Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/9125 E. 2026/5018 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/9125
- Karar No
- 2026/5018
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1782 E., 2022/1905 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutuklama nedeniyle 250.000,00 TL maddi, 500.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine ilişkin talebinin davacının gözaltı ve tutukluluk süresince açık maaş ödemesinin yapıldığı, herhangi bir ihraç kararı alınmadığı gerekçesiyle maddi tazminat talebinin reddine, 20.000,00TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca manevi tazminata eksik hükmolunduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; müvekkilinin cezaevinde, ailesinin ise cezaevi ziyaretleri sırasında yaptığı harcamaların, beraat etmesi üzerine eksik ödenen maaş farklarından ... faiz alacağının maddi tazminat kapsamında ödenmesi gerektiğine, suçlamanın niteliği ve müvekkili üzerindeki etkileri dikkate alındığında hükmedilen manevi tazminatın çok düşük olduğuna, ilişkindir.
Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın reddedilmesi gerektiğine, hükmolunan manevi tazminat miktarının fahiş olduğuna,reddedilen kısım için hazine lehine vekalet ücreti verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/131 Esas ve 2019/417 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 12.03.2019-26.09.2019 tarihleri arasında 198 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yürütülen yargılama neticesinde 26.09.2019 tarihinde beraat kararı verildiği, beraat kararının 04.10.2019 tarihinde kesinleştiği, kesinleşme şerhi içerir gerekçeli kararın davacıya tebliğine dair bilgi bulunmadığı, 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılmış davanın bulunmadığı, gözaltı ve tutukluluk süresinin mahsuba konu edilmediği, tutukluluğun infaz gördüğü, Kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR Gerekçeli karar başlığında 15.01.2020 olan dava tarihinin gösterilmemesi, mahallinde düzeltilebilir yazım yanlışlığı kabul edilmiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekili ve davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
UYAP üzerinden yapılan kontrol ve dosya içerisindeki mevcut bilgi ve belgelere göre davacının 12.03.2019 tarihinde gözaltına alındığı, 18.03.2019 tarihinde tutuklandığı ve 30.05.2019 tarihinde tahliye edildiği, toplam 79 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, davacı vekilinin dava dilekçesinde ise davacının 29.06.2019 tarihinde tahliye olduğuna dair iddiası ve Mahkemenin de davacının 29.06.2019 tarihinde tahliye olduğuna dair kabulü karşısında davacının gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği sürenin tereddüte mahal bırakmayacak şekilde tespiti ile sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabul ve uygulamaya göre ise;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davalı vekili ve davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 13. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.05.2026 tarihinde karar verildi