Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/3029 E. 2026/1992 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3029
Karar No
2026/1992
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2569 E., 2025/701 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 29. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/174 E., 2021/84 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalı müteahhit şirket arasında ... Noterliğinin 07.12.2012 tarihli Düzenleme Şeklinde Kat Karşılığı İnşaat ve Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi yapıldığını, sözleşme gereğince davalı müteahhit şirketin, davacıya ait İstanbul ili, .... ilçesi, ... Mahallesi, 176 pafta, 3135 Ada, 181 parselde kayıtlı arsa üzerindeki yapıyı yıkarak yerine kusursuz olarak bağımsız bölümler yapıp teslim etmeyi yüklendiğini, davalı müteahhit şirketin davacıya söz konusu taşınmazda inşa edilen binanın 19 no.lu bağımsız bölümünü 31.10.2014 tarihinde teslim ettiğini, ancak davalının inşaatı projeye ve sözleşmeye aykırı olarak yaptığını belirterek, Kadıköy 29. Noterliğince 07.12.2012 tarihinde yapılan Düzenleme Şeklinde Kat Karşılığı İnşaat ve Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesinin aynen ifasına, eser ayıplı ve eksik imal edildiğinden ayıplı ve eksik imâlat nedeni ile tespit edilecek zararın davalıdan faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının sözleşmeden kaynaklanan edimlerini usulüne , sözleşmeye ve teknik şartnamelere uygun olarak layıkıyla tamamladığını, tüm hak sahiplerine dairelerinin teslim edildiğini, davacının dairesini teslim almış ve gelir elde etmeye başlamış olmasına rağmen haksız kazanç sağlama amacı güttüğünü belirterek, haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davanın kısmen kabulü ile,10.677,64 TL'nin 17.11.2014 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Somut olayda, davalı yüklenici sözleşme gereğince edimini tamamlamak suretiyle 19 no.lu bağımsız bölümü teslim etmiştir. Dava dosyasında yer alan denetime elverişli bilirkişi raporunda belirtildiği gibi gerek 19 no.lu bağımsız bölümde ve gerekse ortak alanlarda eksik ve ayıplar bulunduğu tespit edilmiş olup, bilirkişi tarafından toplam eksik ayıp bedeli 10.677,64 TL olarak belirlenmiştir. Mahkemece yazılı olduğu şekilde bu bedel itibariyle davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru olmuştur" gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a.Mahkemece alınan bilirkişi raporlarının hiçbirisinin itirazlarını karşılar nitelikte olmadığını, hükme esas alınmasının da mümkün bulunmadığını,

b.Dosyaya sunulan tüm bilirkişi raporlarında hem ortak alanlara, hem de 19 no.lu bağımsız bölüme ilişkin yapılan tüm hesaplamaların yaklaşık, yuvarlak ve markalar karşılaştırılmaksızın yapılmış hesaplamalar olduğunu,

c.Sözleşmenin "İşin Kontrolü" başlıklı 14. maddesi kapsamında, arsa sahipleri tarafından denetleme kurulu görevlendirildiğini, bu doğrultuda, inşaat kapsamında yapılan tüm işlemlerin ve marka değişikliklerinin, denetleme kurulu ve tüm arsa sahiplerince ortak karar alınarak gerçekleştirildiğini beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup, eksik ve ayıplı işler bedelinin tahsili istemine ilişkindir.

Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, hükme esas alınan bilirkişi raporunun olaya uygun ve içerik itibariyle yeterli ve inandırıcı olduğu anlaşılmakla, davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının davalıdan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

07.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/3029, K. 2026/1992, T. 07.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2025-3029-e-2026-1992-k-1664beb5e7c9