Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2026/383 E. 2026/3774 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/383
Karar No
2026/3774
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1787 E., 2025/2283 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 36. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/374 E., 2025/261 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkili şirket tarafından işletilen Özel ..... Hastanesinde davalı Kurum sigortalılarına sağlık hizmeti sunulduğunu, davalı Kurum tarafından gönderilen 03.11.2023 tarihli yazıyla; müvekkili Hastanede görev yapan doktorların yurt dışında oldukları halde MEDULA sisteminde pasif hale getirilmediği gerekçesiyle, 2023 yılı Sağlık Hizmeti Satın Alma Sözleşmesinin (9.3.) maddesi uyarınca 40.000,00 TL cezai şart, hastalara sunulan sağlık hizmetinin hizmeti sunduğu beyan edilen hekim dışında başka bir hekim tarafından sunulduğu gerekçesiyle, Sözleşmenin (12.18.) maddesi uyarınca 18.859,43 TL cezai şart, faturanın veya faturaya dayanak belgenin gerçeğe aykırı olarak düzenlendiği gerekçesiyle, Sözleşmenin (12.11.) maddesi uyarınca 22.098,30 TL cezai şart ve (13.3.) maddesi uyarınca yazılı uyarı işlemi uygulandığının ve 8.357,85 TL işlem bedelinin müvekkilinin alacaklarından mahsup edileceğinin bildirildiğini, Kurum işleminin sözleşme ve mevzuata aykırı olduğunu ileri sürerek; Kurum işleminin iptalini ve kesintinin iadesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili; müvekkil tarafından yapılan işlemlerin taraflar arasında düzenlenen sözleşmeye ve mevzuata uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, hastalara sunulduğu anlaşılan sağlık hizmetlerinin, aynı branştaki farklı hekimler tarafından sunulduğu halde işlem tarihinde yurt dışında olan hekimler üzerinden Kuruma fatura edilmesi nedeniyle davacı hakkında 2023 yılı Sözleşmesinin (12.18.) maddesi gereği uygulanan 18.859,43 TL cezai şart işleminin yerinde olduğu, faturanın ve faturaya dayanak oluşturan belgelerin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi nedeniyle Sözleşmenin (12.11.) maddesi gereği uygulanan 22.098,30 TL cezai şart işleminin ve (13.5.) maddesi uyarınca uygulanan uyarı işleminin yerinde olduğu, davalı Kurum tarafından Tablo 4'deki işlemlerin ve Tablo 12'deki ilaç bedellerinin yersiz ödeme kapsamında olduğu değerlendirmişse de, hastalara aynı branş hekimleri tarafından sağlık hizmeti sunulduğu ve Kurum mevzuatında yer alan kurallara uygun olmayan bir sağlık hizmeti sunulmadığı, Tablo 12'de yer alan reçete muhteviyatı ilaçların eczaneler tarafından temin edilip bedellerinin Kurum tarafından eczanelere ödendiği, diğer bir ifade ile davacı Hastaneye ödenmediği, Tablo 4'de toplam işlem bedeli olan 5.657,91 TL'nin ve Tablo 12'de toplam ilaç bedeli olan 490,11 TL'nin davacıdan tahsil edilmesinin yerinde olmadığı, Tablo 4'de detayları belirtilen laboratuvar işlemleri ile ilgili olarak Sözleşmenin (12.11.) maddesinde, faturanın veya faturaya dayanak oluşturan belgelerin gerçeğe aykırı olarak düzenlediğinin tespiti halinde hizmet bedellerinin ödenmeyeceğinin kurala bağlandığı, toplam işlem bedeli olan 2.209,83 TL'nin davacıdan tahsil edilmesinin yerinde olduğu, davacının işlettiği hastanede görev yapan dava dışı doktorların yurt dışında bulundukları tarihlerde MEDULA sisteminde pasif hale