Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/310 E. 2026/1325 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/310
Karar No
2026/1325
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/310 Esas

KARAR NO : 2026/1325 Karar

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

NUMARASI : 2022/753 Esas - 2023/864 Karar

TARİH: 27/11/2023

DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ: 25/06/2026

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında mal alım satımı nedeniyle ticari ilişki kurulduğunu, bu ticari ilişki kapsamında davacı tarafından davalı tarafa kumaş satılıp teslim edildiğini, davacının satmış olduğu söz konusu kumaşa ilişkin bedeli faturalandırıp davalı tarafa gönderdiğini, davalının davacı tarafından faturalandırılan taraf 13.401,85 USD'yi ödemediğini, gönderilen faturalara da itiraz etmediğini, davalıya Bakırköy 27. Noterliği'nin ... Yevmiye numaralı 06.06.2022 tarihli ihtarnamesinin keşide edildiğini ve alacağını talep ettiğini, ihtara rağmen ödenmeyen alacağın tahsili için İstanbul 4. İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, takibin davalının haksız ve kötü niyetli itirazı ile durdurulduğunu, davacı alacağının düzenlenen fatura, sevk irsaliyesi, BA-BS formları ve ticari defter kayıtları ile sabit olduğunu, davalının takibe itirazının haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile davalının inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki ticari ilişkinin mal alım satımı üzerine kurulu olduğunu, takibe konu edilen 26.07.2021 tarihli 123.172,30-TL tutarlı fatura ile davacı tarafça davalı şirkete kumaş satıldığını, daha önceki alım satım ilişkilerinde olduğu gibi bahse konu fatura bedelinin de zamanında ödendiğini, takibe konu fatura ile ilgili olarak daha önceki ticari alım satımlardan kaynaklı borçtan dolayı davalı şirket tarafından davacı şirketin hamili olduğu 25.08.2021 ve 25.09.2021 vadeli ve her biri 45.000,00 TL tutarlı senetlerin tanzim edildiğini, takibe konu faturaya ilişkin olarak da 15.12.2021 tarih ve ... seri no.lu 213.172,30 TL tutarlı ... T.A.Ş.'ye ait çekin ciro edilerek 04/08/2021 tarihinde davacı şirkete teslim edildiğini, davacı şirketin alacağının tamamının ödendiğini, arabuluculuk görüşmelerinde alacak tutarının kur farkından kaynaklandığının ifade edildiğini, taraflar arasında var olan ticari ilişkide ürün bedellerinin döviz cinsinden kararlaştırıldığını, faturaların TL olarak düzenlendiğini ve ödemelerin de TL olarak yapıldığını, hiçbir ödemenin dövizli yapılmadığını, davacı tarafça davalı şirkete herhangi bir kur farkı faturasının düzenlenmediğini ileri sürerek, davanın reddine ve takibin iptaline karar verilmesi talep edilmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:

İlk Derece Mahkemesi 27/11/2023 tarih ve 2022/753 Esas - 2023/864 Karar sayılı kararında; " (...) taraflar arasında mal alım satımı nedeniyle ticari ilişki kurulduğu, davalı şirkete kumaş satışının yapıldığı ve bedelinin faturalandırıldığı, davacı taraf faturaların USD para pirimi üzerinden düzenlendiği, davalının aldığı bu faturalara herhangi bir itirazda bulunmadığı bu nedenle taraflar arasındaki ticari ilişkinin döviz cinsinden kararlaştırdığı hususunda bir mutabakatın oluştuğu, davacı şirketin cari hesap kayıtlarında gerek satış faturalarının düzenlendiği tarihlerdeki gerekse de fatura bedellerinin ödendiği tarihlerdeki işlemlerin tamamının ilgili tarihlerdeki ... Bankası döviz kuru karşılıkları verilmek suretiyle dövizli olarak takip edildiği ve ticari ilişkinin sona erdiği 2022/Haziran ayı itibarıyla davacı şirketin 8.295,30 USD tutarında alacaklı olduğu tespit edilmekle, bilirkişi raporunun denetime uygun, hüküm kurmaya elverişi olduğu göz önünde bulundurularak davanın kabulüne, davacı tarafça İstanbul 4. İcra Müdürlüğünün ... E. dosyası ile başlatılan takibin 8.295,30 USD tutarındaki alacağın, takip tarihindeki kur değeri üzerinden (06.09.2022 tarihli USD kuru 1 USD - 18,2652 TL) Türk Lirası karşılığının 153.997,73 TL olduğu ve bu bedelin %20 si olan 30.799,54TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmekle aşağıdaki şekilde hükmü kurulmuştur. "gerekçesi ile,

''1-Davanın KABULÜNE, İstanbul 4. İcra dairesi ... Esas sayılı takip dosyasına davalının yaptığı itirazın iptaline, takip talebindeki şartlarla takibin devamına,

