Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2024/4566 E. 2026/3600 K. – Nitelikli Yağma
Konu: Nitelikli Yağma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/4566
- Karar No
- 2026/3600
- Karar Tarihi
- Konu
- Nitelikli Yağma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/129 E., 2024/1638 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Nazilli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.10.2023 tarihli ve 2022/283 Esas, 2023/306 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-h, 150/2, 62, 53... . maddeleri uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezasıyla cezalandırılmalarına ve güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. İstinaf İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 04.04.2024 tarihli ve 2024/129 Esas, 2024/1638 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince nitelikli yağma suçundan kurulan hükme yönelik sanık ve sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Katılanın kendi annesinin kredi kartını çalan, güvenilmez bir kişi olduğu, katılanın kredi kartınında sorun çıkması üzerine 300,00 TL. hesabı ödeyemediği, bu durumdaki bir kişinin üzerindeki 800 TL. paranın yağmalandığına dair iddiasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, tanık ...'in beyanında katılandan.... isimli gazinoda yapılan aramada üzerinden nakit çıkmadığını beyan ettiği, sanığın isnat ettiği suçu işlediğini gösterir somut delil bulunmadığı, katılanın çalındığını iddia ettiği paranın gerçekten var olup olmadığı anlaşılmadan, ...'nun, katılanın parasını çalan ve telefonunu kıran kişi olduğuna dair tek bir somut delil olmadan, katılanın hizmet aldığı bir mekandan hesap ödemeden kaçtığı, annesinin kredi kartını gasp ettiği, arkadaşı olan sanık ...'ya iftira atarak maddi çıkar sağlamaya çalıştığı göz önünde bulundurulmadan sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Dosya içeriğine göre; olay günü ... ili Karacasu ilçesinde ikamet ettiği katılanın olayın gerçekleştiği ... ili Nazilli ilçesine geldiği, katılanın tanık ...'ın yanına giderek tanık ...'in kendisinden zorla 300 TL. aldığını ve parayı alabilmek için tanık ...'in ikametine gittiğini beyan ettiği, o sırada tanık ...'ın zaman zaman para verdiği bazen de karnını doyurduğu sanık ...'nun katılan ile tanıştığı ve katılana, tanık ...'in arkadaşı olduğunu, parayı alması için yardımcı olabileceğini söylediği, sanığın önce tek başına tanık ...'in ikametine gittiği, ikamette tanık ...'in bulamayınca tekrar katılan ve tanık ...'ın yanına geldiği, üçünün birlikte tanık ...'in çalıştığı ... isimli gazinoya gittikleri, burada bir süre konsamatris olmayan bölümde yemek yedikleri ve buradaki hesabın katılan tarafından ödendiği, devamında konsamatris olan kısma geçtikleri, sanığın bu aşamada tanık ... ile görüşüp katılandan zorla para alıp almadığını sorduğunu beyan ettiği, tanık ...'in ise sanığın kendisiyle ilgili iddialarını doğrulamadığı, kamera kayıtlarıyla da sabit olduğu üzere sanık ...'nun, katılan ve tanık ...'ın aynı masada oturdukları, bu kısımda hesap ödenmesi sırasında katılan tarafından hesap ödemek amacıyla verilen kredi kartının blokeli olduğunun tespiti üzerine polise ihbarda bulunulduğu, polislerin işyerine geldiğini gören sanık ... ve katılanın olay yerinden yaya olarak kaçtıkları, tanık ...'