getirilmemesi nedeniyle davacı hakkında Sözleşmenin (9.3.) maddesi gereği uygulanan 40.000,00 TL cezai şart işleminin yerinde olduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, davalı Kurumun, 03.11.2023 tarihli cezai işleminin kısmen iptaline, 148,02 TL'nin ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; somut olayda sağlık hizmetlerinin aynı branştaki farklı hekimler tarafından hastalara sunulduğu halde, işlem tarihinde yurt dışında olan hekimler üzerinden Kuruma fatura edildiği, 500 adet laboratuvar işleminin farklı branştan Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı tarafından gerçekleştirildiği halde biyokimya uzmanı üzerinden Kuruma fatura edildiği ve yurt dışında bulunan doktorların sistem üzerinden pasif hale getirilmediği hususlarında ihtilaf bulunmadığı, ancak faturalara konu olan kurum mensubu olan hastalara tedavi uygulanmadığı, hastalara hizmet verilmediği yönünde bir iddia bulunmadığı, kesinti işlemine konu olan faturalarda adı geçen hastalara uygulanan tüm işlemlerin gerçek olduğu ve hastane tarafından verilen hizmetin varlığı karşısında dava konusu cezai işlemlerde hukuka uygunluk olduğundan bahsedilemeyeceği, bu nedenle Mahkemece 2023 Yılı Sosyal Güvenlik Kurumu Özel Sağlık Hizmeti Sunucularından Sağlık Hizmeti Satın Alım Sözleşmesinin (12.18.) maddesi uyarınca uygulanan 18.859,43 TL, (12.11.) maddesi uyarınca uygulanan 22.098,30 TL cezai işlem, (7.2.5.) ve (11.1.) maddeleri uyarınca uygulanan 8.357,85 TL yersiz ödeme bedelinin mahsubu ve (13.5.) maddesi uyarınca uygulanan yazılı uyarı işlemlerinin iptali yönünden açılan davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, tüm sözleşme maddeleri için hesaplama yapılmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde isabet bulunmadığı, ancak görev yapan sağlık personelinin geçici veya sürekli ayrılmaları halinde bu kişilerin ayrılış tarihleri itibarıyla MEDULA sisteminde pasif hale getirilmemesi nedeniyle sözleşmenin (9.3.) maddesi uyarınca uygulanan 40.000,00 TL cezai işlemin yerinde olduğu gerekçesiyle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davanın kısmen kabulüne, davalı Kurum tarafından Sözleşmenin (12.18.) maddesi uyarınca uygulanan 18.859,43 TL cezai işlemin, (12.11.) maddesi uyarınca uygulanan 22.098,30 TL cezai işlemin, (7.2.5.) ve (11.1.) maddeleri uyarınca uygulanan 8.357,85 TL yersiz ödeme işleminin ve (13.5.) maddesi uyarınca uygulanan uyarma cezasının iptaline, davacı tarafından ödenen 5.657,91 TL işlem bedeli ile 490,11 TL ilaç bedelinin ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, Sözleşmenin (9.3.) maddesi uyarınca uygulanan 40.000,00 TL cezai işlemin iptali talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili; müvekkili Hastane tarafından izne ayrılan hekimlerin İl Sağlık Müdürlüğüne bildirildiğini, hekim izin durumlarının sadece MEDULA sistemi üzerinden yapılmadığını, bildirimin Kuruma yapılması ile Kurum tarafından sistemin pasif hale getirildiğini, bildirim yapılmış olmasına rağmen sistemden izin bildirimi yapılmadığından bahisle ceza tatbikinin isabetli olmadığını, bilirkişi raporunda hekimlere ilişkin yurt dışı giriş çıkış bilgilerinin Kurumca Emniyet Genel Müdürlüğünden temin edildiğinin ve buna göre işlem yapıldığının belirtildiğini, hekimlere ilişkin bahsi geçen bilgilerin kişisel veri niteliğinde olduğunu ve Emniyet