Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/2852 E. 2026/2010 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2852
- Karar No
- 2026/2010
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/558 E., 2025/1123 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Düzce 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/41 E., 2025/7 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıya ait 703 parselde bulunan 846 m² büyüklüğündeki taşınmaz üzerine b+3 kat 12 daireden oluşan mesken amaçlı konut yapılması amacıyla davalı ile 2017 yılında kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, davalının sözleşmeden ... borçlarını ifa etmediğini, dava konusu arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshi gerektiğini, ayrıca 30.04.2024 tarihli bilirkişi raporunda 1 numaralı bağımsız bölüm olarak gösterilen daireyi kullanan davalının dava konusu taşınmazın 1 numaralı bağımsız bölüm olarak gösterilen kısmında haksız işgalci konumunda olduğunu ve el atmasının önlenmesi gerektiğini beyanla davanın kabulüne, taraflar arasında imzalanan sözleşmesinin feshine, davalının 1276 parsel (eski 703 parsel)'de bulunan taşınmazın 1 numaralı bağımsız bölüm olarak gösterilen kısmına haksız el atmasının önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sözleşmenin feshi isteminin değerlendirilmesinde; her ne kadar davacı taraf bu sözleşmenin feshini istemiş ise de, geçersiz olan sözleşmenin feshini istemekte hukuki yararın bulunmadığı gerekçesiyle davacının sözleşmenin feshine ilişkin talebinin, 6100 sayılı HMK'nın 114/(1)-h ve 115/(2) maddeleri uyarınca hukuki yarar ve dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine; el atmanın önlenmesi isteminin değerlendirilmesinde; davalının davacının maliki ve hissedarı olduğu taşınmazın zemin katında bulunan 1 no.lu daireyi kullandığı, bu kullanımın geçersiz inşaat sözleşmesine dayandığı, davacının el atmanın önlenmesi talebinde hukuki yararın bulunduğu, davalının kullanımının haklı sebebe dayandığını iddia ve ispat etmediği gerekçesiyle davacının el atmanın önlenmesine ilişkin talebinin kabulü ile davalının 1276 parsel sayılı taşınmaz üzerinde inşa edilen yapının zemin katında bulunan 1 no.lu daireye ilişkin el atmasının önlenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesi kararının eksik ve hatalı inceleme ile verildiğini, imzalanan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinde teslim süresinin belirlenmediğini, diğer katlar henüz tamamlanamadığı için tamamlanmış katta bulunan 4 bağımsız bölümden 2 ve 3 numaralı dairelerin müvekkiline ait olacağı kararlaştırıldığı halde arsa sahibinin mağduriyet yaşamaması adına üç tanesinin arsa sahibinin kullanımına tahsis edildiğini, verilen el atmanın önlenmesi kararının hatalı olduğunu, müvekkilin eşinin de söz konusu taşınmazda paydaş olduğunu, 8 paydaştan birinin de müvekkilinin eşi olduğunu, müvekkilinin söz konusu taşınmazda bulunma amacının haksız işgal sağlamak olmadığını, taşınmaz üzerinde davacının ayni hakkı bulunduğu gibi müvekkilinin eşinin de ayni hakka sahip olduğunu, bu sebeple müvekkilinin söz konusu taşınmazda işgalci olarak değil eşi sebebiyle bulunduğunu, herhangi bir haksız işgal durumunun söz konusu olmadığını, el atmanın önlenmesi talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, paydaşlar arasında el atmanın önlenmesinin talep edilebilmesi için bir takım koşulların oluşması gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan sözleşmenin feshi ve el atmanın önlenmesi istemlerine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
İlk Derece Mahkemesince, sözleşmenin feshi isteminin değerlendirilmesinde; "sözleşmenin geçersizliğinin tespitine" karar verilmesi gerekirken "Davacının sözleşmenin feshine ilişkin talebinin, 6100 sayılı HMK'nın 114/(1)-h ve 115/(2) maddeleri uyarınca hukuki yarar ve dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE" karar verilmesi doğru değilse de temyiz edenin sıfatı gözetilerek bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.