2-Kabul edilen 8.431,21USD takip tutarının, takip tarihindeki TL karşılığı 153.997,74TL olup bu bedelin %20 si olan 30.799,54TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, '' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının gerekçesini dayandırdığı rapora itiraz edilmişse de itirazlarının kabul görmediğini, davalının ticari defterlerine göre 49.370,08 TL alacaklı olduğunun tespit edildiğini; davacı ticari defterlerini döviz cinsinden tuttuğundan davacının defterlerine göre davalının 8.295,30-USD borçlu konumunda olduğunu; davalının kendi defterlerine göre alacaklı konuma geçtiği halde ödeme yapmaya devam etmesinin ilişkinin döviz cinsinden yürütüldüğünü gösterdiği yönündeki bilirkişi tespitinin hatalı olduğunu, taraflar arasındaki cari ilişkide dönem dönem tarafların birbirlerinden alacaklı ve borçlu hale geldiği ve bunun sürekli değişkenlik gösterdiğini, davacı tarafından bazı faturaların TL cinsinden bazı faturaların ise döviz cinsinden kesildiğini, davacının tüm fatura ve ödemelerin cari hesap kaydını haksız bir şekilde döviz cinsinden tuttuğunu, taraflar arasında ödemenin döviz cinsinden yapılacağına ilişkin bir anlaşmanın varlığının ispatlanamadığını, davalının tüm ödemeleri zamanında yaptığını, davacının davalı aleyhine kestiği kur farkı faturasını kabul etmediklerini; aradaki ticari ilişki boyunca ödemeler TL cinsinden yapılmış olup, davacı tarafından buna hiçbir aşamada itiraz edilmediğini; bunun yanı sıra ödemelerin bir kısmının da senet ve çek verilmek suretiyle gerçekleştirildiğini, Yargıtay'ın istikrar kazanmış kararlarında çek ile ödemeyi kabul eden tarafın kur farkı talep edemeyeceğinin belirtildiğini (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 11.03.2021 Tarihli 2020/4949 E. 2021/2315 K. Sayılı Kararı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 18.01.2021 Tarihli, 2020/4821 E. 2021/65 K. Sayılı Kararı); taraflar arasında bu zamana kadar var olan ticari ilişkide ürünlerin bedelinin döviz cinsinden kararlaştırıldığını, ancak faturalardaki TL cinsinden bedelin ödendiğini; hiçbir ödemenin döviz olarak yapılmadığını; buna rağmen davacının davalıya herhangi bir kur farkı faturası kesip göndermediğini, bu hususun da davacının ödemeleri TL olarak kabul ettiği anlamını taşıdığını; ileri sürerek, izah edilen ve resen tespit edilecek nedenlerle, tehiri icra taleplerinin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.

Dava; davacı tarafından davalı aleyhine 26/07/2021 tarihli satış faturasına dayalı olarak başlatılan ilamsız takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

Dava konusu takip dosyası kapsamından, davacının davalı aleyhine 06/09/2022 tarihinde, fatura alacağı açıklaması ile ve 26/07/2021 tarihli ... numaralı faturaya dayalı olarak 8.295,30 USD asıl alacak, 135,91-TL işlemiş faiz toplamı 8.431,21-USD'nin tahsili amacıyla ilamsız takip başlattığı, takip dayanağı belge olarak 26/07/2021 tarihli ... numaralı, KDV hariç 13.401,85-USD, KDV dahil 14.474,00-USD tutarlı faturanın sunulduğu anlaşılmıştır.

Mahkemece taraflar ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, mali bilirkişinin tarafların açık hesap dökümleri üzerinden inceleme yaptığı ve davacının USD, davalının TL cinsinden tuttuğu kayıtlara göre, davacının takip tarihinde davalıdan 8.230,95-USD alacaklı göründüğünü, davalının TL cinsinden yaptığı ödemelerin ödeme tarihindeki kur karşılığına göre USD'ye çevrilerek deftere kaydedildiğini, davalının ise takip tarihinde davalıdan 49.370,00-TL alacaklı göründüğünü, davalının faturaları defterlerine TL cinsinden kaydettiğini ve yaptığı TL cinsinden ödemeleri de borçtan mahsup ettiğini tespit ettiği, ilk derece mahkemesi tarafından da uyuşmazlığın takip dayanağı fatura çerçevesinde değil, tarafların 2021 yılı açık hesabına konu tüm fatura ve ödemeler yönünden incelenerek, davacının düzenlediği döviz cinsinden faturaların davalı deftelerinde kayıtlı olduğu, ticari ilişkinin döviz cinsinden olduğu, davalının TL cinsinden ödemelerinin fiili ödeme tarihindeki kura göre USD karşılığını USD alacağından mahsup ettiğini, buna göre 8.230,95-USD bakiye alacağın bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.

