Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/1858 E. 2026/10876 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1858
Karar No
2026/10876
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1830 Esas, 2025/1872 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Malatya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2025/70 Esas, 2025/244 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz ve ecrimisil bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Malatya ili, ... İlçesi, ... köyü 54 02... parsel, 54 03... parsel, 63 07... parsel, 63 09... nolu parsel, 63 10... ve 3 parsel, 63 21... parsel, 63 26... parsel, Malatya ... 92... parsel, 4 67... parsel; ... köyü 28 parsel, 270 parsel, 277 parsel, 53 69... parsel, 53 90... parsel, 53 95... ,8 ve 9 parsel, 53 95... parsel, 53 97... ve 4 parsel, 53 98... parsel, 5402 ada ve 3 parsel sayılı taşınmazlardan enerji nakil hattı geçirilerek davalı idarece kamulaştırmasız el atıldığını ileri sürerek tazminat ve ecrimisil bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçelerinde özetle; öncelikle davanın hak düşürücü süre, husumet, kesin hüküm, derdestlik, hukuki yarar, yargı yolu ve zamanaşımı yönünden reddinin gerektiğini, hiçbir şekilde davayı kabul manasına gelmemekle birlikte davacının taşınmazın tamamının sahibi olmayıp hissedar malik durumunda olduğunu, dava konusu taşınmazda değer kaybı olduğu yönündeki iddiaların doğru olmadığını, enerji nakil hattının güzergahı, taşınmazın yüz ölçümü ve geometrik durumu nazara alındığında, geçirilen hattın taşınmazda tasarruflara engel olmadığını, tasarruf hakkını kısıtlamadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazlara ait krokinin olmadığını, tescil sırasında sıkıntı yaşanmaması için varsa direk yerlerinin 4 köşe noktası koordinatlarının ve parsel öncesi sonrası varsa parsel içindeki direkler baz alınarak gerçek gabari hesaplarına göre irtifak hakkı koordinatlarının bulunduğu kroki eklenmesi gerektiğini, değer düşüklüğü oranının tarlalar için max % 35 olduğunu, ancak söz konusu tarlalarda maksimum üzerinden değerlendirilebilme yapılabilmesi için krokinin yanında kurumua ait enerji nakil hattının anlaşılır görsellerinin dosyaya eklenmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazın kıymetine etki eden faktörler kısmındaki toprak özelliklerinin gerçeği yansıtmadığı taşınmazın niteliği, geometrik durumu, yüz ölçümü, enerji nakil hattının güzergahı dikkate alındığında yüksek oranda değer düşüklüğü tespit edildiğini, belirtilen irtifak hakkı bedeli, dava konusu mülkiyetin kamulaştırılması halinde hesap edilen bedelden fazla olduğunu, bilirkişi raporunda irtifak öncesi ve irtifak sonrası arazi değeri miktarları pek fahiş hesaplandığını, dava konusu yer, yerleşim ve şehir içi olmadığı gibi yerleşime de açık olmadığını, belediye hizmetlerinden yararlanılmadığını, taşınmazın köy sınırları içerisinde yer aldığını ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu taşınmazların arazi niteliğinde olduğu ve dava konusu taşınmazlara olduğu gibi kallanılması halinde getireceği net gelir yöntemine göre değer biçilerek ve Yargıtay içtihatlarına uygun olmak üzere kapitalizasyon faizi %4 oranında uygulanarak ve taşınmazların niteliği ve konumuna göre objektif değer artışının %200 olarak uygulanmak suretiyle sonuç metrekare birim değerinin tesbit edildiği, bu haliyle davaya konu taşınmazlar bakımından net gelir metodu esas alınarak dosya arasına alınan 2023 yılı İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü resmî verilerine göre değer biçilmesinde ve irtifak hakkı tesisinden önceki değeri ile irtifak hakkı tesis edildikten sonraki değeri arasındaki farkın kanuna uygun yöntemlerle saptanarak, buna göre adil ve hakkaniyete uygun irtifak hakkı karşılığının hesaplanmasında bir isabetsizlik görülmediği, davaya konu ... Mahallesi 63 26... parsel, 63 07... parsel, 63 09... parsel, 63 21... parsel, 54 02... parsel ve ... 4 67... parsel ile 92... parsel sayılı taşınmazlar üzerinde herhangi bir enerji nakil hattı tespit edilmediğinden ve ... Mahallesi 63 10... parsel, 54 03... parsel ve 63 10... parselde tespit edilen enerji nakil hatlarının yüksek gerilim enerji hattı olup, neticeten bahsi geçen bu taşınmazlara davalının el atması bulunmadığından, bu taşınmazların konu olduğu tazminat talebi yönünden davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, ayrıca davaya konu taşınmazlardan enerji nakil hattı geçirilmek suretiyle el atılmış ise de enerji nakil hattı geçirilmesi taşınmazın kullanımına engel teşkil etmediğinden yasal şartlarının oluşmaması nedeni ile İlk Derece Mahkemesince ecrimisil talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, her ne kadar davalı vekili istinaf itirazlarında; ıslah edilen kısım yönünden uygulanacak faizin ıslah tarihinden başlaması gerektiğini iddia etmişse de Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin yerleşik uygulaması da gözetildiğinde, ıslah ile arttırılan tazminat bedeli yönünden dahi faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olması gerektiğinden istinaf itirazı kabul edilmediği, İlk Derece Mahkemesi tarafından kurulan hükmün ve yapılan yargılamanın usul ve kanuna Yargıtay yerleşik içtihatlarına uygun olduğu anlaşıldığından davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde bulunan hususları tekrar ederek kararı temyiz etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz değerinin tespit edilmesi ve idareden tahsili istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Dava konusu taşınmazlara 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net geliri esas alınarak değer biçilmesi ve aynı Kanun'un 11 inci maddesinin son fıkrası uyarınca taşınmazın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergahı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle irtifak hakkı karşılığının tespit edilmesi yerindedir.

3. Dava konusu taşınmazların hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özelliklerine ve dosya kapsamına göre uygulanan kapitalizasyon faiz oranı ve objektif değer artış oranı uygun görülmüştür. 4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı kalan harcın davalı idareden alınarak Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/1858, K. 2026/10876, T. 11.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-1858-e-2026-10876-k-cb34f8ccb721