Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2025/7212 E. 2026/3555 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/7212
- Karar No
- 2026/3555
- Karar Tarihi
KANUN YARARINA BOZMA
Mala zarar verme suçundan suça sürüklenen çocuk ...'nün, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 151/1, 31/3, 168/2, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 660,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Denizli Çocuk Mahkemesinin 12/03/2024 tarihli ve 2024/98 esas, 2024/186 sayılı kararına karşı yapılan itirazın kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına ilişkin mercii Denizli 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.06.2024 tarihli ve 2024/531 değişik iş sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığı'nın 25.11.2025 gün ve 94660652-105-20-26216-2024-Kyb sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 11.12.2025 gün ve 2025/143400 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği,
MEZKUR İHBARNAMEDE; Dosya aslının suçundan suça sürüklenen çocuk hakkındaki nitelikli hırsızlık suçu yönünden istinaf incelemesi için Antalya Bölge Adliye Mahkemesinde olduğu anlaşılmakla, onaylı dosya sureti üzerinde yapılan incelemede, Alanya 1. Ağır Ceza Mahkemesince müştekinin şikayetinin bulunmadığı, mala zarar verme suçunun şikayete tabi olduğu, düşme kararı verilmesi gerektiği gerekçesiyle itirazın kabulüne ve anılan kararın kaldırılmasına karar verilmiş ise de, Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 19.04.2018 tarihli ve 2018/2207 esas, 2018/6087 karar sayılı ilamında yer alan, "06.12.2006 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak 5560 sayılı Kanunun 6. maddesi ile değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142. maddesine eklenen 4. fıkra gereğince “Hırsızlık suçunun işlenmesi amacıyla konut dokunulmazlığının ihlali veya mala zarar verme suçunun işlenmesi halinde, bu suçlardan dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılabilmesi için şikâyet aranmaz.” ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 'uzlaşma' başlıklı 253/3. maddesinin suç tarihi itibariyle, "Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olsa bile, etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda, uzlaştırma yoluna gidilemez. Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz.” şeklinde düzenlenmesi karşısında, 30.10.2008 olan suç tarihi itibarıyla, hırsızlık suçunun işlenmesi amacıyla işlenen mala zarar verme suçunun şikayete tabi olmadığı gibi 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 168. maddesine göre “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar” kapsamında olduğundan uzlaşma hükümlerine tâbi olmadığı anlaşılmakla, itirazın bu nedenle reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden KABULÜ ile...BOZULMASINA.." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, Somut olayda 18.01.2024 tarihinde suça sürüklenen çocuğun hırsızlık amacıyla mala zarar verme suçunu işlediği, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/4. maddesinde yer alan, “Hırsızlık suçunun işlenmesi amacıyla konut dokunulmazlığının ihlâli veya mala zarar verme suçunun işlenmesi halinde, bu suçlardan dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılabilmesi için şikâyet aranmaz.” şeklindeki düzenleme uyarınca sanığa yüklenen eylemin şikâyete tâbi olmadığı gözetilmeden, itirazın bu yönüyle reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Suça sürüklenen çocuk ... hakkında, Denizli Çocuk Mahkemesinin 12.03.2024 tarihli ve 2024/98 esas, 2024/186 karar sayılı kararı ile mala zarar verme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 151/1, 31/3 168/2, 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 660,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinden sonra bu karara yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin itirazı üzerine itiraz mercii olan Denizli 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 14/06/2024 tarihli ve 2024/531 değişik iş sayılı kararı ile atılı suçun şikâyete tabi olduğu kabul edilerek şikâyetin bulunmaması nedeni ile itirazın kabulüne karar verilmiş ise de; 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanun’un 6. maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 142. maddesine eklenen 4. fıkrasında “hırsızlık suçunun işlenmesi amacıyla konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçunun işlenmesi halinde, bu suçlardan dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılabilmesi için şikâyet aranmaz.” şeklinde yer alan hüküm gereği, atılı mala zarar verme suçunun anılan Kanun'un 142/4. maddesi uyarınca şikâyete tabi olmadığı gözetilmeden itirazın reddi yerine yazılı şekilde itirazın kabulüne karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup, Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ihbar yazısı incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmüş olduğundan KABULÜ ile Denizli 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.06.2024 tarihli ve 2024/531 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi gereğince BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 27.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.