İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/131 E. 2026/48 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/131
- Karar No
- 2026/48
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/131 Esas KARAR NO : 2026/48
DAVA : Markanın Hükümsüzlüğü DAVA TARİHİ : 24/06/2019 KARAR TARİHİ : 31/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 03/04/2026
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhinde açılan davanın, Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda : GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA ; Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili markasının ... tarafından ilk olarak 1967 yılında yaratılmış olup, günümüzde ...'ndeki en büyük perakende satış mağazalarından birisi olduğunu, müvekkilinin "...” markasını uzun yıllardır menşe ülke ... başta olmak üzere dünya genelinde, ... de dahil 100'den fazla ülkede yoğun ve yaygın bir şekilde kullanmakta ve tescil kayıtları ile koruma altına almakta olduğunu, ancak hal böyle iken, davalıya ve müvekkiline ait tescilli markalara ait esas unsurun aynı şekilde “..." ibaresi olduğunu, davalı markasının sonrasında yer alan “.." ibaresi, ”...” ibaresinin kısaltması, yani ”...” anlamına geliyor olması sebebiyle ayırt edicilik vasfını haiz olmadığını, markanın esas unsuru olan “..." ibaresini sadece destekler nitelikte olduğunu, ... menşeli müvekkil markasının ... şubesi ya da versiyonu anlamına geliyor olması sebebiyle markayı müvekkili markasına daha yakınlaştırır nitelik arz ettiğini, markanın, ...'de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle davalı markasının hangi sınıflarda tescilli olduğuna bakılmaksızın hükümsüz kılınması gerektiğini iddia ederek, davalı adına ... ve ... sayı ile tescilli markaların hükümsüzlüğüne ve davalıya ait ... alan adının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP ; Davalı vekili cevap dilekçesi ile, "..." markasının değişik sınıflarda farklı firmalar adına tescilli olup davacının tanınmışlık iddiasının marka tescil tarihi itibariyle gerçeğe aykırı olduğunu, davacı adına tanınmış marka olarak tescilli “... şekil" markasının tanınmışlık tescil tarihinin 18/05/2017 olup, dava konusu “..." ve “... ..." markalarından tam 1 yıl sonra tanınmış marka konumuna ve tesciline kavuştuğunu, dolayısıyla müvekkili markalarının tescil tarihi itibariyle davacı adına tanınmış marka bulunmadığını, davacının sadece “tekstil giyim" alanında 2017 yılında elde ettiği tanınmışlığın, 09/14 ve 35. sınıflarda 2016 yılında tescilli müvekkili markaları için engel oluşturamayacağını, davacı markasının sadece “..." ibaresi olmayıp “.... .. + ..." ibaresi olduğunu, hükümsüzlüğü istenen müvekkili markalarında herhangi bir şekil bulunmadığını, bir markanın tanınmış olmasının doğrudan tüm sınıf ve alt gruplar açısından mutlak koruma sağlamadığını, markalar arasında en ufak bir benzerlik bulunmadığını, özellikle “... ve ... ..." ibareli markaların, iki kelime ... ve .. kelimelerinin bitişmesiyle oluştuğunu, davacının ilgili sınıflarda sadece "..." ibareli marka tescillerinin olmadığını, markalar arasında ayniyet veya ayırt edilemeyecek benzerlik bulunması gerektiğine ilişkin koşulun sağlanamadığını savunarak müvekkili aleyhine açılan davanın reddini talep etmiştir Davalı ... vekili ... tarihli beyan dilekçesi ile, müvekkili şirketin dava konusu ... sayılı “... ...” ibareli markanın başvuru sahibi konumunda olmadığını, markayı sonradan devralan üçüncü kişi konumunda olduğunu, rapordaki kötü niyet değerlendirmesinin müvekkili şirkete atfedilemeyeceğini, dosya kapsamında hazırlanan ... tarihli bilirkişi raporunda kötüniyet değerlendirmesine ilişkin başvuru sahibinin devreden davalı şirket olması durumunda davacının markalarına yanaşma çabası içerisinde olduğu düşünülebilir şeklinde bir değerlendirme bulunduğunu, ...'de "..." dendiği zaman ilk akla gelen "... yaka t-shirt" şeklinde bir giyim tarzı olduğunu, "..." dendiği zaman tüketici nezdinde çağrışım yapan ... spor branşı olmayıp bir giyim tarzının ilk olarak akla gelmesi olduğunu, bu nedenle "..." ürünün genel adı halini aldığını, davacı da ... spor branşından bağımsız ürün üretmemekte, ürünleri spor branşından esinlenilerek piyasaya sunduğunu, davacının salt ... sporu için ürün üretmiyor oluşuna dair iddia, davacı markasını tekstil sektöründe yaygın kullanımından ayırmadığını, davacı iddialarının haksız olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir. Mahkememizin .... Tarih, .... Esas - .... Karar sayılı "Davacının davasının kabulüne, davalı adına tescilli ... ve ... tescil numaralı markaların