tarafından bu verilerin amacı dışında Kuruma temin edilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığını, hukuka aykırı delile dayanarak tesis edilen işlemin iptalinin gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalı vekili; Kurum işleminin sözleşme ve mevzuata uygun olduğunu, bilirkişi raporundaki aleyhe hususları kabul etmediklerini, Mahkemece sundukları belgeler yeterince incelenmeden karar verildiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı Kurum tarafından davacı sağlık hizmeti sunucusu hakkında uygulanan cezai şart ve yazılı uyarı işleminin iptali ile hakedişlerinden yapılan kesintinin iadesi istemine ilişkindir. 1. Temyiz edilen kararın dayandığı bilgi ve belgelere, izne ayrılan hekimlerin bildiriminin yapıldığının ve MEDULA sistemi üzerinden pasif hale getirildiğinin davacı tarafça ispatlanamamasına, Sözleşmenin (12.18.) maddesinde, hizmeti sunduğu beyan edilen sözleşme kapsamındaki hekim dışında, sözleşme kapsamındaki aynı branştan başka bir hekim tarafından sunulduğunun tespiti halinde hizmet bedelinin ödenmeyeceğine ilişkin düzenleme bulunmadığının ve reçete muhteviyatı ilaç bedellerinin Kurum tarafından davacı Hastaneye ödenmediğinin anlaşılmasına göre; davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Hukukumuzda sözleşme özgürlüğü (serbestisi) ve sözleşmeye bağlılık (ahde vefa) ilkeleri kabul edilmiştir. Sözleşme özgürlüğü ilkesi uyarınca, taraflar sözleşmenin içeriğini diledikleri gibi belirleyebilirler. Serbestçe belirlenen sözleşme hükümlerinin, taraflar arasında edim ve karşı edime ilişkin bir denge unsurunu barındırması gerekir. Sözleşme özgürlüğü ilkesi, beraberinde tamamlayıcısı olan sözleşmeye bağlılık ilkesini getirmektedir. Bu ilke gereğince, hukuki güvenliği sağlamak amacıyla belirlenmiş sözleşme hükümlerine tarafların bağlı kalması beklenir. 2023 yılı Sözleşmesinin (9.3.) maddesi; "SHS, Kurumla sözleşme yaptığı branşlarda görev yapan sağlık personelinin geçici (izin, rapor, eğitim vs.) veya sürekli ayrılmaları halinde bu kişileri ayrılış tarihleri itibarıyla MEDULA Sisteminde pasif hale getirir. Ayrıldığı halde MEDULA Sisteminde pasif hale getirilmeyen sağlık personeli tarafından sunulan hizmet bedelleri ödenmez. Sürekli ayrılanlar 5 (beş) iş günü içinde Kurum ilgili birimine ayrıca yazılı olarak da bildirilir. Sağlık personelinin MEDULA Sisteminde pasif hale getirilmediğinin tespiti halinde pasif hale getirilmeyen ve/veya Kurum ilgili birimine bildirilmeyen her bir sağlık personeli için bir fatura döneminde 20.000 TL’yi geçmemek üzere 10.000 TL ceza koşulu uygulanır ve tespit edilen fiil açıkça belirtilmek suretiyle SHS’ye tebliğ edilir.",

(12.11.) maddesi; "SHS’nin, faturayı veya faturaya dayanak oluşturan belgeleri gerçeğe aykırı olarak düzenlediğinin tespiti halinde; 20.000 TL’den az olmamak şartıyla yersiz ödeme toplamının 10 katı tutarında ceza koşulu uygulanarak tespit edilen fiil ve bu sözleşmenin (13.5) numaralı maddesi gereği işlem yapılacağı belirtilmek suretiyle SHS’ye tebliğ edilir. Hizmet bedeli ödenmez, ödenmiş ise yapılan bu ödemeler yersiz ödeme kabul edilir ve mevzuat hükümleri çerçevesinde tahsil edilir." , (12.18.) maddesi; "Hastalara sunulan sağlık hizmetinin, Kurum mevzuatında yer alan kurallara da aykırı olmamak koşuluyla; hizmeti sunduğu beyan edilen sözleşme kapsamındaki hekim