İtirazın iptali davaları, takibe sıkı sıkıya bağlı olup, uyuşmazlığın, icra takibine dayanak yapılan alacak ve belgelerle sınırlı olarak incelenip çözülmesi zorunludur. Davacı takipte 26/07/2021 tarihli ... numaralı, KDV hariç 13.401,85-USD, KDV dahil 14.474,00-USD tutarlı faturaya dayalı alacak talep ettiğinden, bu takibe dayalı ikame ettiği itirazın iptali davasında bakiye açık hesap alacağının tahsilini talep etmesi mümkün değildir. Mahkemenin yapacağı incelemenin de takip dayanağı fatura bedelinin ödenip ödenmediği, bu faturadan bakiye alacağın bulunup bulunmadığı ile sınırlı olması zorunludur. Tarafların açık hesap dökümleri ise TBK'nun 101 ve 102 maddelerinde düzenlenen ilkeler çerçevesinde davalı tarafından yapılan ödemelerin takip konusu faturadan önce düzenlenen fatura bedelleri de ödendikten sonra takip konusu fatura bedelinin de karşılanıp karşılanmadığının tespiti bakımından incelenmelidir.

6098 Sayılı TBK'nun 101 maddesi uyarınca; birden çok borcu bulunan borçlu, ödeme gününde bu borçlardan hangisini ödemek istediğini alacaklıya bildirebilir. Borçlu bildirimde bulunmazsa, yapılan ödeme, kendisi tarafından derhâl itiraz edilmiş olmadıkça, alacaklının makbuzda gösterdiği borç için yapılmış sayılır. Aynı Kanunun 102 maddesi uyarınca; kanunen geçerli bir açıklama yapılmadığı veya makbuzda bir açıklık bulunmadığı durumda ödeme, muaccel borç için yapılmış sayılır. Birden çok borç muaccel ise ödemenin, borçluya karşı ilk olarak takip edilen borç için yapılmış olduğu kabul edilir. Takip yapılmamış ise ödeme, vadesi ilk önce gelmiş olan borç için yapılmış olur. Birden çok borcun vadesi aynı zamanda gelmişse, mahsup orantılı olarak; borçlardan hiçbirinin vadesi gelmemişse ödeme, güvencesi en az olan borç için yapılmış sayılır.

Mahkemece hükme esas alınan mali bilirkişi raporundaki tarafların açık hesap dökümlerine göre davacı defterlerinde kayıtlı olmasına rağmen davalı defterlerinde kayıtlı olup olmadığı anlaşılamayan 28.067,70-TL, 1.376,36-USD ve 28.226,88-USD bedelli üç adet fatura bulunduğu, takip konusu fatura ile takip konusu olmayan 11/08/2021 tarihli 154.000,01-TL bedelli faturaların ise davalı defterlerinde kayıtlı oldukları, yine davalı defterlerinde davacıya yapılmış toplam 564.919,56-TL ödeme görününürken, davacı defterlerinde davalıdan yapılmış 542.987,26-TL tahsilat bulunduğu, ne bilirkişi raporunda ne de mahkeme gerekçesinde bu farkın neden kaynaklandığının mahkeme ve kanun yolu denetimine uygun şekilde açıklanmadığı, bilirkişi raporunun yetersizliğine yönelik davalı istinafının yerinde olduğu anlaşılmıştır.

Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş, taraflar arasındaki ticari ilişkinin başladığı tarihten itibaren tüm kayıtların dayanağını oluşturan faturaların ve ödeme belgelerinin tamamının dosya arasına alınması, ilgili yıllara ilişkin tüm ba-bs formlarının velbi, TBK'nun 101 ve 102 maddelerinde düzenlenen ilkeler de göz önünde tutularak, dava ve takip konusu fatura dahil davacının düzenlediği faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olup olmadığının, kayıtlı olmayanlar nedeniyle davacının alacaklı bulunup bulunmadığının, hangi faturaların TL, hangi faturaların döviz cinsinden olduğunun davalı defterlerinde olup davacı defterlerinde kayıtlı olmayan ödemelerin dayanaklarının bulunup bulunmadığının, buna göre davalının yapmış olduğu ödemelerin(TL cinsi faturalardan doğrudan, USD cinsi faturalardan ise ödeme tarihindeki kur üzerinden USD'ye çevrilerek) dava ve takip konusu fatura bedelini karşılayıp karşılamadığının mali bilirkişi vasıtası ile taraf defterleri üzerinde yaptırılacak ek inceleme veya yeni bir inceleme ile tespit ettirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesinden ibarettir.

Sonuç itibariyle; davalının istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a6 maddeleri uyarınca kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ ile;

İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/11/2023 tarih ve 2022/753 Esas ve 2023/864 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,

2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,

3-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine,

4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,

5-Dairemizce verilen kararın mahiyeti gereği İİK'nın 36/5 maddesi uyarınca icranın geri bırakılması için yatırılan teminatın talep halinde teminatı yatıran ilgili tarafa iadesine,

6-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine,

7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 25/06/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/310, K. 2026/1325, T. 25.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-310-e-2026-1325-k-d2716d4a1d91