Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/1438 E. 2026/3951 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1438
Karar No
2026/3951
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2343 E., 2024/1752 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Gölpazarı Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/50 E., 2022/156 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

-KARAR- Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Kadastro sonucu; Bilecik ili, ... ilçesi, ... köyünde bulunan 1 50... parsel, 1 50... parsel sayılı taşınmazlar ... adına tespit ve tescil edilmiş, 1 50... parsel sayılı taşınmaz ... adına kayıtlı iken satış nedeniyle ... ... ... adına kayıtlanmış, 1 04... parsel sayılı taşınmaz ise malikinin kim olduğu bilinemediğinden Hazine adına tescil edilmiştir. Davacı; miras yoluyla gelen hakka dayanarak 1 50... parsel, 1 50... parsel ve 1 04... parsel sayılı taşınmazlara yönelik dava açmış, dava konusu taşınmazların tapu kaydının iptali ile eşit paylarla kendisi, ... ... mirasçıları ve davalı adına tescilini talep etmiş, yargılama sırasında dava konusu edilen 1 04... parsel yerine 1 50... parsel sayılı taşınmazın dava konusu olduğu bildirilmiş, 1 04... parsel sayılı taşınmaza yönelik davadan feragat edilmiştir.

Davalı vekili; 1 50... parsel sayılı taşınmazın 4000 m²’lik kısmının muıisten intikal ettiğini, murisin taşınmazı sağlığında davalıya verdiğini, kalan kısmının 3. şahıstan alındığnı, zilyedinin davalı olduğunu, 1 04... parsel sayılı taşınmazın muristen intikal etmediğini, 1 50... parsel sayılı taşınmazın muristen intikal ettiğini ancak muris tarafından sağlığında davalıya verildiğini zilyedin davalı olduğunu, mirasçılar arasında taksim yapıldığını, davacıya fazla yer verildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; murisin ölmeden önce taşınmazların mirasçılar arasında paylaşıldığı, bir takım tanıklar davacının taşınmazlar üzerine meyve ağacı diktiğinden bahsetmişlerse de, buna ilişkin tasarrufun muris öldükten sonra ve yakın tarihlere rastladığı, dolayısıyla sırf ağaç dikmiş olmanın davacı lehine Kadastro Kanunu md. 15 kapsamında hak vermeyeceği, kadastro tespiti esnasında taşınmazların bu şekilde zilyedi adına tespit ve tescil edildiği gerekçesi ile davanın 1 50... parsel ve 1 50... parsel sayılı taşınmazlar yönünden esastan reddine, 1 04... parsel yönünden feragat nedeniyle reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile muris ölmeden önce taşınmazların mirasçılar arasında paylaşıldığı, birtakım tanıklar davacının taşınmazlar üzerine meyve ağacı diktiğinden bahsetmişlerse de, buna ilişkin tasarrufun muris öldükten sonra ve yakın tarihlere rastladığı, dolayısıyla sırf ağaç dikmiş olmanın davacı lehine Kadastro Kanunu md. 15 kapsamında hak vermeyeceği, kadastro tespiti esnasında taşınmazların bu şekilde zilyedi adına tespit ve tescil edildiği, dava konusu edilmiş olan bu yerlerin uzun süre kullanımlarının miras taksim sözleşmesine bağlı olacak şekilde kullanılmış olmalarının hayatın olağan akışına uygun olduğu, beyan alınmış olan tanıkların belirli olaylara ve somut görgülerine dayalı beyanları karşısında bu tanıkların işin gerçeğine de vakıf oldukları, Mahkemece buna göre davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.

Mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de; dava konusu taşınmazlar üzerinde sürdürülen zilyetlik ve zilyetliğin hukuki nedeni kesin olarak belirlenmemiş, usule aykırı olarak tanıklar duruşmada dinlenmiş, maddi hata sonucunda 1 04... parsel sayılı taşınmaza yönelik dava açıldığı gözardı edilmiştir. Bu şekilde eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulamaz. O halde; doğru sonuca varılabilmesi için Mahkemece öncelikle; 1 50... parsel sayılı taşınmazın güncel tapu kaydı dosya arasına alınarak gerektiğinde 6100 sayılı HMK'nın 125. maddesi uyarınca davacıya seçimlik hakkı hatırlatılmalı, bundan sonra tarafsız mahalli bilirkişiler, taraf tanıkları ve fen bilirkişisinin katılımı ile taşınmazlar başında yeniden keşif yapılmalıdır.

Keşif sırasında yerel bilirkişiler ve taraf tanıklarına taşınmazların kime ait olduğu, kimden kime ne suretle intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri hangi hukuki nedene dayalı olarak kullanıldıkları, murisin ölüm tarihine kadar çekişmeli taşınmazların kim tarafından kullanıldığı, muris tarafından taşınmazların zilyetliğinin davalıya fiilen devredilip edilmediği, taşınmazların taksime konu olup olmadıkları, zilyetliğin hangi tarihten beri hangi nedenle kimde olduğu ve ne şekilde sürdürüldüğü, 3 kişiden satın alma yoluyla edinilip edinilmedikleri hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, beyanlar arasında çelişki doğması halinde gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle usulünce giderilmeye çalışılmalı, çelişkinin giderilememesi halinde hangi beyana ne sebeple üstünlük tanındığı gerekçeli kararda tartışılıp açıklanmalı, fen bilirkişisinden keşfi takibe elverişli krokili rapor alınmalı, bundan sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece açıklanan hususlar gözardı edilerek ve eksik inceleme ile yetinilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir.

Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan harcın istek hâlinde temyiz edene iadesine, Dosyanın Gölpazarı Asliye Hukuk Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/1438, K. 2026/3951, T. 13.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2025-1438-e-2026-3951-k-a299dcd11423