Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/4213 E. 2026/1998 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4213
- Karar No
- 2026/1998
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/535 E., 2024/567 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacı yükleniciler ile davalı idare arasında 07.09.2015 tarihinde imzalanan sözleşmenin davalı idare tarafından 09.03.2016 tarihinde sözleşmenin feshedildiğini, sözleşmenin yürürlükte kaldığı süre içerisinde davalı idarenin asıl işveren olduğu sözleşmeler kapsamında çalışan işçilerin çalıştırıldığını, sözleşmenin feshi nedeniyle işten çıkarılan işçilerin işçilik alacaklarına ilişkin davacılar tarafından davalıya 324.757,65 TL ödeme yapıldığını, davacıların davalının asıl işveren sıfatı ile sorumlu olduğu işçilik alacaklarından sorumlu olmadığını belirterek 22.500,00 TL (ıslah ile 324.757,65 TL) alacağın davalıdan alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu sözleşme kapsamında işçilik alacaklarının tamamından davacıların sorumlu olduğunu, davalının sorumluluğunun işçiye karşı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 26.02.2020 tarihli kararı ile taraflar arasında imzalanan sözleşme ve eklerine göre davalının ödediği işçilik bedellerini davacılardan talep edebileceği, alt işverenler arasında davacıların söz konusu işçilik ödemelerinden sorumlulukları dışında kalan kısmı ilgili alt işverenlere rücu olanağının bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 26.02.2020 tarihli kararına karşı süresi içerisinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 13.04.2023 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 13.04.2023 tarihli kararının süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 12.06.2024 tarihli kararı ile bilirkişi raporuna göre davacıların 121.866,91 TL miktardan sorumlu olduğu, bu hali ile fazladan yapılan ödeme miktarının 202.890,74 TL olduğu ve bu miktar yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin gerektiği gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyulmasına ve bozma ilamındaki gerekçe tekrar edilmek suretiyle 202.890,74 TL alacağın 24.07.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınmasına karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davaya konu miktarın dava dışı işçilere ödenmesi nedeniyle bozmanın yerinde olmadığı, davacıların sözleşme kapsamında işçilik alacaklarının tamamından sorumlu olduğunu, iş yeri devri kuralları gereğince davacıların işçilerin çalışma dönemine ilişkin ... tüm alacaklarından sorumluluğunun bulunduğunu, müteselsil olarak sorumluluğun işçiye karşı olduğunu, avans faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, hizmet sözleşmesine dayalı olarak alacak istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.