Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2026/4188 E. 2026/5020 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/4188
- Karar No
- 2026/5020
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/3353 E., 2021/2631 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 2.569.000,00TL maddi ve 6.000.000,00TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile beraat eden davacı tarafından talep edilen cezaevi ve avukatlık masraflarının maddi tazminat kapsamında karşılanmadığına, maaşından kaynaklı oluşan maddi zararı bakımından davacının ihraç tarihi olan 06.01.2017 tarihi ile 05.12.2017 tarihleri arasında yapılan hesaplama ile 15.631,20TL maddi tazminatın 06.01.2017 tarihinden itibaren, 42.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihi olan 25.08.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davacı maddi tazminatın 15.399,03TL'ye, manevi tazminatın 40.000,00 TL'ye düşürülmesi suretiyle hükmün düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; hükmolunan manevi tazminat miktarının atılı suçlamanın niteliği, müvekkili ve ailesi üzerindeki etkileri dikkate alındığında çok düşük kaldığına ilişkindir.
Davalı vekilinin temyiz sebepleri; tazminat şartlarının oluşmadığına, hükmedilen tazminat miktarının fazla olduğuna,reddedilen miktar için davalı lehine vekalet ücreti verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Mersin 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/41 Esas – 2018/338 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 21.08.2016-05.12.2017 tarihleri arasında 471 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda 07.06.2018 tarihinde beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 18.06.2018 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, Kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından maddi ve manevi tazminat miktarlarının düşürülmesi suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin ve davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1-Kamu görevlisi iken 06.01.2017 tarihinde ihraç edilip, Aralık 2016 maaşını almış olan ve fazladan ödenen kısmı iade ettiğine dair bilgi bulunmayan davacı bakımından, davacının ihraç edildiği ayı takip eden ayın 15. günü ile tahliye tarihi arasındaki süre için Çalışma ve ... Bakanlığınca belirlenen net asgari ücret miktarları üzerinden hesaplama yapılarak davacı lehine "14.991,74" TL'nin maddi tazminat olarak hükmedilmesi ve faiz başlangıç tarihin de "15.01.2017" olarak belirlenmesi gerekirken, davacı lehine fazla maddi tazminata hükmolunması ve faiz başlangıç tarihinin hatalı belirlenmesi,
2- Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.05.2026 tarihinde karar verildi.