ın işyerinde kaldığı, sanık ve katılanın bir süre yürüdükten sonra katılanın beyanına göre, hastane karşısında bulunan çorbacıda çorba içtikleri, sanığın savunmasına göre ise katılanın büfeden iki bira alıp içtikleri, sanığın ... Hastanesi civarında katılan ile ayrıldıklarını savunurken, katılanın ise sanık ile Yeşilyurt Köprüsüne kadar birlikte yürüdüklerini, sanığın kendisinden birini aramak için cep telefonunu istediğini, cep telefonunu sanığa verdiğini, sanığın 150 TL. para istediğini, parayı vermemesi üzerine sanığın cep telefonunu duvara fırlattığını, boğazını sıktığını, zorla para almaya çalıştığını, yere düştüğünü, aralarında bir süre boğuşma olduğunu, sanığın ceplerini kontrol ettiğini, arka cebinde bulunan cüzdanını aldığını ve kaçtığını beyan ettiği, katılan kovuşturma aşamasında ise hazırlık ifadesinden farklı olarak, sanığın uyuşturucu almak için kendisinden 200 TL. para istediğini vermeyince boğuşmaya başladıklarını, sanığın cebinden 1.000 TL. para ve cüzdanını aldığını, içerisinden 800 TL. parayı alıp gerisini yere fırlatıp kaçıp gittiğini, banka kartlarının sağa sola dağılmış halde olduğunu, sanığın cüzdanı yanında götürmediğini, cüzdanında kimlik kartının olmadığını, yeni kimlik çıkarttığını beyan ettiği, UYAP Taraf Bilgileri ve UYAP Taraf Bilgileri Güncelleme Ekranından katılanın kimlik kartını 'Kayıp' gerekçesiyle yenilettiğinin tespit edilmekle birlikte tarih bilgisi yer almadığından suç tarihinden önce mi sonra mı yenilettiğinin tespit edilemediği, tanık ...'ın aşamalarda hesabın katılan tarafından ödendiğini hatırladığını beyan ettiği, tanık ... ve sanığın ise ikinci oturulan kısımdaki hesabın ödenmediği ve bu sebeple sanık ile katılanın işyerinden kaçtıklarının beyan edildiği, katılan tarafından aşamalarda hesabın ödendiğinin iddia edildiği ve sanığın telkini üzerine polise yakalanmamak amacıyla kaçtıklarının beyan edildiği, katılan hakkında Adli Tıp Kurumunca düzenlenen 03.01.2023 tarih ve 2023/5 sayılı raporda, olay sebebiyle katılanın sağ elmacık kemiğinde orta (3) derecede kırık oluştuğunun tespit edildiği, yine katılanın ön sağlık raporunda 2.57 promil alkollü olduğunun tespit edildiği, kolluk tarafından düzenlenen Görgü Tespit Tutanağı'na göre, olay yerinde bulunan katılan tarfından kendisine ait olduğu ve şüpheli şahıs tarafından kırıldığı beyan edilen Sony marka ceptelefonunun ön cam ve kasa kısmının tamamen tahrip olmuş durumda olduğunun tespit edildiği anlaşılmakla; katılanın olay günü tanıştığı, ... isimli işletmede kredi kartında yaşanan bloke sorunu üzerine işyerinden birlikte kaçtıkları ve sanık tarafından da doğrulandığı üzere aralarında önceye dayalı husumet bulunmayan sanığa iftira atmasını gerektirir bir durumun bulunmadığı, olay nedeniyle katılanda meydana gelen yaralanma ve sanığın olay yerinin çok yakın bir kısmına kadar katılanla birlikte olduklarını kabul etmesi, sanığın kovuşturma aşamasındaki "Kendisiyle tartışmış da olabiliriz, ancak herhangi bir şeyini almadım, ben hatırlamıyorum." şeklindeki tevil yollu ikrar içeren savunması birlikte değerlendirildiğinde, ilk derece mahkemesince sanığın yağma eyleminin sabit görülmesinde herhangi bir hukuka aykırılık görülmemiş, sanık hakkında ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı'nın 24.03.2023 tarih ve 2023/420 Sayılı Raporu'nda "kişinin suçun hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin bozulmadığı, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 32. madde kapsamında değerlendirilmesinin uygun olmadığı" tespit edildiğinden bu husus yönünden yeniden rapor aldırılmasında zorunluluk bulunmaması, katılan tarafından banka kartları ve cüzdanın sanık tarafından alınmadığı, 800 TL. parasının yağmalandığını ve kimlik kartını da cüzdan içerisinde bulamadığını beyan etmesi karşısında, suçun konusunu katılandan yağmalanan 800 TL. paranın oluşturduğu, değer azlığı yönünden ise aleyhe temyiz bulunmadığı anlaşıldığından bu hususlar yönünden Tebliğname'deki görüşe iştirak edilmemiştir.
2. Sanık hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesi sonucunda; yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan belirlenmesinin isabetli olduğu anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesi kararında, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 2 88... . maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Nazilli 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,27.04.2026 tarihinde karar verildi.