Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/2275 E. 2026/9634 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/2275
Karar No
2026/9634
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2025/266 Esas, 2025/367 Karar

I. YARGI YERİ BELİRLENMESİNE KONU KARARLAR A. ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 05.05.2025 Tarihli ve 2025/169 Esas, 2025/505 Karar Sayılı Kararı Somut olayda davalı tarafın cevap dilekçesinde ve süresi içerisinde yetki itirazında bulunduğu, yetkili mahkeme olarak davalının yerleşim yeri olan ... Mahkemelerini gösterdiği, davaya konu edilen tutanağın sözleşmesiz enerji kullanmak nedeniyle düzenlendiği, kaçak tespiti yapılan adresin ... ilçesi sınırlarında kaldığı, davalının yerleşim yeri yönünden yapılan değerlendirmede, dosya kapsamı ile davalı şirketin merkezinin ... ili olduğunun sabit olduğu, nitekim davalı vekilinin ibraz ettiği vekaletnamesinde davalı şirketin şirket merkezinin ... Yolu 3. km. ... Mahallesi .../... olduğu, davalı şirketin ... yargı çevresinde herhangi bir şubesi bulunmadığı gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir.

B. ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.07.2025 Tarihli ve 2025/266 Esas, 2025/367 Karar Sayılı Kararı Somut olayda dava tarihi itibari ile davacının yerleşim yeri adresinin ... Mahallesi ... Sokak No:4/1 .../... olduğunun anlaşıldığı, davalı şirketin merkezinin ... ili, kaçak tespitinin olduğu yani sözleşmenin ifa edildiği yerin ... ilçesi, kaçak tahakkukun dayanağı olan işlemi yapan şubenin ise ... ... İşletme Müdürlüğü olduğu, davacının seçimlik hakkını yerleşim yeri mahkemesinde dava açmak suretiyle kullandığı gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir.

II. GEREKÇE A. Uyuşmazlık Uyuşmazlık, kaçak elektrik kullanımına dayalı olarak tutulan tutanaklardan dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.

B. İlgili Hukuk 1. Farklı bölge adliye mahkemelerinin yargı çevresinde kalan ilk derece mahkemeleri ile bölge adliye mahkemeleri arasındaki yetki ve görev uyuşmazlıklarının giderilmesi isteminin hukuki dayanağı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 21... nci maddeleri ile 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un (5235 sayılı Kanun) 36 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan düzenlemelerdir.

2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) “Menfi tesbit ve istirdat davaları” başlıklı 72 nci maddesinin sekizinci fıkrası şöyledir: “Menfi tesbit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi, davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir.”

3. 6100 sayılı Kanun!un “Genel yetkili mahkeme” başlıklı 6 ıncı maddesinin birinci fıkrası şöyledir: “Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.”

4. 6100 sayılı Kanun’un “Haksız fiilden doğan davalarda yetki” başlıklı 16 ncı maddesi şöyledir: “Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir.”

5. 6100 sayılı Kanun’un “Şubeler ve tüzel kişilerle ilgili davalarda yetki” başlıklı 14 üncü maddesinin birinci fıkrası şöyledir: “Bir şubenin işlemlerinden doğan davalarda, o şubenin bulunduğu yer mahkemesi de yetkilidir.”

C. Değerlendirme 1. Menfi tespit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi, davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir. 6100 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinde genel yetkili mahkemenin, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olduğu belirtilerek genel yetkili mahkemelerin yetkisi düzenlenmiş olup menfi tespit davalarında yetki kesin değildir. Bu davalarda kesin yetki kuralı bulunmadığından 6100 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesinde belirlenen süre ve yöntemle yetkisizlik itirazında bulunulmaz ise davanın açıldığı mahkeme yetkili hale gelir ve mahkemece kendiliğinden yetkisizlik kararı verilemez.

2. Kesin yetki halinin kuralının bulunmadığı ve birden fazla genel ve özel yetkili mahkemenin bulunduğu hallerde yetkili mahkemeyi seçme hakkı davacıya aittir. Davacı davasını, bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa, o zaman seçme hakkı davalılara geçer, davalının bildirdiği yetkili mahkemede davanın görülmesi gerekir.

3. Somut olayda, icra takibinin ...'da yapıldığı, davalı şirketin merkezinin .../...'da bulunduğu, davacının birden çok mahkemenin yetkili olduğu ve kesin yetki kuralının bulunmadığı bu davada, ... ilçesinde yetkisiz bir mahkemede davacının dava açtığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca seçme hakkı davalıya geçmiş ve davalı vekilince de süresinde ve usulüne uygun olarak ... Mahkemelerinin yetkili olduğuna ilişkin itirazında bulunduğu anlaşıldığından, uyuşmazlığın ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.

III. KARAR Açıklanan sebeplerle; 6100 sayılı Kanun’un 21... nci maddeleri ile 5235 sayılı Kanun’un 36 ncı maddesinin üçüncü fıkrası gereğince ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 20.05.2026 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/2275, K. 2026/9634, T. 20.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-2275-e-2026-9634-k-4b3f9e4cd916