Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2024/1536 E. 2026/4118 K. – Nitelikli Yağma
Konu: Nitelikli Yağma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/1536
- Karar No
- 2026/4118
- Karar Tarihi
- Konu
- Nitelikli Yağma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1383 E., 2023/2817 K. SUÇ : Nitelikli yağma SUÇ TARİHLERİ : 13.11.2017, 03.12.2017 HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Kütahya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.02.2023 tarihli ve 2021/102 Esas, 2023/44 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1a-h, 168/3, 62/1, maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir.
B. İstinaf Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 11.12.2023 tarihli ve 2023/1383 Esas, 2023/2817 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ve katılan vekilinin istinaf başvurularının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a. maddesi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yağma kastının bulunmadığına, eylemin tahrik altına işlendiğine, mağdurun çelişkili beyanlarına itibar edilmemesi gerektiğine, beraat kararı verilmesi gerektiğine, ilişkindir.
2.Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Katılana karşı iki ayrı yağma eyleminin işlendiğine, sanığın iki ayrı yağma suçundan ve daha ağır ceza ile cezalandırılması gerektiğine, ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdiri ile Bölge Adliye Mahkemesi'nin kararına göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak; Katılan ile ilişki yaşadıklarını ve bu ilişki sırasında katılan için yaptığı masrafları talep ettiğini savunan sanığın, belli bir miktar belirtmeden ve kastını belli bir miktara özgülemeden, 13.11.2017 tarihinde mağdura ait bir kısım eşyayı alıp 2 adet boş senet de imzalattıktan sonra 03.12.2017 tarihinde yenilenen kasıtla boynundaki kolyeyi zorla aldığının anlaşılması karşısında;
1.İki ayrı yağma suçunun sübût bulduğu gözetilmeden, yazılı gerekçe ile tek yağma suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmuş olması,
2.Tutanak içeriğine göre, sanığın katılandan 13.11.2017 tarihinde aldığı bir kısım eşya ile 03.12.2017 tarihinde boynundan aldığı kolyenin yakalandığı sırada üstünden çıktığı, 13.11.2017 tarihinde almış olduğu 2 adet senedin ise yer göstermesi üzerine Karasu ilçesindeki evinden ele geçtiği dikkate alındığında, 13.11.2017 tarihli eylem nedeniyle kısmi iadenin gerçekleştiği ancak katılanın kısmi iadeye muvafakatının sorulmasından sonra 5237 sayılı Kanun'un 168. maddesinin uygulama koşullarının tartışılması gerekliliği,
3.Katılandan 03.12.2017 tarihinde alınan gümüş kolyenin değerinin tespitinden sonra 5237 sayılı Kanun'un 150/2 maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun belirlenmesi gerekliliği, gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması; hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 11.12.2023 tarihli ve 2023/1383 Esas, 2023/2817 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Kütahya 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,12.05.2026 tarihinde karar verildi.