dışında, sözleşme kapsamındaki aynı branştan başka bir hekim tarafından sunulduğunun tespit edilmesi halinde 2.000 TL’den az olmamak üzere işlem bedelinin 3 katı tutarında ceza koşulu uygulanır ve tespit edilen fiil açıkça belirtilmek suretiyle SHS’ye tebliğ edilir."; (13.5.) maddesi; "Bu sözleşmenin (12.7), (12.8), (12.9), (12.10), (12.11), (12.12), (12.13), (12.14) ve (12.20) numaralı maddelerinde sayılan fiillerin gerçekleştirildiğinin tespiti halinde, gerekli ceza koşulu uygulanarak SHS yazılı olarak uyarılır..."; (11.1.) maddesi; "Kurum mevzuatı ve sözleşme hükümlerine aykırı olarak fatura edilen sağlık hizmeti bedelleri ödenmez; ödenmiş ise yapılan bu ödemeler yersiz ödeme kabul edilir ve mevzuat hükümleri çerçevesinde tahsil edilir." şeklinde düzenlenmiştir. Somut uyuşmazlıkta; davalı Kurum tarafından yapılan incelemede, davacı şirket tarafından işletilen Hastanede yapılan 524 adet işlemin, yurt dışında olan hekimler üzerinden Kuruma fatura edildiği tespitlerine bağlı olarak, davacı hakkında 2023 yılı Sözleşmesi uyarıca yazılı uyarı ile cezai şart uygulanmasına ve bu kapsamdaki işlem ve reçete bedellerinin davacıdan tahsiline karar verildiği, İlk Derece Mahkemesince, nitelikli hesap uzmanı bilirkişiden alınan 17.10.2024 tarihli raporda; davacının işlettiği Hastanede görev yapan dava dışı doktorların yurt dışında bulundukları tarihlerde MEDULA sisteminde pasif hale getirilmemesi nedeniyle uygulanan 40.000,00 TL cezai şart işleminin, 24 adet işlemin aynı branştan farklı hekimler tarafından yapıldığı halde anılan hekimler üzerinden Kuruma fatura edilmesi nedeniyle uygulanan 18.859,43 TL cezai şart işleminin, Biyokimya uzmanının yurt dışında bulunduğu tarihlerde 500 adet laboratuvar işleminin Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji uzmanı tarafından yapıldığı halde Biyokimya uzmanı üzerinden Kuruma fatura edildiği tespitlerine bağlı olarak, faturanın ve faturaya dayanak oluşturan belgelerin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi nedeniyle uygulanan 22.098,30 TL cezai şart ve uyarı işleminin yerinde olduğunun, işlem bedeli 5.657,91 TL ve ilaç bedeli 490,11 TL olmak üzere toplam 6.148,02 TL'nin yersiz ödeme kapsamında değerlendirilerek davacıdan tahsil edilmesinin yerinde olmadığının, laboratuvar işlemleri ile ilgili olarak faturanın veya faturaya dayanak oluşturan belgelerin gerçeğe aykırı olarak düzenlediğinin tespiti halinde hizmet bedellerinin ödenmeyeceği kurala bağlandığından toplam işlem bedeli olan 2.209,83 TL'nin davacıdan tahsil edilmesinin yerinde olduğunun bildirildiği, bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, Bölge Adliye Mahkemesince; davaya konu edilen hizmetin, davacı tarafından Kurum sigortalılarına verilmiş olup olmadığına bakılmaksızın, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun genel hükümleri uyarınca, tarafların imzaladıkları sözleşme ve eki niteliğindeki Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) hükümlerine bağlılığın esas olduğu gözetilerek, İlk Derece Mahkemesince alınan denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması, usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesi uyarınca davalı yararına BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2026/383, K. 2026/3774, T. 15.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2026-383-e-2026-3774-k-f9da38948574