Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/2907 E. 2026/898 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2907
- Karar No
- 2026/898
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/170 E., 2025/690 K. BİRLEŞEN 2018/595 E SAYILI DAVADA İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 11. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/102 E., 2022/866 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davacı-birleşen davada davalı ... İnşaat Sanayi Turizm ve Ticaret Ltd. Şti. vekili ile asıl davada davacı-birleşen davada davalı ... vekillerince duruşmalı, asıl davada davalı-birleşen davada davacı ... Madencilik Mimarlık Mühendislik Hizmetleri İnşaat Taahhüt Turizm Nakliyat İç ve Dış Ticaret Ltd. Şti. vekilince duruşmasız olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 10.03.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde asıl davada davacı-birleşen davada davalı ... İnş. San. Turz. ve Tic. Ltd. Şti vekili Avukat ..., asıl davada davacı-birleşen davada davalı ... vekili Avukat ... ile asıl davada davalı-birleşen davada davacı .... Mim. Müh. Hizm. Taah. Turz. Nakl. İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. vekili Avukat ...'un gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Asıl davada davacı yükleniciler vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketlerin oluşturduğu iş ortaklığının ... Üniversitesi ile altyapı ve galeri hattı yapım işi konusunda sözleşme imzaladığını, bilahare müvekkillerinin işi davalıya taşere ettiğini, davalının bir kısım işi yaptığını, ancak bir süre sonra şantiyeyi terk ederek yükümlülüklerini yerine getirmekten kaçındığını, davetlere rağmen davalının işe devam etmediğini, davalının icra takibi başlattığını, ödeme emrinin usule aykırı olarak tebliğ edilmek suretiyle takibin kesinleştirildiğini, müvekkillerinin takibin usulsüz olduğu gerekçesiyle ödeme emrinin iptalini talep ettiklerini öne sürerek müvekkillerinin icra dosyasında borçlu olmadıklarının tespitine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen davada davacı taşeron vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında altyapı ve galeri hattı yapımına ilişkin taşeronluk sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin yapılan işlere dair 11 adet fatura düzenlediğini, davalıların faturalar için bir kısım ödemeler yaptığını, bakiye 892.889,66 TL’nin ise ödenmediğini, müvekkili tarafından alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığını, ancak adi ortaklığın taraf ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle takibin iptaline karar verildiğini, müvekkili tarafından bakiye borcun tahsili için bu kez ... 13. İcra Dairesi'nin 2018/8187 sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, davalıların itirazı sonucu takibin durduğunu öne sürerek itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Asıl ve birleşen davalarda davalılar vekilleri, davaların ayrı ayrı reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile birleşen davada davacı taşeronun yaptığı iş bedelinin 13.923.719,67 TL olduğu, 13.030.780,00 TL ödeme mahsup edildiğinde takip tarihi itibariyle taşeron alacağının 892.939,67 TL bulunduğu, takipte talep edilen asıl alacak tutarının bu tutardan daha az olduğu, TBK'nın 101/1. maddesi uyarınca takipten önce iş ortaklığını oluşturan şirketler temerrüte düşürülmediğinden alacaklı taşeronun takip tarihine kadar işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulü ile asıl alacak tutarında itirazların iptaline, asıl alacak tutarına takip tarihinden itibaren yıllık %19,50 oranını geçmeyecek değişen oranlarda avans faizi yürütülmek suretiyle davalılar yönünden takibin devamına, faturadan kaynaklanan alacak likit nitelikte olduğundan kabul edilen alacak tutarı üzerinden %20 oranında icra inkâr tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
A. Temyiz Sebepleri 1. Davacılar–birleşen davada davalılar vekili temyiz dilekçesinde; a. Uzman görüşünün mahkeme tarafından dikkate alınmadığını, b. Davalının 15.10.2018 tarihli cevaba cevap dilekçesinde şantiyeyi 2017 yılı Ekim, Kasım ayında terk ettiğini ikrar ettiğini, işin müvekkil tarafından tamamlandığını, beyan etmektedir.
2. Davalı–birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Takipte talep edilen faize hükmedilmesi gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık ... sözleşmesinden kaynaklanan asıl davada borçlu bulunmadığının tespiti, birleşen davada ise bakiye iş bedeli alacağının tahsili istemiyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatı istemlerine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, özellikle taraflar arasında 11 tane hakediş düzenlendiği, davalı birleşen davada davacı taşeron tarafından düzenlenen bu hakedişlere uygun kesilen faturaların her iki taraf ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, birleşen davada davacı taşeronun 11.03.2017 tarihine kadar yaptığı imalatların esas alındığı, sözleşmede ödemeyle ilgili düzenlemenin temerrüde esas oluşturmayacağı, uzman raporunun tahkikat aşaması tamamlandıktan sonra sunulduğu anlaşılmakla taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK’nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dairemizdeki duruşmada taraflar vekille temsil olunduğundan 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin taraflardan karşılıklı alınarak birbirlerine verilmesine, Aşağıda yazılı onama harçlarının temyiz edenlerden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.03.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.