yapılan tespitler gereği, dava konusu zemin kat, 1 no.lu taşınmazın bağımsız bölümlerin ayrılması işlemi sonucu 10... no.lu bağımsız bölüm numaralarını aldığı ve taşınmazların devredildiği anlaşıldığından, HMK'nın 125. maddesi gereği davacıya yeni oluşan bağımsız bölümler yönünden talebini açıklayarak davasının yeni maliklere karşı yöneltmesi hususunda süre verilmek suretiyle önceki bozma ilamı kapsamında inceleme ve değerlendirme yapmak suretiyle karar verilmesi gerekmesine rağmen, eksik inceleme ile devreden eski malik yönünden tapu iptal ve tescil hükmü kurulması doğru görülmemiş dahili davalı ... vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın bozulması gerekmiştir.
Davalı ... yönünden feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmiş olmasına rağmen vekalet ücretinin nispi olarak hükmedilmesi gerektiğinden bahisle temyiz talebinde bulunulmuş olmakla birlikte, mahkemece 13.03.2013 tarihli karar ile feragat yönünden verilen karara karşı temyiz talebi bulunmadığından feragat talepleri yönünden verilen karar kesinleşmiş olmakla, davalı ... vekilinin bu yöndeki temyiz talebinin yerinde olmadığından reddi gerekmiştir.
2- Dahili davalı ... yönünden yapılan incelemede; dahili davalı ...'ın dava konusu 3. kat, 7 no.lu bağımsız bölümü, 12.09.2008 tarihli kat irtifakı ile adına tescili yapılan davalı ...'den 21.05.2009 tarihinde satış suretiyle devraldığı, dosya içeriği itibarıyla davalının davalı yüklenici adına olan yolsuz tescili bildiği veya bilmesi gerektiği husunda aleyhine delil bulunmadığı, davacının davasını ispat edemediği anlaşılmakla, dahili davalının Yargıtay Büyük Genel Kurulu'nun 08.11.1991 tarihli ve 1990/4-1991/3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ilkeleri doğrultusunda, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1024. maddesi uyarınca yolsuz tescili bilen veya bilmesi gereken üçüncü kişi olarak kabul edilemeyeceği, iyiniyetli sayılması gerektiği, bu dahili davalı yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekmesine rağmen kabulüne karar verilmesi hatalı olduğundan dahili davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile dahili davalı ... yönünden verilen kararın bozulması gerekmiştir. 3- Dahili davalı ... vekilinin temyiz talebi yönünden yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı ve özellikle dahili davalının davalı yüklenicinin damadı olduğu ve dava konusu mesken nitelikli taşınmazın 3/5 hisse ile dahili davalı adına kayıtlı olduğu anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden dahili davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile verilen hükmün onamasına karar verilmiştir.
VI. KARAR Yukarıda değerlendirme ve gerekçe bölümünün 1 no.lu bendinde açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, Dahili davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan mahkeme kararının dahili davalı ... lehine BOZULMASINA, Değerlendirme ve gerekçe bölümünün 2 no.lu bendinde açıklanan nedenlerle, dahili davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının dahili davalı ... lehine BOZULMASINA, Değerlendirme ve gerekçe bölümünün 3 no.lu bendinde açıklanan nedenlerle, dahili davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile İlk Derece Mahkemesi kararının dahili davalı ... yönünden ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden davalılar ..., ...'a iadesine, Alınması gereken temyiz harcının mahsubu ile fazla yatırılan miktarın talep halinde temyiz eden davalı ...'a iadesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,13.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.