hükümsüzlüğüne, karar kesinleştiğinde sicilden terkinine, yine davalı adına olan ... alan adının iptaline," dair verilen karar, davalı vekilinin istinaf talebi üzerine dosyanın gönderildiği İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ...Hukuk Dairesi'nin ... Tarih, .... Esas - .... Karar sayılı ilamında bahsedilen "Davacı markasının tanınmış marka sicilinde tescilli olduğu anlaşılıyorsa da, tanınmış markanın aynısı/benzerinin tescil edilmesi tek başına kötüniyetli tescil kabul edilemeyecektir. Mahkemece dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu yetersiz olduğu, davacı markasının tescilli olduğu ve tanınmış olduğu mal/hizmet sınıfları ile davalı markasının tescilli olduğu mal/hizmet sınıflarının usulünce karşılaştırılmadığı, davacının genişletilmiş korumadan faydalanıp faydalanamayacağı ve SMK 7/2-c maddesindeki koşulların değerlendirilmediği, davalı tarafça kullanmama definde bulunulduğu anlaşılmakla, mali müşavir ve sektör bilirkişisinin de içinde bulunduğu bilirkişi heyetinden rapor alınması gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak karar verildiği anlaşılmıştır. Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince esasa münhasır delil toplanmadan, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalı olarak karar verilmesinin, usul ve yasaya aykırı olması ve ilk derece mahkemesi kararının tüm istinaf sebepleriyle birlikte değerlendirilmesinin gerekmesi karşısında, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün bulunmamakla 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-6 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, mahkemece yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak, Dairemizin kararında işaret edilen hususlarda, denetime elverişli şekilde rapor alınarak, ulaşılacak sonuca göre karar verilmesi için dasyanın mahkemesine gönderilmesine" gerekçeler ile mahkememiz kararı kaldırılmış ve işaret edilen hususlarda yeniden yargılama yapılmak üzere dosya mahkememize iade edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı doğrultusunda dosya resen seçilen marka uzmanı, mali müşavir ve tekstil sektöründen uzman bilirkişi heyetine; dosya kapsamı deliller, TPMK kayıtları, önceki raporlar ve tespitler, BAM kararı da değerlendirilmek suretiyle, Bölge Adliye Mahkemesi kararında işaret edildiği şekilde davalı adına tescilli ... ve ... tescil numaralı markaların hükümsüzlük koşullarının oluşup oluşmadığı, davalının davacı marka hakkına tecavüzünün bulunup bulunmadığı, davalı adına olan "..." alan adının iptal koşullarının oluşup oluşmadğıına dair rapor düzenlenmesi için tevdi edilmiş, heyet tarafından düzenlenen ve sunulan 06/12/2024 tarihli rapor ile, mali incelemede, davacının ..., ... ibarelerini düzenli bir biçimde giyim, aksesuar, çanta, ayakkabı, parfüm ve ev koleksiyonu ürünlerinde kullanmıĢ olduğunun tespit edildiği; söz konusu kullanımların tarihleri hususunda bir tereddüt oluĢması ihtimaline binaen, tescil tarihi itibariyle ... numaralı markasının kullanım ispatına tabi olmaması karşısında SMK m.6/1 kapsamındaki değerlendirmenin bu marka üzerinden yapıldığı,SMK m.6/1 kapsamında, mal/hizmetler bakımından ayniyet ve benzerliğin söz konusu olduğu; işaretsel olarak da davalının “... ....” ve “...” markalarının davacıya ait “...” markası ile yüksek seviyede benzerlik arz ettiği; “...” ibaresinin davaya konu mal ve hizmetler bakımından zayıf bir ibare olmadığı; bu şekilde yüksek seviye benzer bir markanın aynı ve benzer mal hizmetlerde kullanılması sonucunda ilişkilendirme ihtimali de dahil karıştırma ihtimali doğacağı, aynı ve benzer mal/hizmetlerde benzer markanın tescil edilip kullanılması sonucunda davalının SMK m.6/5 anlamında davacı markasının ...‟de ulaştığı, tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yarar sağlayabileceği, markanın itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyebileceği; SMK m.6/5‟e dayalı hükümsüzlük talepleri bakımından davacının hükümsüzlük talebine gerekçe gösterdiği markaları kullandığını ispatlamasının gerekmediği, davacı dilekçelerinde davalıya ait olduğu belirtilen ... tescil numaralı markanın başvuru sahibinin davalı şirket olması durumunda, davalının işbu ihtilafa konu markaları da göz önünde bulundurulduğunda, davacı markalarına yanaşma çabası ve haksız yarar elde etme gayesi içerisinde olduğu, bu şekilde yapılan tescillerin kötü niyetli olarak kabul edilebileceği belirtilmiştir. Dava, davalı adına ... alan adının iptali ile ... ve ... tescil sayılı markaların hükümsüzlüğü ve sicilden terkini taleplidir. Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan gelen kayıtlardan, ... tescil sayılı markanın 31/07/2016 tarihinden, ... tescil sayılı markanın 14/03/2016 tarihinden itibaren 10'ar yıl müddetle tescilli olduğu, ... tescil numaralı markanın başvuru tarihinden itibaren davalı ... adına tescilli iken ... tescil numaralı markanın yargılama aşamasında ... devredildiği görülmüş, bu durum üzerine davacı tarafça verilen 17/10/2025 tarihli dilekçe ile HMK 125 maddesi kapsamında davadaki husumetin yalnızca ... sayılı marka açısından ...'ne yönelttiklerini beyan etmesi üzerine ... davalı olarak dosyaya eklenmiştir. Tüm dosya kapsamı incelenmiş; davacının ... tescil numaralı ... ibareli, ... tescil numaralı "... ..." ibareli ve ... tescil numaralı "..." ibareli markalarına dayanarak ... tescil numaralı "... U.K" ibareli ve ... tescil numaralı "... .." ibareli markaların hükümsüzlüğünü talep ettiği, davacı markaları ile davalı markaları bilirkişi marifetiyle karşılaştırıldığında; davacının yaklaşık 2008 yılından dava tarihine kadar olan dönemde markalarını düzenli bir biçimde giyim, aksesuar, çanta, ayakkabı, parfüm ve ev koleksiyonu ürünlerinde kullanmış olduğu görülmüş, davalının kullanmama defi nedeniyle ... tescil numaralı markası ile davalılara ait markalar karşılaştırılmış, bu üç markanın da 9.sınıf emtialarda tescilli olması nedeniyle bu emtialar yönünden ayniyet bulunduğu, davalının ... numaralı markasının tescil kapsamındaki 35. sınıfın 9. sınıf mallarının mağazacılık hizmetlerini kapsamasının yanı sıra davacıya ait ... numaralı markanın tescilli olduğu 18 ve 25. sınıf mallarının mağazacılık hizmetlerini de kapsadığı, dava konusu diğer marka olan ... tescil numaralı markanın 35. sınıf kapsamında 9 ve 14. sınıf mallarının mağazacılık hizmeti bulunmakta olup, 9. sınıf mallarının mağazacılık hizmeti davacı markası kapsamındaki 9. Sınıf malları ile benzerlik teşkil ettiği, kısacası davacı markası ile davalılara ait markalar arasında emtia/hizmet yönünden ayniyet ve benzerlik bulunduğu, dava konusu “... U.K” ibareli markalar ile davacının “...” ibareli markası ile karşılaştırıldığında bu markaların hepsinin “...” ibaresi ile başlaması ve dava konusu markalardaki "U.K" ibarelerinin farklılaştırma yaratmaması da dikkate alındığında ortalama tüketici nezdinde markaları arasında ilişkilendirilme dahil karıştırılma ihtimalinin doğacağı, bu nedenle SMK'nın 6/1 maddesi uyarınca hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, davacı markalarının tanınmış marka olduğu, SMK'nın 6/5 maddesi uyarınca da hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, davalı ...'un dava konusu edilen markalardan başka davacı markaları ile iltibas oluşturacak şekilde marka başvurularında bulunması da dikkate alındığında başka birisine ait olduğunu bildiği bir markadan haksız şekilde yararlanma kastı ile hareket ettiği kanaati ile SMK'nın 6/9 maddesi uyarınca da hükümsüzlük koşullarının oluştuğu anlaşılmış, davanın kabulü ile Davalı ... adına tescilli .... ve davalı ... adına tescilli ... tescil numaralı markaların hükümsüzlüğüne karar verilmiştir. Davalı ... adına olan ... alan adının davacı markalarına tecavüz teşkil ettiği kanaati ile iptaline karar verilmiştir. ... tescil numaralı markanın dava açıldıktan sonra ... tarafından diğer davalı ...'ne devredilmesi nedeniyle davalı ...'nin dava açılmasına sebebiyet vermediği kanaati ile yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamış, tüm yargılama giderleri davalı ... üzerinde bırakılmış ve aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davacının davasının KABULÜNE, 2-Davalı ... adına tescilli ... ve davalı ... adına tescilli ... tescil numaralı markaların hükümsüzlüğüne, karar kesinleştiğinde sicilden terkinine, 3-Yine davalı ... adına olan ... alan adının iptaline, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince 732,00 TL ilam harcından, 44,40 TL peşin harcın mahsubu ile 687,60 TL bakiye karar harcının,davalı ...'nden tahsili ile hazineye irat kaydına, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'nden alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 88,80 TL dava ilk masrafı, 499,90 TL tebligat - tezkere masrafı ve 18.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 18.588,70 TL yargılama giderinin, davalı ...'nden alınarak davacıya verilmesine, 7-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, 8-Talep halinde kararın taraflara tebliğine, Taraf vekillerinin yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 hafta süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 31/03/2026
Katip .... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır