Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/2818 E. 2026/1989 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2818
- Karar No
- 2026/1989
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/625 E., 2025/688 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/582 E., 2023/61 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ile dava dışı ...Şirketinin oluşturduğu iş ortaklığının yürüttüğü inşaat projesi kapsamındaki elektrik tesisatı, sair tesisat ve tedarik işlerinin müvekkiline taşere edildiğini, müvekkilinin birçok kalemde malzeme ve işçilik için çok fazla masraf yaptığını, iş bedelinin ödenmediğini, davacının faturaları kestiğini, faturalar nedeniyle KDV'yi de ödemek durumunda kaldığını, başlatılan icra takibinin haksız itiraz sonucu durduğunu, davacı alacağının itiraz edilmeyerek kesinleşen son fatura, mutabakat formu, muavin defter kayıtları, e-posta çıktısı ile belirli olduğunu, dava dışı iş ortağı ...ile yapılan görüşme sonucunda kısmi mutabakata varıldığını, anılan şirketin icra dosya borcunun yarısını ödemeyi kabul ettiğini belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ile dava dışı ...'in oluşturduğu adi ortaklığın ... projesini hayata geçirdiğini, ...'in proje kapsamındaki birçok kalemi gerçek dışı sayılarla adeta şişirerek haksız kazanç elde ettiğinin anlaşıldığını, müvekkilinin, ...'in ortakları ve yetkililerine karşı 2020/380 Esas sayılı davayı açtığını, davanın henüz dilekçeler aşamasında olduğunu, eldeki davaya konu alacağın da tasfiyeye konu alacaklar içerisinde yer aldığını, bu nedenle 2020/380 Esas sayılı dava sonucunun beklenmesi gerektiğini, faturaların müvekkili şirket veya temsilcilerine sunulmadığını, müvekkilinin, davacının da usulsüzlüklerin içerisinde olabileceğinden şüphe ettiği için borcun hukuki uyuşmazlık çözüldükten sonra ödenmesi kanaatine vardığını, ...'in icra takibine itiraz ettiğini, ancak davalının bilgisi dışında davacı ile anlaşma sağladığının ve protokol düzenlediğinin anlaşıldığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "...davalı adi ortak, davacı yanca düzenlenen fatura içeriğindeki malzemelerin inşaatta kullanılmadığını, bir çok maliyet kaleminin gerçek dışı olduğunu savunmuş ve taraflar arasında Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/380 Esas sayılı dosyada devam eden yargılamanın bekletici mesele yapılmasını istemiştir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 27.06.2003 tarih ve 2001/1 Esas, 2003/1 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere; bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi takdirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir kârine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Diğer anlatımla, fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi, kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir. Faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, yani, faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi TTK'nın 21. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve yukarıda ayrıntısı açıklanan bu karineden kaynaklanmaktadır. Davalı yan, iş ortaklığına tebliğ edilen ve gerçekleştirildiği ileri sürülen imalâtlarla ilgili davacının gönderdiği faturaya 8 gün içinde itiraz etmediğinden fatura içeriği kesinleşmiştir. Böyle bir halde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun kabulü gerekir. Aksinin, yani fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin ispatı ise davalı borçludadır. Davalı borçlu faturanın aksini ispatlayacak yazılı delil ibraz etmediği gibi bekletici mesele yapılmasını istediği Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/380 Esas sayılı dosyasında aldırılan bilirkişi raporunda; sahada yapılan incelemede fatura konusu malzemelerin inşaatta kullanıldığı ve malzeme bedellerinin piyasa koşularına uygun olduğu tespitinde bulunulmuştur. Böylece, davalı yanın fatura içeriğindeki malzemelerin inşaatta kullanılmadığı, bir çok maliyet kaleminin gerçek dışı olduğu savunması, inşaatta yapılan inceleme neticesinde, karşılıksız kalmıştır. Tüm bu nedenlerle, davacının takip konusu asıl alacak miktarı kadar adi ortaklıktan alacaklı olduğu anlaşılmış olup, davacı ile adi ortaklardan dava dışı ...Yapı … Tic. A.Ş. arasında imzalanan 03.11.2020 tarihli protokol gereğince takip konusu asıl alacağın %50’sinin ...Yapı … Tic. A.Ş. tarafından üstlenilerek ödendiği gözönünde bulundurulduğunda, talep edilebilecek asıl alacak miktarının (502.946,26 TL/2) 251.473,13 TL olacağı anlaşılmıştır. Davacının takip öncesi işlemiş faiz alacağından feragati nazara alınmıştır" gerekçesiyle "Davanın kısmen kabulüne, davalının Ankara 28 İcra Dairesinin 2020/7295 sayılı takip dosyasına vaki itirazının 251.473,13 TL asıl alacak yönünden iptaline, takibin 251.473,13 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilerek devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, itirazın iptaline karar verilen 251.473,13 TL 'nin %20'sine tekabül eden 50.294,62 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
a.Projenin hem fiziken yürütülmesinin hem de muhasebesinin tutulmasının tamamiyle diğer adi ortak .. Yapı Enerji Mühendislik San. ve Tic. AŞ. marifetiyle gerçekleştirildiğini, bu nedenle davalının faturaya süresinde itiraz etmemesinin olağan bir durum olduğunu, zira diğer adi ortak tarafından davalıya sunulan herhangi bir fatura bulunmadığını,
b.Müvekkili şirketin, proje kapsamında adi ortağı olan dava dışı ...Yapı'nın yaptığı usulsüzlüklerin içine davacının da dahil olabileceğinden şüphe ettiği için dava konusu borcun hukuki uyuşmazlık çözüldükten sonra ödenmesi gerektiğine kanaat getirdiğini,
c.Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin kararının doğrudan huzurdaki davayı da etkileyeceğini, o dava bekletici sorun yapılmadan karar verilmesinin usul ve esasa aykırı olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takine itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatının ödenmesi istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, hükme esas alınan bilirkişi raporunun olaya uygun ve içerik itibariyle yeterli ve inandırıcı olduğu anlaşılmakla, davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının davalıya verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.